Göztepe'de bedeli Bektaş ödedi!

Üst üste alınan kötü sonuçlar, Teknik Direktör Bayram Bektaş’ın istifasını getirdi. Usta kalemlerimiz, Bektaş’ın 15 haftalık görev süresini değerlendirdi: Oyuncu eksiği vardı, formsuz takımın cezasını o çekti, yolu açık olsun

Göztepe'de bedeli Bektaş ödedi!

Bülent Buda: Bu sayfayı oluşturmak için gazetede pazartesi günleri toplanıyoruz. Çarşamba günleri de yayımlanıyor. Göztepe son haftalarda kötü oynuyor, yeniliyor. Hakemler gibi yan faktörler de var ama takım iyi değil. Pazartesi sabahı gazeteleri erken okudum. Spor sayfasının manşetlerinde Bayram Bektaş’ın istifasını okuyunca çok üzüldüm. Yazdığım maç yorumunu yırttım. Duygusal bir davranış. Sezon başında ‘Bayram Bektaş, Göztepe’yi taşıyabilecek mi?’ diyenlere karşı çıkmıştım. Sevinçliydim. Düzgün karakterli, donanımlı, futbol adamlarının öncelikli olmasından yanayım. Alçakgönüllü, yüreklerinde insan sevgisi barındıran az sayıdaki ‘kardelen’ çiçeğinin korunmasını, esirgenmesini isterim, umut ederim. Olmuyor, acımasız, affedici olmayan, hoşgörü duygularını içinde barındırmayan toplumsal uçuruma hızla sürükleniyoruz.Bektaş gibi güzel insanları bu acımasızlığa karşı koruyamıyoruz. Aşırı mı duyarlıyım acaba? Oysa Bayram Bektaş daha çok genç, fırsatlar onu bekliyor.

Fatih Tanfer: Göztepe’nin deplasmanda oynadığı Sivas maçının sonrasında oluşan şartları değerlendirmekte yarar var. Çünkü alınan bu kötü sonuç sonrası Bayram Hoca görevini bıraktı. Bektaş, kaliteli ve düzgün bir insandı. Kendisinin de ifade ettiği gibi futbolda alınan sonuçlar esastır. Bayram Hoca’ya bundan sonraki yaşamında başarılar dileriz. Unutulmasın ki, Türk futbolunun şahsiyetli insanlara ihtiyacı var. Kemal Özdeş, Göztepe’de Teknik Direktör olarak göreve geldi. Başarılar dilerim. Umarım açılan bu yeni sayfanın Göztepe adına olumlu sonuçları oluşur. Göztepe Türk futbolu için yükselen bir değerdir. Çünkü Göztepe’nin doğru stratejileri ve en önemlisi sürdürülebilinir başarı için Mehmet Sepil ve arkadaşlarının kararlılığı var. Cuma akşamı Bursaspor maçıyla Kemal Özdeş görevine başlayacak. Doğru oynayan, coşkusu üst düzeyde olan bildiğimiz Göztepe ile bu haftadan itibaren inşallah tekrar buluşuruz.

Mehmet Demirtaş: Göztepe, maalesef hızla Süper Lig’de tehlikeli bölgeye yaklaşıyor. Oynadığı son 6 maçta sadece bir galibiyet alan, Göztepe’de fatura Bayram Bektaş’a kesildi. Başkan Mehmet Sepil, acil olarak Kemal Özdeş’i yerine getirdi. Futbolun dört ayağı var. Birincisi şüphesiz taraftar. İkincisi takım, yani futbolcular. Üçüncüsü idare, yani yönetim. Sonuncusu da teknik direktör. Bunların dördü bir arada olduğu ve işlerini bilerek ve severek yaptıklarında başarı ortaya çıkıyor. Herkesin bir görev tanımı var. Taraftarın takımı destek ve kulübü denetleme. Yönetimin sevk ve idare. Futbolcuların sahada kendilerinden beklenen en iyi perfomansı sergilemek. Teknik direktörün ise futbol bilgi ve deneyimlerini sahaya yansıtmak. Kısacası; kimse kimsenin alanına girmeden birbirine destek olmalı. Umut ediyorum ki bundan sonraki süreçte herkes kendi işini yapar. Süper Lig’de ikinci sezonunu yaşayan Göztepe muhteşem taraftarıyla coşkulu günlerine bir an evvel dönmesi dileğiyle. Kemal Özdeş’e başarılar diliyorum.

AKHİSAR, GÜCÜNÜN FARKINA VARDI

Göztepede bedeli Bektaş ödedi

Bülent Buda: Cihat Hoca’yı kutlarım. Takımı baskı altında oynarken, oyuna hamleyi iki hücumcuyla yaptı. Nedeni, Akhisar kalesi önünde yoğunlaşan oyunu karşı kaleye taşımak için. Ve de bu hamlelerin karşılığını aldı Akhisar. Önce Manu, ardından Regattin skor tabelasını hareketlendirip güzelleştirince sonucun tartışılacak yanı kalmadı. İkinci yarı topla oynama oranı 78-20 Fenerbahçe’nin lehine. Lakin konuk takımın bu da kaçmaz denilebilecek gol pozisyonu yoktu. Üç direk önünde Fatih dik duruyor, önündeki arkadaşları da kusursuz bir direnişle pozisyonlara, gole geçit vermiyordu. Akhisar’da takım olma duygusu, özgüven, yardımlaşma ve çok daha önemli değerli olan aidiyet duygusu gelişiyor. Takım olmak böyle bir şey.

Fatih Tanfer: Akhisarspor maç boyunca taktik disiplininden hiç kopmadı. Alan paylaşımında son derece başarılıydı. Top Fenerbahçe’ye geçtiği zaman çok enerji sarf edip topu kazanmasını bildi. Akhisar’ın oyun anlamındaki başarısında takım olarak herkes büyük bir gayret sarf etti. Ancak yüksek tekniği, iyi oyun görüşü ve yaratıcılığı ile Josué harika bir oyun kuruculuk görevini yerine getirdi. Orta alanda Sissokko, Onur, Serginho fiziksel temaslarda mücadele açısından çok iyidiler. En önemlisi takım halinde oyun iştahı çok yerindeydi. Savunmada kaleci Fatih’ten başlayıp Vrsajevic, Lopes, Caner ve Güray dörtlüsünün iradesi ve sürekliliği vardı. Kendi alanlarına yaslandıkları zamanda bile agresif ve canlı oyun anlayışlarında bir artış oldu. Fenerbahçe ikinci yarının başından itibaren etkili olunca o zaman devreye Cihat Hoca girdi. Oyuna önce Manu’yu sonra Regattin’i aldı. Tüm hatlarıyla Akhisar kalesine yüklenen Fenerbahçe’nin geride verebileceği boş alanların değerlendirmesine adına. Ve bu iki oyuncuda iki ve üçüncü golü attılar. 3 haftada evvel Regattin ve Manu’nun Akhisar adına çok önemli oyuncular olduğunu ifade etmiştik. Hayati önem taşıyan bu müsabakada Akhisar 3 puanı 3 golle aldı. Tebriği sonuna kadar hak ettiler. Düşme barajının da üstüne çıktılar.

Mehmet Demirtaş: 7 sezondur mücadele verdiği Süper Lig’de zor süreçler geçiren Akhisarspor düşme hattındaki en yakın rakibi Fenerbahçe karşısında adeta destan yazdı. Rakibinin de kendisi gibi sıkıntıları zamanlarında karşı karşıya gelen yeşil siyahlılar defansta Mustafa Yumlu’nun, hücumda da Seleznyov’un eksikliklerine rağmen mükemmel mücadele etti. Sahada adam ve alan paylaşımını çok iyi yaptılar. Cihat Hoca öğrencilerini iyi motive etmiş, iyi hazırlamış ve rakibini iyi analiz etmiş. Lopes kusursuzun ötesindeydi. Sissoko mükemmel bir ön libero. Josué orta sahayı iyi organize etti. Akhisarspor’da Bokila kendisine verilen şansı çok iyi değerlendirdi. Elvis Manu’nun attığı galibiyeti garantileyen ikinci gol de harikaydı. Akhisarspor, hakettiği, önemli bir galibiyet kazandı. Birkaç takviyeyle Akhisarspor yine Süper Ligi renklendirmeyi sürdürecektir. Kısaca ben Fenerbahçe karşısında mücadelesi, hırsı ve kazanma arzusuyla terinin son damlasına kadar mücadele eden Akhisar’ı çok beğendim.

BU FUTBOLLA OLMAZ!

Göztepede bedeli Bektaş ödedi

Bülent Buda: Furkan, Atakan, Hüsamettin, Kappel kulübede. Maça başlayan ilk 11’in seçimini yapanları kutlamalıyım. Oyun alanı tel tel dökülüyor, hamle dakikalarına bakarmısınız; 73, 77, 83. Büyük sabır. Biraz daha bekleseydiniz beyler. Maç bitseydi bari. Futbolun güzelliği içinde izleyene keyif veren etkili bir girişim, bir pozisyon, bireysel yaratıcılık ara ki bulasın. Oyun alanı emeklilik belgelerini bekleyen deneyimli kaynıyor. İçim acıyor. İzlediğim futbol, tanık olduğum görüntüler bütünüyle üçüncü sınıf. Bir Altay’lı arkadaşım Altınordu maçından sonra şöyle demişti, ‘Abi, Serkan ile Özgür önlü arkalı sol kanadı paylaşamazlar mı?’ Bir taraftar bunu akıl ediyor ama teknik adamlar görmüyor. Paraşütsüz iniş deniyor bu gidişe.

Fatih Tanfer: Altay’ın deplasmandaki rakibi Eskişehirspor sadece kendi alt yapısından yetişmiş ve yaşları en fazla 20 olan gençleriyle oynuyor. Çok koşan, mücadele eden, enerjik Eskişehir’in oyun tarzı Altay’ın Bülent Abim’in ifade ettiği gibi yaş ortalaması 30’ları geçen takımın düzenini bozdu. Savunma yine dengesiz ve hazırlıksız yakalandığı zamanlarda kalesinde büyük tehlikeler yaşadı. İbrahim Öztürk’ün geri pası ve Yasin’in geriye kafasıyla verdiği pasın gol olması gibi. Ne olursa olsun Altay çok koşmalarına ve enerjik olmalarına rağmen kapasite ve tecrübe farkından yararlanarak maçtan puan ve puanlarla ayrılması gerekirdi. Yazık oldu. Sezon başında kurduğu takımla alınan sonuçlar arasındaki ilişkiye baktığımız zaman gelinen nokta sadece hayal kırıklığı.

Mehmet Demirtaş: Altay, Eskişehir’de ne aradı ne buldu? İstenilen cevabı verdiğimizde maçın sonucunu da tanımlamış oluyoruz. Saha içinde her alanda eksiklerdi. Zorlandılar. Oyun kurmakta, defans yapmakta ve orta alanı kalabalık tutmada. Takım sanki bir şeyden etkilenmiş gibi. Kazanmayı da doğru oyun oynamayı da unuttular. Eskişehir’in böylesine zorlu ve kötü döneminde Altay onlara ilaç oldu da diyebiliriz. Ama Altay’a kim ilaç olacak?

ALTINORDU’DA SİSTEMİN ZAFERİ

Göztepede bedeli Bektaş ödedi

Bülent Buda: Berkay’ı yıllardır izlerim, böylesine muhteşem bir sol vuruşuna ilk kez tanıklık ettim. Yıllardır yakınmadan, karınca çalışkanlığında istikrarla üretmeye devam ediyor. Gol öncesi Kerim’in auto çıkmakta olan topu kazanmak için verdiği savaşım, her türlü övgüyü hak ediyor. Her hafta çevresine ışık saçarak daha çok parlıyor Kerim. Sağ çizgiden etkili top indirme ustası kim deseler düşünmeden Murat’ı gösteririm. Deniz Kılınç’ın oyuna katılır katılmaz düzgün, sert, köşeye giden bir sağ vuruşla tabelayı ikilemesi çok değerliydi. İki farka karşın Altınordu yüksek oranda top kaybıyla ve de azımsanmayacak sayıda baskı altında oynadı. Bir sözüm de sevgili Muhammet Mert’e olacak. Oynadığı takımın rakibini kışkırtmaya gereksinimi yok. Boşverin bu sevimsiz işlemleri. Bu ülkede zaten yeterince kirlilik var.

Fatih Tanfer: Altınordu Adanaspor karşısına önde baskı yaparak başladı. Savunma ile orta saha arasındaki bağlantıyı Berkay ve Alican’la iyi kurdu. Oyun planı doğruydu. Çünkü Adanaspor puan cetvelindeki yerinden çok daha üst sıraları hak eden güçlü bir takım. Berkay haftalar sonra ilk 11’de oynadı. Deniz Kılınç’da haftalar sonra oyuna girdi. Takımın iki jeneriklik golü de bu oyunculardan geldi. Demek ki Altınordu’da çalışan, oyun anlayışına ayak uyduran her futbolcu takımda yerini alabilir. Ben kişisel olarak defansın merkezindeki Sinan’a hayranım. Oynadığı oyunla ruhunu sahaya yansıtıyor. Gösterilen sarı kart yanlıştı ve deplasmandaki Bolu maçında eksikliğinin hissedileceğine inanıyorum.

Mehmet Demirtaş: Altınordu son 9 haftada mağlubiyet yüzü görmedi. Adanaspor maçına dönecek olursak saha içinde harika bir dizilim ve kurgu izledik. Rakibe baskının ne kadar gerekli olduğunu ayağa topun faydalarını izledik. Bölgeler arası geçişleri iyi yapan hücumda iyi konsantre olup defansta karakterli oynayan bir takım vardı. Altınordu’nun sene başından bu yana hedeflediği oyun tarzı buydu. Keyif veren futbolu bizlere sundukları için tüm ekibi kutlarım.

BURAK ÇALIK’IN DRAMI

Göztepede bedeli Bektaş ödedi

Bülent Buda: Zirveye yerleşince Denizli tribünlerine coşku geldi. İzleyene keyif veren bir futbol oynanıyor. Neredeyse ilk yarının bütününde lider Gençlerbirliği’nin atak sayısı, pozisyon üretimi Denizli’nin çok önünde. İlk 45 Stakovyak’ın öne çıktığı bir süreç. Beklediğimiz, bildiğimiz etkili atak 45. dakikada geldi. Aissati’den yine Mehmet Akyüz’e dikine etkilleyici bir pas, Akyüz’ün topla buluşması ve finaldeki tercihiyle kaçırılan net fırsat. İkinci yarıda oyun dengelendi. Hızlı, dikine çıkışlarla topu Akyüzle, Ziya ile ve de oyuna 60. dakikada katılan Burak ile buluşturma arayışları öne çıktı. Dakika 79, Burak’ın topla buluşması, kaleciyi geçişteki üst düzeydeki teknik beceri herkes gol diye ayağa kalktığında Burak’ın final vuruşundaki yanlış tercihi. Neyse altıncı haftada yenilgesizlik sürüyor, zirve yarışına devam ediliyor.

Fatih Tanfer: Denizlispor taraftarları müthiş yağmur altında tribünleri hınca hınç doldurdular. Denizlispor kendi oyununu oynayamadı. Ancak ikinci yarıda Mehmet Akyüz, Burak gibi hızlı patlama gücü yüksek oyuncularıyla daha etkili oldu. Burak’ın kaçırdığı gol saç baş yoldurtacak dereceydi. Maç sonu hem onun hem Denizlispor gözyaşları yağmurla birleşti. Gençlerbirliği’nin bu haftaki rakibi Gazişehir. Denizlispor ise Karabük’e gidiyor. Bu avantajdan yararlanmalıdır diye düşünüyorum...

Mehmet Demirtaş: Denizlispor’a ve Denizli taraftarına tek diyeceğim şey var. Muhteşemsiniz. Biz bu Denizlispor’u çok özlemişiz. Mücadelesi, hızı ve kalitesi çok yüksek bir maç oldu. Gençlerbirliği’nin ataklarına Denizli’nin dirençli savunması yanıt verdi. Denizli’nin organize ataklarına ise tecrübeli Gençlerbirliği defansı. Maçtan beraberlik çıkması da hiç süpriz olmadı. Yenilgisiz bir şekilde galibiyeti arayan oyununuzu ve zirve yarışınızı sürdürmeniz dileğiyle...

BATAKLIK GÜLLERİ

Göztepede bedeli Bektaş ödedi

Bülent Buda: Berbat bir zemin, bütün şiddetiyle süren bir yağmur. Haftalardır kazanan, zirveyi zorlayan Gazişehir. Buna karşın oyuna fırtına gibi girip, ilk dakikalarda volesi direkte patlayan Sedat saniyeler sonra Nizamettin’in tam da saha koşullarıyla örtüşen usta vuruşu, erken gol. Savunmada Oğuz ile Glumac’ın yüksek toplardaki benzersiz egemenliği. Sevimli fiziğiyle çamurun içinde ışıldayan Okan. Kalesinde kusursuz oynayan önündekilere özgüven aşılayan Vukovic. İnatçı, savaşçı kimliğiyle Cumali. İstikrar anıtı Bülent. Önde ve arkada koşularını sürdüren yarışmacı Abdülkadir. Otoo, Muhammed Ali, Furkan, Doğa takım kimliğini ligin ilk yarısının en zor koşullarında maçın bitimine kadar yürekli bir biçimde sergilediler. İkinci yarının baskı altındaki zamanlarında olgun, akılcı ataklarla penaltıya ikinci gole ulaşma yürekliliği. Ne kadar iyi, değerli nitelikli olduklarını fark ederlerse her şey daha iyi olacak. Giray Hoca ile arkadaşlarını kutlarız.

Fatih Tanfer: Sezon başından itibaren Balıkesir’in güçlü oyunculardan kurulu kadrosu olduğunu ifade ettik. Pazartesi akşamı Gazişehir’i yenince ortaya bir gerçek çıktı. İlk ücünçü sıradaki Gençlerbirliği ile Gazişehir’i yendi, Denizlispor’la da berabere kaldı. Demek ki motivasyon sorunu takımın en büyük problemi. Gazişehir karşısında da bilhassa ilk yarıda çok iyi ve diri bir Balıkesir seyrettik. Takım halinde kompakt ve en önemlisi cesurdular. Tüm oyuncular görevlerini başarıyla yerine getirdi. Nizamettin’in attığı ilk golde tam bir jeneriklikti. Ayrıca bu maçta Sedat’ı da çok beğendim. Artık Balıkesir taraftarlarının ve şehrinde takıma sahip çıkması gerekli.

Evden gelen koku korkunç gerçeği ortaya çıkardıAdana'da yalnız yaşayan ve yaklaşık 10 gün önce yaşamını yitiren Mustafa Ağkurt (70), evinden yayılan kötü kokudan şüphelenip, polis ve çilingir yardımıyla eve giren komşuları tarafından bulundu.
19 Kasım 2019 Magazin Bülteni19 Kasım 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber