Ali Mirza doğmadan önce makyajsız bakkala gitmeyen ben, doğumdan sonra tam olarak tövbe estağfurullah bir tip oldum. Geçerken aynaya bakıyorum Allah affetsin bu nasıl bir çirkinlik, bakımsızlık. Hiç bir şey yapmak içimden gelmiyor. Tam o sıralar bu kaş, göz, kalıcı makyaj olayları patlamış. Ben sosyal medya hesaplarımdan bunları yaptıran insanlara bakmakla falan yetiniyorum sadece. Hakkında merak ettiğim bir sürü şey var ama araştırmaya takdir edersiniz ki vaktim hiç yok.

Altımda gri eşofmanım, tepemde anne topuzum, kusmuklu pijama üstüm ve ben öyle ekranlara bakıp iyice dibe batarken Feride Güner ile tanıştık. Bakın ben her zaman pozitif ve neşeli bir insanımdır az çok tanıdınız artık. Ama Feride bu hayatta bence görebileceğiniz en pozitif ve doğal kadınlardan biri. Ben tam olarak diplerde çirkin çirkin dolaşırken 'Bu halin ne senin ya!' dedi ve beni uyandırdı. Kadın hayata neşe saçmak için gelmiş resmen. Uzaktan sana bir gelişi var tam o sırada dünya yansa 'Ay ne kadar güzel yanıyor ya çıtır çıtır!' dersin.

Bu derece pozitif ve eğlenceli bir insan ile röportaj yapıp milyon tane seçenek arasında kalmış biz kadınlarımızın kafa karışıklığını gidermezsem çatlardım. Çaldım kapısını her zaman olduğu gibi güler yüzü ve tüm güzelliği ile açıp sorularımı yanıtladı... Haydi başlayalım...

Meslek hayatın ne zaman başladı?

Yaklaşık 16 yıldır bu sektörün içerisindeyim. Uzman estetisyenlik eğitimime devam ederken 16 yıl önce güzellik merkezimi büyük bir cesaretle 19 yaşında açtım. Onun dışında bu alanda mesleğime neler katabilirim diye düşündüm. Usta öğreticilik sertifikamı aldım ve öğrencilere eğitimler veriyorum. Bunlar dışında kalıcı makyaj, medikal pigmentasyon mesleğini ciddi anlamda araştırıyordum ve en iyi eğitimi Almanya ile Uzak Doğu'da alacağım kanısına vardıktan sonra kendimi geliştirmek için tüm eğitimleri o ülkelerde aldım. Hala kendimi durmaksızın geliştiriyorum. Sık sık yurt dışında eğitimlerim devam ediyor bu sektör sürekli yeniliklere açık olduğu için yavaşlamayı pek kabul etmiyor. 16 yıldır bu hızlı temponun içindeyim.

Müşterilerin ile nasıl iletişim kuruyorsun? Karar verme aşaması mesela senin asla yakışmayacağını düşündüğün bir şeyde ısrarcı oldu diyelim. Ne yapıyorsun?

Hangi işlem olursa olsun öncelikle ön görüşme yapıyorum. Öğrencilerime de her zaman bunu söylüyorum ön görüşme uygulamadan çok daha önemli. Kişinin ne istediğini en doğru şekilde analiz etmem gerekiyor. Yüzüne gidecek kaş modeline, doğru kaş tekniğine karar vermemiz gerekiyor. Benim içime sinemeyen işi yapmıyorum Elif. O kişinin yüzüne gitmeyecek bir kaşa asla başlamam. Bu tarz taleplerle gelen kişilere inan uygulama yapmıyorum. Sonrasında mutsuz olacağına eminim çünkü. Ben bile bile beğenmediğim bir uygulamayı para kazanmak adına asla yapamam. 

Ben herkesin kafa karışıklığını gidermek için ilk önce microblading ve gölgelendirme tekniği arasındaki farkı sormak istiyorum... Hangisi daha kullanışlı? Farkları neler?

Şimdi şöyle Elif'cim hangisi daha kullanışlıdan ziyade hangisi kişiye daha uygun demek daha doğru olur. Öncelikle teknik ne olursa olsun en önemlisi doğallık ben hep bundan yanayım. Şöyle özetleyebilirim; Günlük hayatında kaş kalemi/farı kullanan kişilere gölgeleme/pudralama tekniği kullanıyoruz 'Yani bu nedir?' dersen eğer kalıcı far efekti veriyoruz. Maksimum 1.5 yıl kullanılıyor. Microblading kıl tekniği ise kaşları seyrek, ama kaş kalemi/farı kullanmayan, çevremde kimse anlamasın diye düşünen kişilere kıl tekniği çalışıyoruz. Yine çok doğal bir görünüm elde etmek ilk hedefimiz. Bunun ömrü ise maksimum 7-8 ay. Cilt yapısına göre kullanım ömrü değişiyor her iki yöntemde de. 

En merak ettiğim soruyu soruyorum hazır mısın? :) Ben sokakta görüyorum hep kaşının altı turuncu, mavi olanları bu neden oluyor?

Bu tamamen uzmanın pigmentasyon yani renk bilgisizliğinden kaynaklanıyor. Biz burada renk karışımları uyguluyoruz. Cilt yapına, soğuk/sıcak cilt alt tonuna bakıyoruz... Örneğin; Senin cilt rengin kırmızı alt tonludur ben orada sıcak renklerde bir karışım yaparsam zamanla renk kırmızıya döner ve altta turunculuk oluşur. Her teknikte bozulma olabilir. Bozulma varsa eğer önce lazerle silme işlemi uyguluyoruz. Kendimize sağlıklı ve temiz zemini hazırladıktan sonra yeni uygulamayı yapıyoruz.Silme işlemi yapmadan uygulama yapmayı doğru bulmuyorum. Çünkü o renk tekrardan ortaya mutlaka çıkar. 2-3 seans silme işlemimiz sürüyor. Tamamen temizledikten sonra uygulamamızı yapıyoruz.

Uygulama yaptıracak kişiler seçtikleri uzmanda nelere dikkat etmeli?

Bu gerçekten çok önemli artık bu işi merdiven altı yapan çok yer var malesef. Gittikleri uzmanın tüm sertifikalarına, hijyen kurallarına olan özenine, kullandığı boyaların/iğnelerin ve cihazın kalitesine kesinlikle çok dikkat etmeleri gerekiyor. Boyalar dermatolojik olarak test edilmiş, hiç bir şekilde alerjiye yol açmayacak markalardan seçilmeli. Kaliteli hizmet ve ürün çok önemli. Allah göstermesin sonrasında kötü sonuçları doğabilir. Gitmeden önce uzmandan telefon görüşmesi sırasında boya/cihaz markalarını öğrenip internette bu markalarla ilgili bir araştırma yapmalarını tavsiye ederim. 

Dipliner uygulamasından bahsedelim biraz Feride... Ne kadar süre kalıyor, her hangi bir zararı var mı?

Doğru ve tecrübeli ellerde yapıldığı takdirde hiç bir kalıcı makyaj uygulamasının zararı yok Elif. Dipliner da dikkat edilmesi gereken göz kapağı derisi ve uzmanların hepsi buna dikkat etmiyor malesef. Her göze dipliner yapılmaz. Göz kapağında kılcal damarları belirgin şekilde varsa bu göze dipliner yapamazsınız çünkü kılcal damarları çatlar ve boya deri altına dağılma yapar. Sonrasında ne oluyor? Çevremizde görüyoruz deri altında dağılmış renk farklılıkları, kalınlaşmış dipliner uygulaması gibi. Şu an ben senin göz kapaklarına baktığımda bu ortamda kılcal damarlarının ne kadar yüzeye yakın olduğunu göremem. Ancak uygulama sırasında özel ışıklarımızla çok dikkatli şekilde gözlem sonrası bunun yapılıp yapılamayacağına karar verebilirim. Bunlar dışında her hangi bir riski yok. Bu uygulamayı kozmetik ürünlere karşı alerjisi olanlar, elleri tirediği için eye liner çekemeyenler, kirpiklerini gür göstermek isteyenler, gözleri düşük yapıya sahip olanlar gönül rahatlığı ile yaptırabilir. Sonucunda kesinlikle çok memnun kalacaklardır.

Peki dudak rengini canlı gösteren bir uygulama var. Bu deri altına boya enjekte edilerek mi yapılıyor?

Şöyle ki; Dudak gençleştirme diyoruz biz bu uygulamaya. Dudak rengi solgunsa, inceyse ve biraz daha dolgun görünüm isteniyorsa kesinlikle doğallığı bozmadan hafif kalınlaştırıyoruz, istenilen rengi çalışabiliyoruz. Orta deri tabakasına çalışıyoruz. Deri altına pigmentleri aşılama işi bu.. Ama biz dövmeciler gibi ömürlük kalıcı uygulama yapmıyoruz. Bizimkiler yarı kalıcı diyebiliriz :)

Son dönemde moda olan şu Dermapen nedir? Biraz onu anlat bana ne olur :) Yaptırsam mı sence?

Dermapen tedavisi günümüzün en önemli cilt problemlerinden biri olan sivilce sıkarlarının izlerini yok etmek, güneş lekelerini/doğum sonrası lekeleri yok etmek, çizgi ve çatlakların giderilmesi adına yapmış olduğumuz bir tedavi yöntemi. Şu şekilde oluyor; Micro iğneler ile cilt altına açmış olduğumuz kanallardan cildin ihtiyacı olan serumları enjekte etme işlemi diyebilirim. Hiç bir zararı ve yaş sınırı yok. En çok kızarıklık soruluyor bize. Zaten amacımız kızarıklığı sağlamak çünkü cilt otomatik olarak beyine sinyal gönderiyor ve kendini onarmaya başlıyor bizim çalışmamız sonrasında. 6 saat sonra kızarıklar gidiyor ve 2 gün sonrasında iyileşme başlıyor.

Sen aynı zamanda muazzam bir sosyal sorumluluk projesini sessiz sakin kendi başına yürütüyorsun. Daha önce meme kanserine yakalanmış ve göğsünü kaybetmiş ihtiyaç sahibi kadınlara meme ucu simülasyonu yapıyorsun ve hiç bir ücret talep etmiyorsun bu muazzam bir olay bence. Bu uygulama tam olarak nasıl gerçekleşiyor?

Sadece meme ucu simülasyonu değil. Durumu olmayan ve ihtiyacı olan herkese kapım her zaman açık. Kemoterapi tedavisi sonrası kaşları dökülmüş veya dudak rengi solmuş olan kişilere de kalıcı makyajın tüm tekniklerini ücretsiz uyguluyorum. Kanser dernekleri ile iletişim halinde bu projemi sürdürüyorum. Bu sektörde insanlara nasıl faydalı olabilirim diye düşünürken karşıma bu çıktı ve İsrail'li bir hocadan bunun eğitimini aldım. Ülkemizde bir çok kişiye sessiz sedasız kendimce yardımcı olmaya çalıştım ve hala devam ediyorum. Meme kanserine yakalanıp tedavisini bitirmiş, silikon takılmış hastaların tamamen iyileştikten sonra ki döneminde ben devreye giriyorum. Birebir aynı şekilde 3 boyutlu çalışarak meme ucu tasarlıyoruz. Günümüzde her 8 kadından biri meme kanserine yakalanıyor ve farkındalık oluşturmak adına elimi taşın altına koymaya çalışıyorum. 

Peki Feride bu sektörde piyasa fiyatları çok farklılıklar gösteriyor. Biz müşteri olarak şu an kandırılmaya çok açığız :) Fiyatlandırma konusunda nelere dikkat edebiliriz, nedir bunun ortalaması?

Fiyatlar aslında senin de dediğin gibi çok değişkenlik gösteriyor. Ucuz fiyatlara kesinlikle kaçmamak lazım çünkü bizim yaptığımız işlemlerin geri dönüşü kolay değil. Emeğine saygısı olan ve ürün kalitesine güvenen kimse bunu gerçekten çok ucuza yapamaz. Kaliteli malzemeler takdir edersin ki pahalı. Semte göre fiyatlarda değişiyor. Giderlerimiz farklılaşıyor. Ortalama fiyatlar bu işler için makul ama ben kimsenin ucuza kaçmaması taraftarıyım yinede.

Çok teşekkür ediyorum Feride inanılmaz keyifli bir röportaj oldu. Son olarak söylemek istediğin bir şey var mı?

Bende çok teşekkür ederim Elif'cim. Şunu söylemek istiyorum. Artık herkes, herkes gibi olmaya çalışıyor. Çevremize bakıyoruz aynı kaşlar, dudaklar, burunlar. İnsanlar başkası gibi olarak kendini mutlu etmeye çalışıyor ama ilk olarak iç dünyamızda mutlu olmamız gerekiyor. Kişi önce iç dünyasını değiştirmeli ve mutlu olmalı. Gerisini biz uzmanlar çok abartıya kaçmadan, doğallığı bozmadan hallederiz. Güzelleşmek bence sadeleşmek ve doğallıktır bana göre. Doğal dokunuşlar her zaman çok daha güzel bir görünüm ortaya çıkaracaktır.