Başın öne eğilmesin

Başın öne eğilmesin

Başın öne eğilmesin

Göztepe, Spor Toto Süper Lig’in ikinci yarısında fikstür dezavantajıyla üç haftayı puansız kapattı. Zor günler yaşayan ve alt sıralardan kurtulmak isteyen rakibi Fenerbahçe’ye de boyun eğen sarı kırmızılıları değerlendiren usta kalemlerimiz, “Geride 14 hafta daha var. Bu takım ayağa kalkacak” dedi.

Bülent Buda: Fenerbahçe sezonun en iyi değil, en iştahlı topunu oynadı. İlk gol erken geldi. İkinci yarının hemen başı Jerome’nin kırmızısı talihsizlik. İlk yarıda Göztepe pozisyon üretiminden çok geride kaldı. İkinci yarıda oyuna coşkulu giriş yaptılar, 10 kişi kaldılar, ezilmediler. Bastılar lakin ikinci gole gelince çıkış yolu bütünüyle kapandı. Öyle bir görüntü oluştu ki gün sanki Göztepe ile birlikte değildi. Fener karşısında ezildiklerini, çaresiz kaldıklarını söyleyemeyiz. Yarışmanın dışına düşmediler. 88. dakikada Gassama’nın öyle coşkulu ve tutkulu bir koşusu vardı ki çok şey anlatıyordu. Takım diriydi. Atak yediler fakat karşı ataktan da vazgeçmediler. Takımın kendine gelmesi için esaslı bir galibiyete gereksinimi var. Futbolcular da bunun farkında. Onlar iyi bir takım. Ayıplanacak, başlarını öne eğecek bir durum yok. Tekrar olacak ama maç kazanmanın da acil durum olduğunu vurgulamalıyız.

Fatih Tanfer: Zorlu fikstrün getirdiği dezavantaj; iki maçta iki mağlubiyet, üçüncü maç Fenerbahçe. Yıllar sonra şampiyonluk yarışı değil, can derdinde olan bir Fenerbahçe. Bunlarda fikstürden sonra Göztepe’nin şanssızlığı. Göztepe’nin Fenerbahçe karşısında daha etkili bir oyun oynamasını beklerdim. İlk yarıda Alparslan’ın auta giden kafası haricinde etkili bir atağı yok. Erken golü yemesine rağmen yine maça tutundu. İkinci yarı daha umutlu ve daha iyi başlangıç yapmıştı. Ancak Jerome’nin oyundan atılması takım adına kötü oldu. Kendisi üzerine büyük bir baskı kuran Fenarbahçe’ye karşı bir de on kişi kalmak elbette kolay değil. Göztepe’de beni mutsuzluğa sevkeden bildiğimiz, mücadele gücü ve dinamizmi yoktu. Sonuçta üç maç ve puan yok. Göztepe’yi sevenlerde bir korku ve telaşın arttığını da görüyorum. Bunun bir geçiş dönemi olduğuna inanıyorum. Göztepe’nin ne kadar güçlü bir takım olduğunu gördük, biliyoruz. Orta sahanın etkili ve hızlı pas trafiğini de biliyoruz. Pazar günü 16.00’da Alanyaspor maçının önemini iyi bilerek agresif, canlı ve önemlisi coşkulu bir Göztepe görmek istiyoruz.

Mehmet Demirtaş: Zor günler geçiren ve geçtiğimiz hafta Malatyaspor karşısında üç puan alan Fenerbahçe’nin oyuna moralli başlayacağı belliydi. Ancak özellikle fikstür dezavantajı yaşayan Göztepe’nin de bu kadar kolay teslim olacağını hiçbirimiz beklemiyordu. Karşılaşmanın ilk yarısında görülen sarı kartların çokluğu kırmızı kartın sinyalini vermişti. Golcü sıkıntısı yaşayan sarı kırmızılı ekip de bal yapmayan arı Jerome takımını 10 kişi bırakması da büyük hataydı. Mecburi değişiklik sonrası Alparslan’ın yerine giren Deniz sonrası Fenerbahçe orta alanı çok rahat geçmeye başladı. Göztepe’nin gol arayışlarında aksatılan bölgeler sonucunda kalesinde de golü gördü. Uzun lafın kısası Göztepe’de bazı oyuncular ın artık bireysellikten çıkıp takım oyununa bir an evvel dönmesi öncelik olmalı. Şimdi ayağa kalkma zamanı.

Akigo’da şanssızlığın böylesi

Bülent Buda: İnsan için en berbat duygu çaresizliktir. Akhisar teknik birimi şu sıralar bu duyguyu yaşıyor. Orta alandan stoper, hücumcudan bek yaratmaya çalışıyorlar. Alanda ne olup bittiğinin farkına varamadan iki farklı geriye düştüler. Karşılarında lider. İçinde bulundukları koşullar, ‘Su sıcak, sabun komili’. Özellikle ikinci yarıda müthiş çabası var futbolcuların. Haliyle gol gelmedikçede arka taraftaki güvenlikten vazgeçtiler. O tempoda gol atmaları beklenirken gol yediler. Alandaki futbol kalitesinin karşılığı değil bu skor. Akhisar, sorunlu ve tahilsiz günlerden geçiyor.

Fatih Tanfer: 90+3 köşemizi takip edenler bilirler ki bizler yüreğini sahaya yansıtan futbol takımlarının her zaman yanındayız. Yıllardır yazıyoruz, başarı öyküsü üniversitelerde ders konusu olarak okutulabilir diye. İlk yarıda 2-0 mağlup duruma düştü, topa sahip olamadı, pozisyon üretemedi. İkinci yarı ise kimin lider, kimin de lig sonuncusu olduğunu dışarıdan gelen biri olsa karıştırabilirdi. Öylesine etkili, öylesine organizasyonlarda güçlüydü. Alınan sonuç sonrası Akhisarspor ligin dibine demir attı. Daha 14 maç kaldığına göre arada kullandığım ifadeyi bir kez daha kullanayım enseyi karartmaya gerek yok.

Mehmet Demirtaş: Bir tarafta milyon Euroluk yıldızlar topluluğu Başakşehir, diğer tarafta kendi yağıyla kavrulan ilçe takımı Akhisarspor. Her ne kadar Başakşehir ilk yarıyı 2-0 önde kapatsa da özellikle maçın ikinci yarısında muhteşem bir Akhisarspor izledik. Güçlü rakibine karşı iyi mücadele etti, pozisyonlar yarattı. Bu kadar soruna rağmen yeşil siyahlıların gösterdiği futbol alkışlanmalı ancak bir an evvel de çıkışa geçilmeli.

Geri sayım başladı

Bülent Buda: Bir uyarıyla başlayalım. Liderin karşısında oynayanlar mücadele eder, sertleşir. O nedenle fiziksel olduğu kadar takımın zihinsel olarak da hazır olması gerekiyor. Bırakın rakipler olayı tırmandırsın. Siz kenara çekilin, seyredin sükunetle. Hatay’da çok zorlu bir maç oynadılar. Özellikle ilk 45’de Hatay, Denizli’ye top oynatmadı. Çok iyi çalışmışlar yeşil siyahlıları. Yücel Hoca’nın böylesine bir karşı koyuşu ön görmemesi olanaksız. Bu durumda ezberlenmiş oyun planından farklı seçeneklere geçiş beklenirdi. Maçın ilk yarısında tek olgun atak yok. Tersine ikinci golü de yiyebilirlerdi. Hatay ilk 45’de kapasitesinin üzerinde bir efor sarf edince haliyle ikinci yarıda yorgun düştü. Denizli basmaya başladı ancak net pozisyon üretemedi. Pas geçişleri ile akışkan futbolunun uzağında kaldı. 90. dakikada gol, usta ile bitiricinin değerli bir sanat eseriydi.

Fatih Tanfer: Spor Toto 1. Lig çok zorlu ve güçlü takımlardan kurulu. Takımların kötü oynayıpta puanlar kazandığı maçlar olabilir. Lider Denizlispor’un Hatay deplasmanında 60 dakika en mahkum oynadığı maçtı. Kovalamak kolay, kaçmak zordur. Şimdi herkes liderin peşinde. Hatayspor, dersine iyi çalışmış. Hücumda Hüseyin, Caner, Hamza, Sinan çok etkiliydiler. Hızlı ataklar geliştirdiler. En önemlisi Denizli defansının arkasına dik toplarla oynadılar. Kaleci Stachowiak takımın maça tutunmasının nedeni oldu. Yapılan değişiklikler takımın düşünce yapısını değiştirdi. Hep ‘büyük usta’ diye tarif ettiğim Aissati öyle bir orta yaptı ki Kehinde adeta bazuka gibi bir kafa vuruşuyla beraberliği yakaladı. Amaç Süper Lig mi? Böylesine güçlü bir Hatay’dan alınan 1 puan büyük kazançtır. Bu hafta rakip Altınordu. Pazar günü Denizli’de seyrine doyum olmayacak bir maç bizleri bekliyor.

Mehmet Demirtaş: 11 haftadır yenilmezlik serisiyle liderlik koltuğunda oturan Denizlispor, Hatay deplasmanından altın değerinde 1 puanla döndü. Hatay deplasmanında özellikle ilk 45 dakikada sadece savunma yaparak rakibinin hızını kesmeye çalışan alışık olmadığımız bir Denizli seyrettik hedefe giden yollar elbette gül bahçelerinden geçmiyor. Kötü oynayıp kazanılan maçlar da futbolun doğasında var. Ancak oyuncuların da durumun ciddiyetine varmaları gerekiyor. Ziya bu hafta cezalı. Kaptan Mehmet Akyüz, Recep Niyaz, Kerem Can Akyüz, Abdülkerim, Deniz ve Alperen’de sınırda. Aman dikkat beyler. Bu haftaki rakip Altınordu. Müthiş maç bizi bekliyor.

Zirveye yakışacaklar

Bülent Buda: Sinan, Hasan, Berkay yaş almıyor, yaş veriyordur bu genç adamların içinde. Bazen aklımdan geçiyor; “Şu çocukların arasında ben de olsaydım”. Rakibini hafife almadan önemsemek, gelişmiş, eğitilmiş bilinç ürünüdür. İşi rastlantıya bırakmadan bütünüyle çalışmayla edinilmiş bilgileri kolektif oyunun ete kemeği bürünmüş halini gösteriye dönüştürüyorlar yeşil alanlarda. Beş farklı krampondan 6 gol. Çalışılmış, benimsenmiş, özümsenmiş yöntemlerin felsefelerin paylaşımcı bir anlayışla tabelaya rakam olarak yansıtılması. Çok mu abartılı oldu? Yahu hocam rakip de pek hafifti. Anlatmak istediğim de o. Önemsemezseniz o hafif rakip büyür, zorlar, sorun yaşatır. 6 golün hepsini tekrar tekrar izleyin hepsinde akışkanlık, hız, yorum, paylaşım, bitiricilik var. Biraz daha özenle izlerseniz atanların yanı sıra attıranların da becerilerine selamda durursunuz.

Başın öne eğilmesin

Fatih Tanfer: Altınordu karşısında Karabük ilk 15 dakikada dirençli bir oyun sergiledi. Ancak Altınordu ilk maçta düştüğü hataya düşmedi. Yüksek fizik kalitesi ve devamlılığı üst düzey olan bir takım olduğunu gösterdi. Bir de buna teknik özellikleri yüksek olan oyuncuları oyuna ağırlığını koyunca fark ortaya çıktı. 17 dakikada gelen 5 gol. Sonrası göze hoş gelen bir futbol. Oyun anlayışı ve bilgisi üst düzeyde olan futbolcular oyuna ağırlığını koydular. İkinci yarıda ise rakibe saygıdan da oyunu rölantiye aldılar ve maç 6-0 bitti. Yenilmezlik serisi 14 maça çıktı. Her futbolcu en iyi biçimde oynadı. Ancak kaleci Erce’nin ve Sinan’ın ilk düdükten itibaren ciddiyeti beni çok mutlu etti. Hücumda farklı pozisyonlarda oynayan oyuncularda Muhammet, Anıl, Murat, Sefa takıma güç katıyor. Berkay baharını yaşıyor. 9 takım Play Off mücadelesi veriyor. Yol haritasını belli edecek Altınordu’nun 4 önemli haftası başlıyor. İlk durak Denizli. Futbolun en üst düzeye çıkacağına inandığımız bir Ege Derbisi olacağına inanıyorum.

Mehmet Demirtaş: Genç Şeytanlar yenilmezlik serisini 14 maça çıkardı. Puanını 35 yaptı ve zirveye göz kırptı. Altınordu zor bir sezon yaşayan rakibini 6 gol atarak çok kolay geçti. İlk yarıda 5 gol atıp işi bitiren gençler, rakiplerine olan saygıdan olsa gerek ikinci yarıda sadece 1 gol atarak perdeyi kapattılar. Bu haftaki rakip lider Denizlispor. Heyecanı ve seyir zevki yüksek bir maç bizleri bekliyor. Her ne kadar Başkan Seyit Mehmet Özkan için Süper Lig erken gelse de Hüseyin Hoca ve öğrencilerinin bu sene Süper Lig’i çok arzuladıkları gözden kaçmıyor. Yolları açık olsun..

İyi ki penaltı var!

Bülent Buda: Altay, ilk dikine hızlı atağını 15. dakikada Tatos ile yapabildi. 21. dakikada da Kappel’in bireysel bir girişimi var ama sonuç yok. Peki bu dakikalara kadar ne oldu? Ağır, izleyeni esneten bir futbol. Oyun 22. dakikada hareketlendi. 29. dakikada Altay yüklenirken topu kaptırdı bir karşı ataklada eksik yakalanarak golü yediler. 33. dakikada penaltı kazandı. (Her hakem o düdüğü çalmaz) İbrahim’de topu direğe nişanladı. İkinci yarıda konuk İstanbul’un 4 hızlı karşı atağı var. Altay savunması yine eksik yakalanıyor ve yalpalıyor. 80. dakikada ikinci penaltı Tatos’un vuruşuyla gelen bir puan. Altay, tempolu, etkili, akışkan bir futbolu uygulayamıyor. Pozisyon üretemiyor, tersine pozisyon veriyor. Oynadıkları futbolun kalitesi 3 puanlık değildi. Marco’nun yokluğu oyunun bütününde derinden duyumsandı. Bu çok tehlikeli! Takımın çoğunluğu oynadıkları lig koşullarının uzağında bir yerdeler. Ya enerjileri ya da yaratıcı özellikleri yetersiz.

Fatih Tanfer: Futbol takım oyunudur. Elbette yetenekli oyuncular takımlarının başarılı sonuç almasında büyük etkendir. Ancak İstanbulspor karşısında gördük ki Altay golcü oyuncusu Marco’nun yokluğunu hissetti. İbrahim Akın’ın penaltıyı kaçırması büyük şansızlıktı. Sait Hoca yeni başladı. En yakın sürede eksikleri tespit edip takımını yükselişe geçirecektir.

Mehmet Demirtaş: İki yıl üst üste şampiyonluktan sonra gelen TFF 1. Lig’in ciddiyeti 19. haftada anlaşıldı ve takım Sait Hoca’ya emanet edildi. Hoca’nın elinde sihirli değnek yok. Kurulan kadroda ortada. Marco’nun yokluğu derinden hissedildi. Kale, savunma ve orta saha evlere şenlik. Altay’ın ligde kalması büyük başarı.

Oynadılar kaybettiler

Bülent Buda: Bu nasıl iştir? Haftalardır yenilgi yüzü görmeyen Osmanlı’nın maçın bütününde neredeyse tek bir net pozisyonu yok. Yedikleri golü Balıkesir bir biçimde ikram etti. Oyunda baskın ve arayışlarından vazgeçmeyen taraf Balıkesir’di. Sorunun kara mizah yanı alandaki 11 ile kulübedeki hamle yetersizliğiydi. Yeri gelmişken Giray Hoca hem bu yetersizlikten yakınıyor ki haklı iki haftadır da değişmeyen bir biçimde Foxi dışarı, Muhammed içeri yapıyor. Bence Foxi o dakikalarda dışarı alınacak kadar kötü oynamıyordu. Sonuç olarak Osmanlı karşısında yenilgiyi değil galibiyeti hak ettiler. Tüm sorunlara karşın futbolcuların sergilediği iştahlı coşkulu futbol ancak tebrik edilir. Çok yazık oldu üzüldüm.

Fatih Tanfer: Balıkesirspor’un deplasmanda Osmanlıspor karşısında oynadığı oyunun karşılığı bu sonuç olmamalıydı. Doğru oynadı. Ama bazen futbolda bu oyun şekli yetmiyor. İlk yarıda Cumaali’nin direkten dönen şutu büyük şanssızlıktı. Yenilen gol sonrası ikinci yarıda Nizamettin iki şutu ile tehlike yarattı. Foxi’nin kaleciden dönen şutu kaçırması da ayrı bir handikaptı. En azından bir puan rahatlıkla gelebilirdi. Balıkesirspor şuan 11. sırada, puanı 26. Ne yukarıyla işi var ne de aşağılarla ilgisini kesmek için bu hafta evinde Elazığspor’u yenmek zorunda. Gelecek günlerin neler getireceği belli olmaz.
Aman dikkat.

Bakan Akar'dan S-400 açıklamasıMilli Savunma Bakanı Hulusi Akar bütçe görüşmeleri kapsamında TBMM Genel Kurulu'ndan konuştu.
11 Aralık 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber