Yazarlar
21.02.2016 - 02:30

Dünyanın en güzel kokusu Şeffaf Oda’da

Sitene Ekle
Pazar Kahvesi  |  Güneri Cıvaoğlu ngunericivaoglu@gmail.com Tüm Yazıları »

“Dünyanın En Güzel Kokusu” adlı film  vizyonda...Oyuncuları da Şeffaf Oda’da. Tuba Ünsal, Rıza Kocaoğlu.

Ve “Aklımda Sorular Var” single’ıyla Tuğba Yurt.

“Dünyanın En Güzel Kokusu”, iki yakın arkadaşın birbirine âşık olma hikâyesi.

Hakan ile Derya’nın çocuk macerasına girip aşkı keşfetmeleri...

Tuba Ünsal’ı “Vizontele” ile tanıdık. Tam kalbi kırık İzmir’e geri dönmeyi düşünürken, Yılmaz Erdoğan “Vizontele Tuuba” rolünü teklif ediyor ve bir anda hayatı değişiyor.

Tuba işletme ve fotoğrafçılık eğitimleri almış. “Guguk Kuşu” adlı tiyatro oyunuyla da sahnede...

..........................

Rıza Kocaoğlu İzmir Tepecikli. 13-14 yaşlarında tiyatro kursuna başlamış.

9 Eylül Üniversitesi Oyunculuk bölümü mezunu.

Çağan Irmak’ın yardımcı yönetmen olduğu “Yeni Hayat” adlı dizide oynamış.

Dönüm noktası: “Ezel...”

“Ormanlardan Hemen Önceki Gece” adlı oyunla tiyatro sahnesinde...

37 sayfalık bir monolog.

55 kez sahnelediği tek kişilik oyunda başarılı bir performans sergiliyor.

..........................

Diğer konuğum Tuğba Yurt.

Tuğba’nın sesi “Beni benden alıp götürüyor” türünden.

Bursalı Tuğba artık İstanbullu oldu. Tuğba “Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuvarı” mezunu. Viyola çalıyor. Yurtdışı turnelerde de çaldı.

Ses, yorum ve sahne performansı yüksek.

Yolu açık.



NARMANLI’DA SANAT...

İSTANBUL’da semtlerin “simge” binaları vardır. Bunlardan biri de Nişantaşı’ndaki “Narmanlı” Apartmanı’dır.

Geride kalan hafta orada bir sergi açılışındaydım. “Sevil Dolmacı Art Concultancy” Narmanlı’nın tarihine, yüksek tavanlı salonlarına yakışmış.

Böyle bir tarihi binada “sanat galerisi” güzel eşleşme.

Serginin adı “70’lerden Günümüze Modern ve Çağdaş Yapıtlar...”

Sanat danışmanı Sevil Dolmacı ile BPR İletişim Ajans Başkanı Banu Birkan, Çağdaş Sanat’ın üretimine ve dolaşımına katkıda bulunmak amacıyla “Art Base Project”i oluşturmuşlar. Özel koleksiyonlardan derlenmiş eserleri sergilediler bu ilk etkinliklerinde.

Burhan Doğançay, Erol Akyavaş, İlhan Koman, Selim Turan, Neşet Günal, Ömer Uluç, Ergin İnan, Adnan Çoker, Canan Tolon ve diğer ünlü imzalardan yapıtlar büyük ilgi gördü.

“Art Base Project” özel koleksiyonerlerin yanı sıra kurumların da vizyonlarına paralel sanatsal çözümler/modeller geliştirmek alanlarında da hizmet sunacak.



LE BARON’DA BiR ÖĞLE VAKTi

SEVGİ Soysal’ın “Yenişehir’de  bir öğle vakti” kitabını anımsatan  bu başlık için “Öğle vakti sohbetlerini severim” diyebilirim.

Mehmet Kemal’in de “öğle rakılamaları” ifadesi meşhurdur.

Biz de yıllardır devam eden “Çarşamba Yemeği Dostları” bu kez Zorlu’daki “Le Baron”da toplandık.

Damak lezzetiyle, kelam lezzetini harmanladık.

Bir de üstüne haftanın konuğu “Ezo”nun kristal sesiyle müzik...

Le Baron’un mutfağı İstanbul’da “en iddialılar” arasında.

Deniz manzarası, yüksek tavanlı salonu, şömine köşesiyle çıtayı yüksekte tutan, “özel kulüp” havasında, bir seçkin mekân.

Lüks tanımına giren içkilerinizden kalanını size ait çekmecelerde muhafaza edebilirsiniz.

Müziğinin de kalitesini yazın bir kenara.

Tam karşısında Fransa’nın ünlü markası “Le Fouchon” var. Oradan harika çikolata ve pasta hizmeti de alabilirsiniz.

İki mekân da aynı şirket tarafından işletiliyor.

Alp Franko’ya tebrikler...

KONGOLU KIZ ÖĞRENCİ

SAINT PulcherIe, Beyoğlu’nda köklü ve tarihi bir lise. Fransızca

eğitim verir. Lisenin bir etkinliğinde jüri üyesi oldum.

Geçen hafta da düzenlenen törende birinci gelen öğrenciye ödülünü verdim.

Yarışma konusu “çelişkiler ve onların bütünleşmesinin sanatla ifadesi...”

9’uncu sınıf öğrencileri “kolye tasarımları” yapıyorlar.

Anadolu’daki medeniyet katmanlarından ilham alarak objeler üreten “Urart” da bunları “gümüş takılar” haline getiriyor.

Satışlarından elde edilen gelir Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne bağışlanıyor.

Türkan Saylan hoca yukarılarda bir yerlerden bizleri görüyor idiyse, gurur duymuş olmalı.

..........................

Tören “klasik müzik” konseriyle başladı. Kız öğrenciler siyah giysilerleydi, erkekler siyah papyon ve siyah kostümlü. Sahneye, kız öğrenciler, sınıf arkadaşları erkeklerin koluna girerek yürüdüler. Çağdaş bir görüntüydü.

Bu güzellikleri izlerken, Güneydoğu’da teröristler tarafından okulları yakılan, hocaları memleketlerine gönderilen, eğitimden mahrum bırakılan çocukları da düşündüm. İçim cız etti.

Ödülü alan öğrenciler arasında birinin benim için özel yeri var.

Ailesi olmayan Kongolu siyahi bir kız çocuğu Saint Pulcherie de bedelsiz eğitim alıyor, bakılıyor.

Onun ikincilik kazanan yapıtı sanki ruhunun dışa vurumuydu.


Astroloji
©Copyright 2016 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.