Efsanevi aşkın mektupları

Amerikan dergisi Vanity Fair temmuz sayısında, Elizabeth Taylor-Richard Burton aşkını anlatan bir kitaptan bölümler yayımlıyor. Burton’ın Taylor’a yazdığı bazı aşk mektupları da bu kitapta ilk kez kamuoyu karşısına çıktı


Efsanevi aşkın mektuplarıEfsanevi aşkın mektupları

(Derleyen: Bade Gürleyen)

Skandallarla başlayıp acı dolu biten, dillere destan bir aşkları vardı Hollywood çifti Elizabeth Taylor ile Richard Burton’ın. İlişkileri 1963 yılında başrol oynadıkları “Kleopatra” filminde başladı ve aynı yıl yine birlikte rol aldıkları “The V.I.Ps” adlı filmin setinde ortaya çıktı. İlişkileri başladığında her ikisi de evliydi. Çift Mart 1964’te evlendi. Kavga gürültü, alkol, mücevher, mal mülk, özel uçaklar bu ilişkiye damgasını vurdu. Özellikle Burton’un Taylor’a 40’ıncı yaş gününde hediye ettiği 69,42 karatlık 1,1 milyon dolar değerindeki elmas kolye ile evlilik hediyesi olan Meksika Puerto Vallarte’deki Casa Kimberley isimli villa akıllardan çıkmadı. 1974’te boşanan çift, 1975’te tekrar evlenip bir yıl sonra yine ayrıldı. Richard Burton ise 1984’te hayatını kaybetti.
Şu sıralar ise Sam Kashner ile Nancy Schoenberger’in bu efsane aşkla ilgili yazdığı “Furious Love: Elizabeth Taylor, Richard Burton and the Marriage of the Century” (Fırtınalı Aşk: Elizabeth Taylor, Richard Burton ve Yüzyılın Evliliği) adlı kitapları çok konuşuluyor. Burton’ın menekşe gözlü Taylor’a yazdığı ve bugüne kadar kimsenin görmediği, bilmediği, okumadığı mektuplar yer alıyor. Elizabeth-Richard aşkını son sayısının kapağına taşıyan Vanity Fair dergisi bu mektupları okurlarıyla paylaşıyor. İşte mektuplardan en çarpıcı satırlar ve efsanevi aşkın perde arkası...




“Sensiz çok çok çok garip, acayip, tuhaf ve sevimsizim”
(Burton’ın 30 Haziran 1970’te Beverly Crest Hotel’den yazdığı mektup. Bu mektupta Taylor’ı “şarap tadında bir havası olan” Meksika’ya gelmesi için ikna etmeye çalışıyor)
“Sevgili Scrupelshrumpilstilskin (Burton’ın Taylor’a taktığı lakaplardan biri)... Seni seviyorum ve seni tahmin ettiğinden de çok özlüyorum. Palm Springs’den sadece 100 mil uzaklıktayım. İnsanlardan tamamen soyutlanmış bir otelde kalıyorum, polis her yeri koruma altına almış durumda. Aslında buralarda bir tepeye güzel bir ev yaptırmak ve burada yaşamak isterdim. Buralar çok güzel. Palm Springs gibi bir iklim var, üstelik deniz de ayaklar altında. Neden gelip beni ziyaret etmiyorsun? Birlikte çok güzel vakit geçiririz... Seni seviyorum. Buralarda sensiz çok çok çok garip, acayip, tuhaf ve sevimsizim. Seni milyonlarca kez öpüyor ve kucaklıyorum... Yatak çok büyük!”


“Seni çok özlüyorum; dünyanın en çekici kadınısın”
(Taylor ve Burton birlikte rol almadıkları da pek çok film çekti. Ancak birbirlerinin rol arkadaşlarını kıskandıkları için birbirlerini sette yalnız bırakmazlardı. Burton o dönem içkiye çok düşküdü. Taylor’ın “X,Y, Zee” filminin çekim programının arkasına şu satırları yazdı)
“Sevgili Twit Twaddle... Çok titriyorum. Stüdyoya gelirsem ölürüm herhalde. Hiç gücüm yok, ateşim var ve titriyorum. Lütfen bu gece buraya gel. Maalesef bir kadeh içtim ama sen akşam eve gelene kadar içmeyeceğim. Lütfen erken gelmeye çalış. Seni çok seviyorum, görmek de istiyorum ama seni utandırmak da istemem. Seni çok özlüyorum. Dünyanın en çekici, her erkeğin arzulayacağı kadınısın. Sakın unutma: Öpüşürken dudaklarını açma ya da nefes nefese kalacak şekilde heyecanlanma falan filan... Yoksa koşa koşa stüdyoya gelirim. seni seviyorum benim minik ‘Twitch’im...”

“Öğleden sonra benimle sevişmek ister misin?”
(Taylor, Burton’ın alkol bağımlılığı ve kıskançlığından sıkılmaya başlamıştı ancak yine de aralarında bir cinsel çekim vardı. Burton’ın
27 Aralık 1973’te Taylor’a yazdığı mektupta, Taylor’ın kendisine Noel’de hediye ettiği dolmakalem için teşekkür ediyor)
“Sıradan bir kadın olmadığın çok belli. Tıpkı bu kalem gibi sen de farklısın. Tıpkı bu özel kalem gibi sen de ağır ancak aynı zamanda da ‘hafifsin’. O yüzdeki ifade nasıl da arzu dolu bir ifade alıyor? Nefesler nasıl tutuluyor? Her erkeğin kadınında görmek istediği o hayvani, vahşi taraf nasıl da ortaya çıkıyor? Tıpkı dolmakalemin bedeninin en derinlerinden bir anda fışkıran mürekkep gibi... Öğleden sonra benimle sevişmek ister misin?... R.B.”

“Sen bu dünyada yaşamaya değer tek şeysin”
(1973 baharında çift İtalya’ya gitti. Burton “Massacre in Rome”, Taylor ise “Ash Wednesday” filminin çekimlerindeydi. Ayrılıklarını ilan etmeden birkaç ay önce Burton otelde yan odada yatan Taylor’a şu mektubu yazdı)
“Benim sevgili uyuyan bebeğim... Seni hâlâ kırılmaması gereken, masum bir varlık olarak görüyorum. Bugüne kadar kadınlara hep kötü davrandım, onları aşağıladım. Ama sen başkasın. Sana da kötü davranmaya çalıştım ama olmadı. Gerçekten âşık olduğumu fark ediyorum. Kibirli yapımdan dolayı aslında ‘aşk fikrine’ inanmakta zorlanıyorum. Kendime ‘Aşk yok’ diyorum. ‘Arzu, tutku, şehvet, kıskançlık var ama saçmasapan bir şey olan aşk yok’ diyorum. Aşkı kim icat etti? Zavallı beynimi çalıştırıyorum ama bu sorulara yanıt bulamıyorum. Ancak şunu biliyorum. Sen bu dünyada yaşamaya değer tek şeysin... Seni seven Rich...”

“Seni büyük bir tutku ve pişmanlıkla özleyeceğim”
(Evlilikleri bitiyor. Burton, 25 Haziran 1973’te Los Angeles’teki Beverly Hills Hotel’de ağır içkiliyken şu mektubu yazıyor)
“Sonunda gittin! Terk edilmeye hiç alışkın değilim. Bir yandan da daha önce terk edilmememe şaşıyorum. Senin mutlu olmanı ve başka birini bulduğunda onun sana iyi davranmasını istiyorum. İyi davranmazsa çekiçle üzerine yürürüm. Gözüm hep üzerinde olacak. Hanımefendiliğini asla kaybetme. Seni büyük bir tutku ve pişmanlıkla özleyeceğim... Senden sonra başka hiçbir kadınla ilişkim olmayacağından emin olabilirsin. Kendimi işe vereceğim. Ayrılacağımızın duyurusunu da sen yap. Ben bu mektup dışında ayrılıkla ilgili tek bir söz etmeyeceğim, tek bir kelime yazmayacağım. Kendine iyi bak. Seni seviyorum. Dünyanın en iyi aktrisi olduğunu asla unutma...”
“Sana biri zarar verirse bana hemen haber ver, ses hızından da hızlı gelirim yanına”

(Ayrıldıktan sonra Burton’ın Long
Island’dan yazdığı ve Taylor’a çok ihtiyacı olduğunu anlatan mektup)

“Seni çok seviyorum, tatlı kadın. Sana biri zarar verirse bana hemen haber ver, ses hızından da hızlı gelirim yanına. Seni çok sevdiğimi ancak sana çok kötü davrandığımı da biliyorsun. Birbirimizi sürekli yanlış anladık. Farklı dünyalarda yaşıyoruz. Bana Venüs kadar uzaksın, benim ise her şeye kulaklarım kapalı, sağırım. Lütfen bana geri dön.”

“Sonsuza dek senin ateşinle yanacağım”
(Burton, Taylor’dan ayrıldığı için acı
çekiyordu. Venedik’ten şu satırları yazdı)

“Bizimle ilgili gerçekleri yazmamı istiyordun. Gururumdan dolayı acı çekiyorum. Tanrı beni sonsuza dek cezalandırdı, senin ateşinle yanacağım. Yanımda olsan da olmasan da bu aşk hiç bitmeyecek.”
(Ayrıldıktan sonra Burton’ın Roma’dan yazdığı ve Taylor’a kendini öldüreceğini söylediği mektup)
“Sana tapıyorum. Sensiz yaşayamıyorum. Bana geri dönmezsen kendimi öldürürüm. Çünkü benim için sensiz bir hayat yok. Kayboldum, yalnızım, aptallaştım.”

Milliyet iPhone uygulaması yenilendi.
Daha hızlı, daha canlı, en güncel! Yenilenen Milliyet.com.tr iPhone uygulamasını hemen indir!
iPad’i unutmadık!
iPad’inize özel Milliyet.com.tr uygulamasını ücretsiz indirmek için tıklayın.



Yorum Yaz
20Yorum Başlığı:420Yorum:
Foto Galeri
En yeni fotoğraf galerileri ...