"Hizbullah Lübnan'a yönelerek iç dengeleri altüst etti"

Eski Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora, başlangıçta Lübnan'ı İsrail işgalinden kurtarmak için çalışan Hizbullah'ın ülkenin içine yönelerek iç dengeleri altüst ettiğini belirtti.

"Hizbullah Lübnan'a yönelerek iç dengeleri altüst etti"

Eski Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora, başlangıçta Lübnan'ı İsrail işgalinden kurtarmak için çalışan Hizbullah'ın ülkenin içine yönelerek iç dengeleri altüst ettiğini belirtti.

Eski Başbakan Sinyora, 22. Avrasya Ekonomik Zirvesi'ne katılmak için geldiği İstanbul'da, AA muhabirine, Lübnan ve bölge siyasetine yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Lübnan'da yeni kurulan hükümette Hizbullah etkisine dikkati çeken Sinyora, "Hizbullah, başlangıçta Lübnan'ın İsrail işgalinden kurtarılması için çalışıyordu ancak 2000 sonrasında ülke içine yönelerek, iç dengeleri altüst etti." dedi.

Sinyora, "Bu da devletin rolünü ve otoritesini etkiledi. Umarız ki Hizbullah gelecek dönemde ve ülkenin karşılaşacağı muhtemel baskılara karşı daha ihtiyatlı ve anlayışlı bir tutum içerisinde olur. Hizbullah'ın Lübnan devletini kontrol etmeye yönelik tutumundan vazgeçmesi ve diğer taraflarla uzlaşı sağlaması gerekiyor." diye konuştu.

Hizbullah'ın "kendini uzak tutma" yönünde verdiği sözü tutması ve Lübnan'ın diğer ülkelerin içişlerine karışmaması gerektiğini vurgulayan Sinyora, "Lübnan'dan ne isim altında olursa olsun Suriye'ye asker gönderilmemeli ve başka Arap ülkelerinin içişlerine karışılmamalı." ifadelerini kullandı.

"İran açık ve net bir tutum belirlemeli"

İran'ın bölge siyasetine de değinen Sinyora, "İran'dan açık ve net bir tutum belirlemesi bekleniyor. Arap bölgesindeki sorunlara bu yaklaşımı sürdürülemez. Çekinmeden Bağdat, Beyrut, Şam ve Sana olmak üzere 4 Arap başkentini kontrol altında tuttuğunu söylüyor." diye konuştu.

İran ve Arap ülkeleri arasındaki ilişki hakkında Sinyora, "Bu böyle gitmez. Arap ülkeleri ve İran arasında saygı ve iş birliğine dayalı düzgün ilişkiler olmalı." değerlendirmesinde bulundu.

Sinyora, Lübnan'da hükümetin kurulması konusunda Batının tutumuna ilişkin ise "Hizbullah ile İran tutumlarının Lübnan ile uluslararası hukuk arasındaki çatışmanın artmasına sebebiyet vermemesi gerektiğini görmeli." şeklinde konuştu.

Lübnan'ın Taif Antlaşması'na alternatif yeniden düzenlenen bir anlaşmaya ihtiyacı olduğuna ilişkin soruya Sinyora, bu konunun son günlerde birçok kez gündeme geldiğine ancak bunların hiçbirisinin Taif anlaşmasını gerçek bir şekilde anlama ve düşünmeye yönelik olmadığını kaydetti.

Sinyora, "Taif Anlaşması yalnız iç savaşı bitirmek için değil, Lübnan gibi farklı grupları bir arada bulunduğu toplumlara bir model olarak ortaya çıktı. Anlaşma vatandaşların taleplerini yerine getiren ve dini grupların ayrıcalıklarını göz önünde bulunduran doğru bir çözüm." ifadelerini kullandı.

"Taif anlaşması, Lübnan'ın sorunlarını çözen doğru bir anlaşma"

Anlaşmanın bu sorunları yasama meclisi ve senato aracılığıyla çözmeye çalıştığına işaret eden Sinyora, "Şu ana kadar Taif anlaşmasının gerçek bir alternatifi olmadı. Ve bu anlaşma halen Lübnan'ın sorunlarını çözen doğru bir anlaşmadır." dedi.

Lübnan'da sorunların çözülmesi için kesin bir reçete olmadığını söyleyen Sinyora, sorunların doğru, derinlikli ve sürekli bir şekilde ele alınması gerektiğini vurguladı.

Lübnan'da 1975 – 1990 yılları arasında farklı dinleri ve mezhepleri karşı karşıya getiren iç savaş, 1989 yılında Taif Antlaşması ile sonlanmıştı.

Taif Antlaşması gereğince, Lübnan meclisindeki 128 sandalye Müslümanlar ve Hristiyanlar arasında yarı yarıya paylaştırılıyor.

"Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki bağ çok derin"

Türkiye ve Arap ülkeleri arasındaki bağın çok derin olduğunu belirten Sinyora, komşuluk ilişkilerinin yanı sıra tarih, kültür ve ortak çıkarların bulunduğunu ifade etti.

Sinyora bazı Arap ülkelerinin Esed rejimini tanınması çağrılarına ve Lübnan'ın bu konudaki tutumuna ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

"Bu durum temel prensiplerden hareket etmemizi gerekli kılıyor. Rejimin sebep olduğu bir sorun var. Bu sorunun çözülmesi için Lübnan'a baskı yapanlar, yanlış kapıyı çalıyorlar. Doğru adres Arap Birliği."

Lübnan ve Suriye rejimi arasında çözülemeyen büyük sorunların bulunduğuna işaret eden Sinyora, en önemli konular arasında mültecilerin geri dönüşü ve Suriye'deki trajediye kalıcı bir çözümün bulunması meselelerinin olduğunun altını çizdi.

Arap dünyasının ve Orta Doğu'nun birçok sorunla mücadele ettiğine dikkati çeken Sinyora, Orta Doğu'nun büyük sorununun ise 70 yıl önce başlayan Filistin meselesi olduğunu ve İsrail'in Filistinlilerin haklarını o tarihten bu yana çiğnemeye devam ettiğini dile getirdi.

Refik Hariri döneminde beş kez ekonomi bakanlığı yapan Sinyora, 2005 - 2009 yılları arasında iki dönem başbakanlık görevini yürüttü.

Tel Abyad'ın tamamı terörden temizlendiTürk askeri ve Milli Suriye Ordusu birlikleri, yoğun çatışmaların ardından Tel Abyad'ın tamamı YPG/PKK'lı teröristlerden temizlendi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber