Beto öncesi ve sonrası

Beto’nun, ceza sahası dışında topa eliyle müdahale etmesiyle kırmızı kart görmesi sonucu, 10 kişi kalan ve yenik duruma düştüğü Gazişehir deplasmanından beraberlikle dönen Göztepe’yi değerlendiren usta kalemlerimiz, ‘Gazişehir kaçtı, Göz Göz yakaladı. Altın değerinde 1 puan kazandılar’ dedi

Beto öncesi ve sonrası

Bülent Buda: Beto öncesi, Beto sonrası. Yaşamsal savrulmalar. 10 kişi kalabilirsiniz. Ama Beto çıkıyorsa yandı keten helva demektir olay. Beto öncesinde düzenli olarak güvenle bastı Göztepe rakibinin üzerine. Sadece gol çıkarmada yetersiz kaldı. Bu arada gerçekci olalım Antep’in sayılmayan golü münakaşaya açıktı. İlk 23 dakikada Göztepe’nin gol isteği ağır basan girişimleri var. Gazişehir’in ilk etkili atağı 28. dakikadaydı. 45. dakikada günün iyilerinden Serdar, topu Jerome ile buluşturabilse başka şeyler konuşabilirdik. 47. dakikada Berkan’ın kusursuz bir engellemesi var. 50. dakikada Beto’nun 58. dakikada da Göktuğ’un ve takımın dramı var. Pes etmeyen, aslanlar gibi basan sarı kırmızılı formalılar. 82. dakikaya kadar karşılıklı kaçan goller. O dakikada Berkan’ın uzak mesafe sol çaprazdan Günay’ı akıl, beceri, teknik yüklü bir vuruşla avlayışı. Uzatmalar dahil 15 dakika geriye yaslanan Göztepe. Bunalımlı bir süreç. Neyseki atlatıldı. Bu koşullarda 1 puan Göztepe için şamda kayısı.

Fatih Tanfer: l Her iki takımda maça dikkatli ve dengeli bir oyun tarzıyla başladı. l Göztepe’de ilk yarı savunma hattı ve orta alan birbirine yakındı. Gazişehir merkezden gelemeyecince oyunu kanatlara yönlendirdi ve 17 numaralı Oğuz’la ataklar geliştirdi. İlk yarı Göztepe’nin arzuladığı gibi golsüz eşitlikle bitti. l Maçın 50. dakikasında Beto’nun zamanlama hatasıyla Göztepe 10 kişi kaldı. Kaleye Göktuğ geçti. Gazişehir Güray’ın vuruşunda Göktuğ’un hatasıyla 1-0 öne geçti. 10 kişi kalan Göztepe ve yüksek baskı ile hücumda çok etkili olan bir Gazişehir. Göztepe’ye yoğun bir baskı yaptı. Savunmada başta Alpaslan ve Titi ile iyi direndi. Orta alanda Soner ve Mossoro pas oyunu yaparken, Castro her zamanki gibi üretken ve rakibinin oyununu bozmaya çalıştı. l Futbol böyle birşeydir. Hiç bir zaman oyundan kopmayacaksın. Ayrıca atamayana atarlar kuralıda devreye girdi ve Berkan Göztepe’nin beraberlik golünü attı. Göztepe gol sonrası psikolojik olarak güçlendi, direndi. Ancak Gazişehir’de inanılmaz gol fırsatlarını cömertçe harcadı. Göztepe sezon başından beri iki gol attı iki golü de defans oyuncularından geldi. Umarım bu haftadan itibaren golcüler suskunluğunu bozar. Göztepe adına güzel olan 10 kişi kalmasına rağmen maçtan kopmaması. İnançla oynadı ve bir puanı kazandı.

Mehmet Demirtaş: Beto’nun bilgi birikim, tecrübesi ve takıma pozitif anlamda katkısına lafımız yok ancak özellikle bu sezon çok fazla özgüvenli ve hata yapmaya çok müsait bir tavır sergiliyor, daha önceden önlem alınıp uyarılması gerekliydi. Yönetimin sezon öncesi kendilerine önerilen kaleci transferi tekliflerini de devrearası tekrardan gözden geçirmesi gerekiyor. Şuan için Beto’nun alternatifi maalesef yok. Uzun maratonda çok daha fazla sıkıntı yaşanılacak. Ne yazık ki yine hakem hataları bu maçtada önümüze çıktı. Göztepe iki haftadır 11 kişi kazanamadığı puanları 10 kişi ile kazanmayı alışkanlık haline döndürdü. Berkan’ın muhteşem golü şapka çıkartılacak derecede. Ancak gollerin savunma hattından gelmesi ise düşündürücü. Golcülerin artık kendilerine verilen formanın hakkını bilerek ve benimseyerek vermelerinin zamanı geldi de geçiyor bile.

Atamayana atarlar

Bülent Buda: Denizli’nin boğucu sıcağında hatalı saptanmış maç saati. Bu olumsuzluk iki takımıda etkiledi. Aşırı sıcakta aşırı pozisyonlu bir oyun. İki takım arasında gol kaçırma yarışı vardı sanki. Yukatel Denizli, kendi alanında ikinci yenilgisini aldı. Oyunun ilk yarısında Rodallega maçı koparabilirdi. Net pozisyonlarda vuruşları yeterli sertlikte olmayınca kalesinde Fatih büyüdü o süreçte. Kasımpaşa’nın da gol pozisyonu sayısı Denizli’den aşağı değildi. Hele öne geçtikten sonra oyuna sonradan katılan Kasımpaşalı Özgür Çelik’le 3 net pozisyonu gole dönüştüremediler. Savunma göbeği sıkıntılıydı Denizli’nin bu maçta. Orta sahayıda rahat geçti konuk takım. Böyle bir günde rakibe verilen gol pozisyonu sayısı biraz değil bayağı fazlaydı. Telaşla bir ara doldur boşalt oyununa yöneldi Denizli. İlkel bir davranış bu. Her şey açık ortada görülüyor. Önlemini almak teknik birimin işi. Sorunun farkına varmakta futbolcuların.

Fatih Tanfer: Denizlispor, deplasmandaki Kayserispor karşısında özellikle ikinci yarıdaki oyunundan büyük keyif almıştım. Orada Kayserispor kalecisi Lunk ile Rodallega’nın karşılıklık düellosu vardı. Bu hafta evindeki Kasımpaşa maçında roller değişti kalede Fatih vardı. Denizlispor’da ise yine inanılmaz golleri kaçıran Rodallega izledik. Pozisyona girme ve golcülük özellikleri açısından Rodallega gerçekten mükemmel bir oyuncu. Ancak iki haftadır atamadıkları maalesef Denizlispor’u olumsuz etkiliyor. Devre biterken durum 3-0 Denizlispor’un lehine olabilirdi. İkinci yarıda ise takımın savunmasındaki büyük zaafiyetler ortaya çıktı. İşte yenilen gol inanılmaz hatalar zincirinin sonrası. Dar ve yakın oynayan Kasımpaşa savunmasına karşın çözüm üretemediler. 72. dakikada oyuna giren Kasımpaşa’da Özgür Çelik, net 3 golü kaçırmasa bugün büyük bir hezimetten söz ediyor olacaktık. Buna bir iş kazası diyelim. Denizlispor’un sert, fizik gücüne dayalı oyun anlayışını geliştirmesiyle birlikte özlenen Denizlispor’u izleyeceğimize inanıyorum. Çünkü o müthiş seyirci üzülmemeli.

Mehmet Demirtaş: Geçtiğimiz sezondan kalan evinde maç kazanamama alışkanlığı yeniden gündeme geldi Denizlispor’un. Buna ivedilikle çözüm bulunması gerekiyor. Denizlispor çok rahat 3 puana ulaşabileceği karşılaşmadan hovardaca harcanan gol pozisyonları yüzünden maalesef yenilgi ile ayrıldı. Yücel Hoca’nın bilgi birikimine ve geçtiğimiz sezon yaptıklarını göz ardı edemeyiz ancak takımda rotasyona ihtiyaç olduğu da bir gerçek. Recep Niyaz ve Olcay’ın oyuna katılması biraz geçikti sanki. Rodallega’nın talihsizliklerini sonlandırması veya Mehmet Akyüz’ün küstürülmeden ilk 11’e dahil edilmesi gerekli gibi görünüyor.

Lider Akigo’ya selam olsun

Bülent Buda: Lokum gibi bir ilk yarı. Akhisar’ın uyanık top kapanları, bitirici vuruşları yapan ustaları. İlk iki golde Rotman’ın payı büyük. Cikalleshi’nin forması 37 numara ama kendisi tam bir 9 numara. İstanbul’da Vefa Stadı’nda Karagümrük karşısında 3 farkla öne geçen ilk takım olmalı Akhisar. Adı Vefa’dır ama stat Karagümrükte’dir. Karagümrük mabet olarak bildiği o sahada yenilgiyi asla kabul etmez, sindiremez. İlk yarının bitimine saniyeler kala Karagümrük’ten Eric Saba’nın golü muhteşemdi. 69. dakikada ikinci gol ile Karagümrük iyiden iyiye umutlandı. İkinci gol savunma göbeğinden geliyor. Rotman orada. Alperen ile Cocalic nerede? Karagümrük ikinci golü atınca oyunun bitimine epey vardı. Acabalar, dolaşıma çıktı beynimizin kıvrımında. 82. dakikada Musa Nizam’ın gollük girişimi var. Olsa derin bir soluk. Neyse sonunda bitti maç. Akhisar lider. Altı haftanın sonunda ve sonuna kadar ligin.

Fatih Tanfer: Ligin en güçlü takımlarından olan Fatih Karagümrük karşısında Akhisar maça adeta fırtına gibi başladı. Mehmet Altıparmak rakibini iyi analiz etmiş. Defans merkezindeki zaaflardan yararlanmayı planlamış, 18 ve 37. dakikalar arasında atılan 3 golle ne kadar doğru tespitler yapıldığını gördük. Karagümrük öyle bir baskı yaptı ki önce orta alanı düştü sonradan kalesinde pozisyonlar ve yenilen gol 3-2 sonrası stresli dakikalar. Yapılan oyuncu değişiklikleri sonrası orta alan daha enerjik bir hale dönüştü. Gökhan ve defans direndi sonuçta 3-2 galip gelerek lider oldu. Böylesine güçlü bir takımdan alınan 3 puan inanılmaz önemli. Akhisar adına büyük bir avantaj. Ancak Mehmet hocanın 3-0 öne geçtikten sonraki futbol anlamındaki düşüşün sebeplerini tespit edip çözümünü de bulacağına inanıyorum.

Mehmet Demirtaş: Bana göre haftanın takımı Akhisarspor. Fatih Karagümrük’ü İstanbul’da 3-2 yenen Akhisar hem rakibine ligdeki ilk yenilgisini tattırdı hem de bu galibiyetle 13 puanla zirveye yerleşti. Gerçekten hem Mehmet hoca hem de öğrencileri alkışı sonuna kadar hak ediyor. Zirve güzeldir ancak orada devamlılık en güzelidir.

Dönüşün hikâyesini ATAKAN YAZDI

Bülent Buda: İki takımın oyuncularına da teşekkürler. Altınordu’nun 2 farklı yenilgiden geriye dönüşü muhteşemdi. O geriye dönüşün hikâyesini de Atakan yazdı. Gecenin ışıldayan yıldızıydı. Attığı gol ile attırdığı gol birinci sınıf. Penaltıda Volkan, Kerim’in çelmesiyle düştüğünde cezaalanının içinde miydi dışında mıydı? Şimdi bu geriye dönüş güzel. Peki iki olan farkı daha da açabilir miydi konuk takım? Bence açabilirdi. Demirspor çok gol pozisyonuna girdi Altınordu kalesi önünde. Ufuk Budak, ikinci maçında daha iyiydi. Talihsizliği Adana Demirspor’un en hızlı futbolcusunun karşısında olmasıydı. Yasin Ozan’ın gol siftahı da iyi oldu. Hem kendine hem takıma. Altınordu’nun istikrarlı üretken bir 9 numaraya gereksinimi var. Gerçekten yüksek tempoda, hızlı geçiş paslarıyla bol gol pozisyonuyla atılan ve kaçanlarla coşkulu bir futbol akşamı daha tamamlandı. Futbolcuları kutlamalıyız.

Fatih Tanfer: Altınordu, Adana Demirspor karşısında 2-0 mağlup duruma düştükten sonra tek kelimeyle muhteşem bir geri dönüş yaptı.
- Geçen hafta salı günü Spor Müdürüm Mehmet Demirtaş köşesinde TFF 1. Lig’de de VAR sisteminin gerekli olduğunu belirtmişti. Bu maçta da ne kadar doğru bir tespit olduğunu birkez daha gördük. Adana maçında Volkan nerede düşürüldü. İkinci golde Ravil’in çizgiden çıkardığı topun gol olarak verilmesi. Geçen hafta Altay’ın Keçiören’e attığı ancak verilmeyen golüne bakın birde Altınordu’ya verilen gole bakın. Gerçekten VAR bu heyecanlı lige lazım. l 2-0 sonrası Altınordu disiplinli bir oyun tarzını benimsedi. Hücumda hızlı ve efektif oynadı. Özellikle Atakan tüm atakların başlangıç noktasıydı. Bir gol attı bir deasist yaptı. Altınordu’nun en büyük avantajı özgüveniydi. 2-0 sonrası oynanan oyun büyük umut verdi. Altınordu adına doğru olan mücadeleci yapısı yanında kollektif oyun tarzınıda arttırınca hak ettiği 1 puanı aldı.

Menemenspor için çanlar çalıyor

Bülent Buda: Osmanlı, Menemen’in dişine göre değildi. Ama Menemen Osmanlı’nın tam dişine göreydi. Eşitlik ya da ondan sonrası öne geçme şansında değerli bir fırsat olan penaltıyı Taşkın, ne diye kendine özgü düzgün, sert vuruşu kullanmayıp özentiye yöneliyor. Oyunun ilk yarısında erken gole ulaşan Osmanlı ilk golü atan Beykan’ın gösteriye kaçan özentisiyle ilk yarıda farka ulaşırdı. İkinci yarıya eşitlik, belkide öne geçme isteğiyle tempolu, iştahlı giriş yapan, penaltı kaçıran, ardından ikinciyi yiyen yine de vazgeçmeyen Menemen niye ilk 45’de yoktu. Koskoca 45 dakikayı bozuk para gibi harcadılar. Menemen’in elindeki kadronun niteliği bu ligin gücüne direnir mi? İçinde kalır mı? Kuşkuluyum.

Fatih Tanfer: Sezon öncesi Menemen adına çok umutlanmıştık. Menemen bu ligde tehlike yaşamayacak diye düşünmüştük. Ancak geçen süreçte hayal kırıklığına uğradık. İzmir’de evinde kaybedilen 3 önemli maç. Menemenspor’daki bazı oyuncuların gücü ve performansı bu ligin altında. Önce bunu kabul edecekler. Bu sorunu aşmanın tek yolu takım oyununa sadık kalıp, çok koşup en önemlisi kompakt oynayıp rakiplere alan bırakmamak. Umarım Menemenspor bir an evvel toparlanır. Mehmet Demirtaş: Sezon öncesi ve 5 haftalık periyotta gözlemlediğimiz Menemenspor çok gel gitler yaşıyor. Geçtiğimiz haftalarda belirtmiştim Menemen’in sorunu hoca değildi. Kadro yapısı bu ligi taşıyacak güçte değil. Bana göre kafalar hala devam eden dava süreçlerinde. Kimse önünü göremiyor. Uzun lafın kısası Menemenspor’a gerçekten yazık oluyor. Bu bağlamda oyuncuların sadece saha içine odaklanması ilk öncelik olmalı.

Vazgeçmeyenler ordusu Altay

Bülent Buda: İlk 45’de tek kale oynayıp kalesinde iki gol görmek sevimsiz, yıkıcı bir duygu. Tam 45 dakika sayısız gittiler, pozisyon ürettiler karşı kalede. Adanaspor iki kez geldi iki gol kazandı iyi mi? Bu arada ıskalamadan vurgulamak gerekiyor. Leandrinho, bu denli kısa süreler için mi alındı? Sadece bir soru, merak! Marco iki golle açılışı yaptı nihayet. Özlemimizi giderdi. Putsila’nın golü birinci sınıftı. Aslında Putsila’nın kendiside birinci sınıf. Emre’nin idmanlarda duran top çalışmasına yoğunlaşması lazım. Özellikle ikinci golde sorunluydu. Altay takım olarak yarışmayı sürdürebilecek ve de zirveye tırmanabilecek kalitede. Haftalar hızla akıyor. Bundan böyle özellikle İzmir’de puan kaybına tahammül yok.

Fatih Tanfer: Geçtiğimiz hafta yazımızın sonunda Altay’ın bu ligin en iyi takımlarından biri olduğunu ifade etmiştik. Adanaspor maçı son saniyesine kadar tempo ve heyecan açısından müthiş bir atmosferde geçti. Önce mağlup duruma düştü, sonra kaleci Emre’nin hatasıyla yenilen goller ilk yarının sonuna doğru Putsila’nın golüyle beraberliğin sağlanışı ve sonrası İzmir futbolundan yakın tanıdığımız Veli’nin attığı gol. Altay, çabuk dikine ve uzun paslarla Adana alanına yerleşmesi ile yapılan değişiklikler ve sonrasında son saniyede Marco’nun penaltı golüyle kazanılan 1 puan. 3 puanla bu deplasmanda dönülse büyük bir avantaj olacaktı. Cuma günü Menemen Stadı’nda büyük bir maç bizi bekliyor. Altay, Bursaspor maçından mutlak 3 puanla ayrılması hedefine ulaşması için çok önemlidir.

Mehmet Demirtaş: Altay gerçekten bu ligde güçlü bir takım. En büyük eksikliği ise kalesinde yaşıyor. Devre arası yapılacak kaleci transferi Altay’ın gücüne güç katacaktır. Maalesef attığı kadar kalesinde gol görüyor. Bu hafta Bursaspor’la oynuyor. Rakip dişli, taraftarı da öyle. Siyah beyazlı camiaya cuma günü büyük iş düşüyor. Altaylıyım diyen herkesin Menemen Stadı’nı doldurması en büyük görevi. Bursa maçından alınacak galibiyet Altay’ın hedefi doğrultusunda büyük bir adım olacak. Sait hoca ile uçuşa geçen Altay’ın hata yapmayacağına inanıyorum.

Balıkesir’de inancın zaferi

Bülent Buda: Doğa’nın savunma arkasına ustaca gönderdiği Anıl’la buluşturduğu top. Anıl’ın önünü açıp yaptığı gollük vuruş, birinci sınıf. Balıkesir maçların ilk yarılarını akışkan, tempolu, pozisyon üreterek oynuyor. İlk yarının uzatmalarında gelen penaltıyı Foxi ağlara gönderiyor. Balıkesir’in iki farkla önde başladığı ikinci yarıdaki oyunu geçen haftaki İstanbulspor maçını anımsattı. İkinci yarıda geçtiler topun arkasına Giresun düzenli olarak geldi bastı. Pozisyonlar, çizgiden dönenler var. Söz gelimi Halil ile Odzic neyseki Giresun’un eskimiş ayakları çok becereli değildi.

Fatih Tanfer: Balıkesirspor, gücünü bilip oyun alanını iyi parselleyip rakip oyunculara alan bırakmıyor. İnanılmaz mücadele ediyor. Ve evinde 3. galibiyetini de aldı. Doğruyu konuşmak gerekirse kimse bu kadar puan toplayacağını da tahmin etmiyordu. Ancak futbolda maç sahada kazanılır. Ali Tandoğan’ın oyun anlayışındaki disiplinine ve devamlılığına inanılmaz bir biçimde uyuyorlar. Tüm takım koşuyor. Yapılan değişiklikler sonrası giren genç oyuncularında gösterdikleri performanslar. Kısacası Balıkesir’de takım oyunun önemini bir kez daha gördük. Tebrikler.

Egemen Bağış, Prag büyükelçiliği görevine başladıEski Avrupa Birliği (AB) Bakanı Egemen Bağış, Türkiye'nin Prag Büyükelçisi olarak görevine başladı.
14 Kasım 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber