Postpartum depresyon (PPD) ya da daha sık bilinen adıyla doğum sonrası depresyonu; doğum yapan kadınlarda gözlenen bir duygudurum bozukluğudur. 

Yeni anne olan pek çok kadında hızlı ruhsal değişiklikler gözlenebilir. Bunda gebelik süreci ve doğum ile birlikte hormon dengesinde meydana gelen ani değişimlerin büyük payı var. Ancak postpartum depresyon, yani doğum sonrası depresyonu hafife alınmaması gereken bir sağlık sorunudur. 

Doğum Sonrası Depresyonun Belirtileri Nedir?
Doğum sonrası depresyonunun belirtileri, majör depresyonda görülen belirtilerle pararleldir. Bu belirtileri, uyku ve iştah değişiklikleri, ilgi ve istek kaybı, halsizlik, cinsel istekte azalma, değersizlik hisleri ve depresif, kederli ruh hali olarak özetleyebiliriz. Bu belirtilere ani ağlama krizleri, duygusal değişiklikler, aileden ve çevreden uzaklaşma gibi belirtiler de eşlik edebilir ve kişi, kötü bir anne olduğu ya da hiçbir zaman yeterince iyi bir anne olamayacağı gibi kendisi ile ilgili abartılı olumsuz düşüncelere kapılabilir.

Yeni doğum yapan bir kadın, anne olma ile birlikte kendisini yaşamındaki sosyal değişimlerin de neden olduğu pek çok yeni duygu ve düşünce içinde bulabilir. Örneğin, kendini yetersiz hissedebilir, içine kapanabilir, umutsuzluk duyguları yaşayabilir ve hayatının bir daha asla önceki gibi olmayacağı düşüncesi ile kaygıya kapılabilir. 

Yeni doğum yapan annelerde bu belirtilerle ilişkili olabilen birtakım farklı zorlanmalar da görülebilmekte. Örneğin, anneler bebekleri ile olan iletişimlerinde veya bebekleri ile bağ kurmakta güçlük çekebilmekteler. Pek çok anne, yargılanacağı düşüncesi ile herhangi biriyle paylaşmaktan kaçındığı; bebeğini sevip sevmediği, gerçekte anne olmak isteyip istemediği gibi ikilemler yaşayabilir. Bu ikilemler annelerin aynı zamanda suçluluk duyguları yaşamasına da neden olmaktadır.

Her Kadında Doğum Sonrası Depresyon Görülür Mü?
Kadınların yaklaşık %3 ila %6’sının gebelik esnasında veya doğumdan sonraki haftalar ve aylar içinde major depresyon dönemi geçireceği öngörülmektedir. Ancak gebelik ve doğum, her kadın için farklı bir süreçtir bu nedenle her kadında doğum sonrası depresyonu görülmeyeceği gibi doğum sonrası depresyonu yaşayan her kadında da belirtiler aynı biçimde ve yoğunlukta da görülmeyebilir. 

Doğum Sonrası Depresyon Neden Kaynaklanır?
Hamilelik süresince dişi üreme hormonları olan östrojen ve progesteron hormonları normalde olduğundan on kat daha fazla salgılanır ve doğumdan hemen sonra bu hormonların vücuttaki salınımı ve miktarı hızla düşer, doğumu takip eden üç gün içinde ise eski seviyesine geriler.  Vücuttaki bu hormonal değişikliklerin doğum sonrası depresyonu üzerine etkisi olduğu bilinmektedir. Buna ek olarak anne olmanın kültürel ve sosyal bazı yansımaları vardır. Annenin yaşantısında ve günlük rutinlerinde değişiklikler olacaktır, aynı zamanda özellikle ilk kez anne olan kadınlar için bu yeni bir rol ve kimlik kazanımı anlamına da gelmektedir. Kimi zaman yeni bir toplumsal kimlik edinmiş olmak, olumlu duygularla karşılanan bir şey olmaktan çok, eski kimliklerini yitirmek ve bunlara ilişkin bir kayıp ve yas hissetmek biçiminde de yaşanabilir. Tüm bu fizyolojik, psikolojik, sosyal faktörler doğum sonrası depresyonunun nedenleri arasında gösterilebilir.

Doğum Sonrası Depresyonu Kimlerde Görülür? Riski Arttıran Faktörler Nelerdir?
Doğum sonrası depresyon riskinin bazı durumlarda arttığı bilinmektedir. Eğer daha önce depresyon geçirdiyseniz ya da aile üyelerinizden birinde doğum sonrası depresyon görüldüyse, hamilelik ve çocuk sahibi olmakla ilgili kararsızlıklarınız varsa, evlilik içi çatışmalar sözkonusuysa, sosyal destek mekanizmalarınız yeterli değil ise (aileden ve sosyal çevreden uzak olmak gibi) doğum sonrası depresyon yaşama riskiniz artabilir. Hamileliği planlama evresinde ya da hamilelik süresince yapılacak duygu, düşünce ve davranış düzeyindeki birtakım hazırlıklar ise postpartum depresyon riskini azaltmada yardımcı olacaktır.


Uzman Psikolog Melis Demircioğlu