‘Türkiye hak ettiği saygıyı görmüyor’

ABD’li Kıdemli Ortadoğu Uzmanı Michael Doran, Washington yönetiminin Türkiye’ye hak ettiği saygıyı göstermediğini belirtirken, Başkan Trump başta olmak üzere üst düzeyde, iki ülke ilişkilerinin yeniden inşası için bir niyet olduğunu savundu

‘Türkiye hak ettiği saygıyı görmüyor’

Son dönemde Washington’ın terör örgütü PKK’nın Suriye’deki kolu PYD/YPG ile işbirliğini hata olarak niteleyip, Ankara’nın hoşnutsuzluğunu haklı bulduğunu belirtmesiyle dikkat çeken ABD’li uzman Michael Dohan, Türkiye’nin ABD yönetimlerinden hak ettiği saygıyı göremediğini savundu. Bush döneminin Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Kıdemli Direktörü olan, Savunma Bakanlığı’nda da görev yapan Doran, “TRT World Forum” nedeniyle geldiği İstanbul’da Milliyet’in sorularını yanıtladı.

Halen Hudson Enstitüsü’nde Kıdemli Ortadoğu Uzmanı olan Dohan, ABD tarafından son dönemde yapılan açıklamalara çok fazla itibar edilmemesi gerektiğini savunurken, Washington’da ilişkilerin normalleşmesini arzulayan bir kesim bulunduğunu kaydetti. Doran, “Bir ABD’li olarak görebildiğim kadarıyla, özellikle Başkan Donald Trump, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’nin, Türkiye ile ilişkileri yeniden inşa etme gibi bir arzusu var. Temelde, Amerika’nın geçmişte Türkiye’ye hak ettiği saygıyı göstermediği düşünülüyor. Böyle bir kanaatin bulunduğunu söyleyebilirim. Vücut dilleri bunu söylüyor. Sadece siyasi açıdan bazı baskılar, sıkıntılar var. Tarafların, yeniden verimli bir işbirliğine gidilmesi konusunda arayışta olacaklarına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Gelişmelere bağlı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD’ye yapması planlanan ziyaretine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Doran, ziyaret öncesi Suriye’de yaşanacak gelişmelerin büyük önem taşıdığına dikkati çekti. Michael Doran, buradaki gelişmelerin bazı çevreler tarafından dikkatle izleneceğini, askeri operasyonun şiddetlenmesi ya da tartışmaları artırması halinde, bu çevrelerden itirazlar yükselebileceğini kaydetti. 

İki ülke arasındaki normalleşme sürecine, ordular arası işbirliğinin yeniden tesisiyle başlanabileceğine de vurgulayan Doran, “Şu an iki ülkenin orduları arasındaki ilişki yok denecek kadar düşük. Tarihsel anlamda, iki ülke arasındaki ilişkilerin temelini askeri ilişkiler oluşturur. Bence iki liderin de, öncelikle bunun üzerine eğilmesi gerek. Amerikan ordusunda bir kişinin bile, Türkiye’yle ilişkileri savunduğunu görmemekten dolayı şaşkınım” dedi. Son dönemde gündeme gelen ve Trump’a uygulaması yönünde baskı yapılan yaptırımların, Türkiye-ABD ilişkilerine büyük zarar vereceğini de belirten Doran’a göre, yaptırımlar, ilişkilerin onarılması güç seviyelere gerilemesine neden olacak.

‘Türkiye hak ettiği saygıyı görmüyor’

ABD’li uzman Michael Doran, Milliyet Dış Haberler Müdürü Levent Köprülü’nün sorularını yanıtladı. 

YPG ABD’yi kullanıyor

ABD’nin, terör örgütü PKK’nın Suriye’deki kolu olan YPG/PYD ile işbirliğinde ısrar etmesinin, aslında bilgi eksikliğinden kaynaklandığına değinen ABD’li uzman, “İki liderin de, Türkiye ile Kürtler arasındaki ilişkinin, problemin ne olduğuna dair pek bilgisi yok. Sahadaki Amerikan askerleri, Suriye’de bulunarak, buralardaki yerel halkın DAEŞ’ten korunmasına yardım ettiğini düşünüyor ancak bana göre, YPG’nin emellerine hizmet ettiklerinin pek farkında değil. Kandil ile YPG arasındaki ilişkinin de bilincinde olduklarını düşünmüyorum. Türklerle Kürtler arasındaki tarihi ilişkiyi de bilmiyorlar. Aslına bakarsanız Türkiye’yi de çok iyi anladıkları kanısında değilim” diye konuştu. Obama ve Trump yönetimlerinin ortak yanının, Kürt gruplarla işbirliğini sürdürmek olduğunu hatırlatan Doran, bunun, her ikisinin de Ortadoğu’da George W. Bush stili bir maceraya ‘alerji’ duymasından kaynaklandığını söyledi. İki liderin de, bu bölgede büyük miktarda asker bulundurmak yerine YPG ile çalışmayı yeğlediğini ve cazip bulduğunu anlatan Doran, şöyle devam etti:

“Ancak Obama ile Trump’ın anlayamadığı şey, YPG’nin kendilerini, siyasi çıkarları için kullanıyor olmasıydı. İki lidere göre YPG, ABD’nin bu bölgede siyasete karışmasının da önüne geçecekti. Ancak bu olmadı. ABD, Türkiye nezdinde YPG’nin bu bölgede siyaset yapmasını sağlayan bir temsilci gibi göründü. ABD Türkiye’yi memnun etmek için, YPG’nin siyasi planlarına, programına karşı olduğunu açıklaması gerekiyordu. Ancak buna karşı olmak da, Suriye’de büyük çaptı asker bulundurmaktan geçiyordu... YPG’nin siyasi çıkarlarına karşı olmak, Türkiye’yle işbirliği yapmayı, Esad rejimi ya da Rusya ile yakınlaşmayı gerektirebilirdi. Bu da tam anlamıyla bir ikilem oluşturdu...”

‘ABD kendisini iyi hissediyordu, ama bitti’

Amerika’nın, son 17 yıldır Ortadoğu’daki varlığının, büyük oranda olumsuz deneyimlere sahne olduğunu anlatan Kıdemli Ortadoğu Uzmanı Michael Doran, “Amerikalılar, Ortadoğu’da ahlaki nedenlerle savaşıldığını düşünüyor... Ortada bir kötülük, bela var, ABD bunu alt edecek, demokrasiyi inşa edecek ve herkes mutlu olacak... Amerika’nın, maalesef Ortadoğu’daki böyle bir hikayesi olmadı. ABD’nin iyi yaptığını düşündüğü iki şey var: DAEŞ’i yok etmek ve DAEŞ’in kurbanı olan Kürtlere yardımcı olmak. Bunlar, Amerika’ya kendisini çok iyi hissettiriyordu. Ancak Türkiye’nin Suriye’deki harekatı, bunu tamamen sona erdirdi. ABD’de yönetimin içinde ya da dışında olsun, pek çok kişi, ‘Biz Ortadoğu’da bir şeyleri düzgün şekilde yapıyorduk, Türkiye gelip bunu bozdu ve bizi oyunun dışına attı’ düşüncesi hakim oldu” ifadelerini kullandı. 

Doran, ABD ile YPG/PYD ilişkisinin geleceğinin de çok açık olmadığını belirterek, “ABD askerlerinin tamamının buradan çıkıp çıkmayacağı da belli değil. El Tanf’da, petrolün, ABD’nin yanında yer alan güçlerce kontrol edildiğinden emin olmak için bir bölüm askerin bırakılacağını söyledik. Tabii ki YPG’nin bundan sonra ne gibi bir rolü olacağı tam olarak belli değil. Ancak bence, Türkiye buna çok fazla itiraz etmeyecektir. Çünkü bu bölge, Türkiye sınırından uzakta” dedi.

Güvenli bölge faktörü

Türkiye’nin, güvenli bölgeyi uygulamaya koyması halinde, bu kez Türkiye, Esad rejimi ve Rusya arasında gerginlik olabileceğini anlatan Doran, “İşte tam da bu sırada, ABD ile Türkiye’nin geleneksel ortaklıklarını yeniden tesis edebilmeleri için bir fırsat olabilir. Zira ben Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yerinde olsam, bu koşullarda Rusya’nın bölgedeki ağırlığını dengelemek için ABD’lileri çevremde görmek isterdim” değerlendirmesini yaptı.

Amerikalı uzman, son gelişmeler sonrası Washington’un Suriye’deki rolünün azılıp azalmayacağına ilişkin de “Bunu pek sanmıyorum. Zira Amerikalı olmanın en önemli koşulu şudur; şayet bir rolün yoksa, rolünü kendin yaratırsın. Ben, ABD’nin bundan sonraki rolü, Türkiye üzerinden olacaktır diye düşünüyorum” diye konuştu.

Fransa'da sarı yeleklilerin dünkü gösterilerinde 254 kişi gözaltına alındıFransa İçişleri Bakanı Christophe Castaner, sarı yeleklilerin dün ülke genelinde düzenlediği gösterilerde 254 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber