Pazar

28.01.2018 - 01:30

Dünya çapında Nusret meselesi

Sitene Ekle
Son durum  |  Çağdaş Ertuna cagdas.ertuna@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Nusret Gökçe, Miami’den sonra New York’ta yeni restoranını açtı. New York’taki eleştiriler sadece sosyal medya kullanıcılarının değil, hepimizin diline dolandı. Peki neden başarıya bu kadar tahammülsüzüz? Neden hemen aşağı çekmeye çalışıyoruz?

Son günlerde sosyal medyada, Whatsapp gruplarında en çok paylaşılan New York Post’ta çıkan Nusr-et New York eleştirisi oldu. Buna daha fazla kayıtsız kalabilmek mümkün değil. Bu yazının birbirinden farklı kişiler tarafından paylaşılması anlaşılabilir, sonuçta Nusret Gökçe bir sosyal medya yıldızı da aynı zamanda. Bana tuhaf gelen yazının ya da eleştirilerin paylaşılması değil, bu eleştirileri paylaşırkenki üslup. Herkeste bir sanki hak yerini buldu tavrı… Nusret acımasızca eleştirildikçe, işleri kötü giderse, sanki o zaman hepimiz kazanacakmışız gibi saçma bir zevk alma hali…

Evet, eleştirilerde tabii ki haklılık payı vardır. Her yeni açılan restoranda aksaklıklar olur, bir restoranın oturması en az 3-4 ayı bulur. Fiyatların çok yüksek olmasına gelince, evet, bu da arz-talep meselesi sonuçta. Bu fiyatlara yemek yemeyi göze alan, alabilen gider, istemeyen gitmez. Bu kadar basit. Tamam, yine de bunları eleştirmeyi anlayabilirim. Ama eğri oturup doğru konuşalım, Türkiye’den ilk defa, sıfırdan tamamen kendi emeğiyle bulunduğu yere gelen bir marka dünya çapında oldu. Nusret, kabul etsek de etmesek de gerçek anlamda dünya çapında olan tek yerli markamız. Chobani gibi ABD’de Yunan yoğurdu satarak başlamadı, İstanbul’da bir kasap dükkanında çırak olarak çalışarak başladı. Tamam arkasında Ferit Şahenk olmasa, bu kadar büyüyemezdi tabii ki. Ama unutmamak lazım, Ferit Şahenk gibi bir işadamı kimseye boşuna yatırım yapmaz. Hatta ekonomi kulislerinde boşuna “Nusr-et’i D.ream’den ayırıp, borsaya açacaklar” söylentileri dolaşmaz. Kaldı ki, Doğuş Holding’in D.ream’inin desteklediği Nusr-et dışında birçok marka var ve hiçbiri henüz Nusr-et seviyesinde değil dünyada.

Gündem yaratıyor

Nusret’i bütün dünya konuşuyor. Sosyal medyada her hareketiyle gündem yaratıyor, P. Diddy’den Dubai şeyhine birçok ünlü isim müdavimi. Bunları, arkasında dev bir PR ekibiyle yaptığını zannediyorsanız da fena halde yanılıyorsunuz. Çünkü Nusret, daha Günaydın Kasap’ta çalışırken de cep telefonuyla müşterilerin fotoğrafını çekip, isimlerini, fotoğraflarını ve sevdikleri etleri kaydediyordu. Daha ortada Nusr-et Çamlık bile yokken böyle bir CRM (müşteri ilişkileri yönetimi) sistemi kurmuştu. Bu, eğitimle ilgili değil, insanın içinden gelmesiyle, zekasıyla ve çalışkanlığıyla ilgili bir şey.

Boşuna Nusret, iPhone ve Instagram’a teşekkür edip durmuyor, “Onlar olmasaydı, ben bugün burada olamazdım” demiyor. Bir de şaşırıyor, bu kadar çok sosyal medya yıldızı varken Instagram’a kendisinden başka kimsenin teşekkür etmemesine… Nusret’in sosyal medyadaki esprilerini onu tanımayanlar anlamayıp ciddi olduğunu sanabilir. Fotoğraflardan şımardığını düşünenler olabilir. Ama ben onun ne kadar vefalı olduğunu biliyorum, onu tanıyanlar da biliyor. İşte o yüzden New York’ta New York steak yerine İstanbul steak demesi de, onu görmeye gelenleri memnun etmek için gece gündüz demeden çalışması ve hayranlarıyla saatlerce selfie çektirmesi de anlaşılır.

Evet, Dubai’de restoran açmakla New York ya da Londra’da açmak aynı şey değil. New York, ne Miami’ye ne Dubai’ye benziyor, daha acımasız. Kaldı ki, İstanbul da New York kadar acımasız bir şehir. Malum, her şehre adaptasyon gerekiyor. Hakkasan, Spice Market gibi dünyaca ünlü restoran markaları İstanbul’da başarılı olamadı ama bu dünyadaki başarılarını etkilemedi. İstanbul’a adapte olabilseler pekala Zuma İstinye Park gibi çok iyi iş de yapabilirlerdi. Evet, Nusr-et New York’a ilk eleştiriler pek olumlu değil, beklenti bu kadar yüksekken eleştirilerin sert olması da anlaşılır. Ama bu demek değil ki, Nusret bunların üstesinden gelemez. Nusret gibi dişini tırnağına takıp çalışmaya alışık, zeki biri eleştirileri dinleyip hepsinin üstesinden gelir. Yeter ki biz New York’ta CBS binasındaki dev restoranıyla dünya çapında mücadele veren tek yerli markamızın başarısız olsun diye gözünün içine bakmayı keselim!

Çay saatine büyülü dokunuş

Shangri-La Bosphorus Istanbul’daki akşamüstü çay saatinin en yeni konsepti Alice Harikalar Diyarı. Lobby Lounge’da sunulan beş çayı menüsünde çayın yanında tatlıdan vazgeçemeyenler için limonlu kek, portakallı veya çikolata parçacıklı beze, vanilyalı makaron, cevizli tart, ahududulu pasta ve daha birçok lezzet sunuluyor. Peynirli ve jambonlu mini sandviç, tavuklu wrap, salatalık ve labne peynirli mini sandviç, mantarlı kiş, börek çeşitleri de tuzlu seçenekler arasında menüde yer alıyor. 4 Şubat’a kadar, haftanın her günü 14.30-18.30 saatleri arasında servis edilen Alice Harikalar Diyarı akşamüstü çay saatinin kişi başı fiyatı 89 lira.

©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.