Yazarlar
28.10.2014 - 02:30

DÖRT BAKAN’A İADE-İ İTİBAR ŞART

Sitene Ekle

Madem savcı yolsuzluk da yok rüşvet de yok, hepsi uydurma dedi, takipsizlik kararı verdi..
Madem dosyayı kapattı.. O halde bakanları aklandı.. O zaman neden görevlerine dönmüyorlar..
Koltukları pisi pisine mi gitti?. Bir iftira yüzünden mi, düzmece deliller yüzünden mi, sahte paralar yüzünden mi, kurgu fotoğraflar, montajlanan telefon görüşmeleri yüzünden mi gitti..
Bir hiç uğruna mı gitti!.. Olmaz öyle şey.. İade-i itibar şart!.
Başbakan onların kabine arkadaşıydı.. Yan yana oturuyorlardıÖ Bu iş ona düşüyor, küçük bir kabine revizyonuyla halletmeli.. Halletmeli ki; her hediye alan veya para alan bakan, milletvekili, bürokrat rüşvetle suçlanmasın!..
*
‘Dur bakalım, soruşturmanın bir de Meclis ayağı var.. Komisyon kuruldu, onlar ne karar verecek, bekleyelim görelim’ diye bir düşünceniz varsa.. Vazgeçin, daha çok beklersiniz.. O komisyonun ne yapacağı belli.. Komisyonu eski zanlılar, yeni masumlar(!) bile tanımıyor ki..
Ha yeri gelmişken, yeni masumlar demişken, Rıza Sarraf da, oğul Güler de, oğul Çağlayan da banka müdürü de tazminat davası açmalılar.. Baksanıza adamlar boşu boşuna tutuklanmış.. İtibarları zedelendi..
Devlete okkalı bir dava şart..
*
Masumlar, Meclis Komisyonu’nu tanımıyor ki dedik.. Evet, ifade vermediler..
Biri; ‘Size söyleyecek bir şeyim yok’ demiş..
(Siz kimsiniz demenin nazikçesi)
Öteki; ‘Hastayım, hastaneden geliyorum. İfade falan veremem’ cevabını vermiş..
Meclis Komisyonu’nun yaptığı da iş hani!.. Adamlar aklanmış, savcı, ak olduklarına karar vermiş, hâlâ peşlerine düşüyorlar.. Olacak iş değil hani..
*
Yahu işadamı ile bakanlar arasında sözleşme var mı? Şu para karşılığında şu kıyak yapılacak diye.. Yok.. Savcı ne diyor; yoksa rüşvet de yoktur diyor..
Daha ne uzatıyorlar ki:.
*
Biliyorum, tam burada; ‘Peki, ele geçirilen paralara ne diyeceksin’ benzeri bi soru soracaksınız.. O paralar onların değilmiş ki.. Onlar emanetçiymiş!.. Paralar kaybolmasın diye gönüllü bekçilik yapıyorlarmış!..
Paralar kiminmiş?
İmam hatip lisesininmiş!.. Yardım parasıymış!..
Yarın sen de çil çil dolarlarla enselenirsen, sen de para alışverişinde fotoğraflanırsan, camiye yardım parası dersin, Kuran kursunun parası dersin..
Yedirirsen yırtarsın, yediremezsen yatarsın!..
*
Yeni Türkiye’nin yeni kriterleri buysa.. Rüşvetin tanımı değişmişse.. Devlet işlerinde hediye almak-vermek meşrulaşmışsa..
Dört bakana iade-i itibar şart!.. Demokrasinin selameti için şart!..

Kazaya azmettirme suçu

Soma faciası konusunda çok şey yazıldı çizildi.. Hâlâ gündemde.. Çünkü Soma kaza değildi..
Facia göre göre, bile bile gelmişti.. Bütün raporlarda değişmeyen iki önemli nokta var.. Faciayı açıklamaya yetiyor da artıyor bile..
En son Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri tarafından yazılan raporda da aynı duruma dikkat çekildi.. O da şu:
Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) ile yapılan sözleşmeye göre yılda bir milyon beş yüz bin ton yapılması gereken üretim üç milyon beş yüz bin tona çıkarılmış.. Üç katından fazla..
O kömürü kim satın almış?
Kayıtlara kim bakmış?
Ne yapıyorsunuz diyen olmamış mı?
Sözleşme dışı çıkarılan kömürü kimse görmemiş mi?   
*
Devam edelim.. Madenden 2017 yılına kadar 15 milyon ton kömür çıkarılması ön görülmüş.. Bu rakama 2014 yılında ulaşılmış.. Hıza bakın.. Para hırsına bakın..
İlgili iki bakanlık da bu duruma göz yummuşsa, müfettişler ses çıkarmamışsa ortada kazaya azmettirme suçu var demektir.. Devleti bu iktidar yönettiğine göre.. İktidar Soma’da kazaya azmettirmekten suçlu diyebiliriz..

Kürkçü’nün altını çizdiğim sözleri

HDP Onursal Başkanı Ertuğrul Kürkçü Hürriyet’ten Cansu Çamlıbel’e konuşmuş..
Şu sözlerinin altını çizdim..
* Çocuklarla güvenlik güçleri arasında muazzam bir gerilim var. Devletin açıkça beyan etmediği ancak uyguladığı bir siyaset var. Her Kürt çocuğunda potansiyel gerilla gören bir yaklaşım. Bu da çocukları çok erken yaşta politikleştiriyor, olgunlaştırıyor ve otoriteyle aralarında muazzam bir husumet ağı oluşturuyor.
* Bu çocukların politik olarak etkin biçimde kontrol edilmesi hemen hemen imkânsız.. (Biz kontrol edemiyoruz diyor)
* Bu süreci mükemmel idare etmediğimiz ortada olduğuna göre, bunun bir siyasi faturası olacaktır. Bu faturayı ödeyip yolumuza devam edeceğiz.

Özür

Bu yaptığımızın özrü olmaz.. Dünkü yazıda iki üç kelimede yazım hatası vardı.. Bazen oluyor, gözden kaçıyor.. Kırk kere bakıyorsun, göremiyorsun.. Bütün gün ekrana bakmanın sonucu diyorum.. Bir yerden sonra bakar kör oluyorsun.. Algın değişiyor.. Bunlar mazeret değil de dünkü hata da affedilir gibi değil.. Yazının başlığı yanlış.. ‘Kelepçeli’ kelimesi ’kepekçeli’ çıkmış..
Bir kişi bile fark etmemiş.. Başta yuh bana.. Sonra hepimize..

 

Yazarlarda Ara
Bul
©Copyright 2016 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.