Hayaller bu değildi

Göztepe; son olarak evinde düşme hattındaki rakiplerinden B.B. Erzurumspor’a da yenildi, taraftarını isyan ettirdi. Ligde kalma umutlarını zora sokan sarı kırmızılıları değerlendiren usta yazarlarımız, “Taraftarın ve kulübün hak ettiği konum bu değil” dedi

Hayaller bu değildi

Bülent Buda: İçimden eleştiri gelmiyor. Kim ne derse desin böylesine yaşamsal bir maçta talihsiz bir diziliş. Futbol oyununda alanda 11 kişiysen eksik yoktur. Lakin böylesine önemli günlerde, günü taşıyacak futbolcular yoksa eksiktir çok şey. Kopyala yapıştır gibi bir durum. Sağ bek Poko, sol stoper Berkan, haftalardır ileri uçlarda sorunlu. Pozisyon üretiliyor lakin gol çıkmıyor. Sezon bitiyor takım merkez golcüden yoksun. Yine bir kez daha savunma göbeği seyrediyor. Erzurum’un orta alan futbolcusu arkalarına koşarak gol atıyor. Üretilen pozisyonlarda final dokunuşları hep yetersiz. Oyun bu aşamaya geldiğinde karşı kaleye doldur boşalt, şişirmeler başlıyor. Bunun adı çaresizliktir. Bir takımda yaratıcı ile bitirici eş zamanlı değillerse, o takım Barcelona da olsa sorun yaşar. Bu aşamada ligin bitimini beklemekten başka çaremiz yok. Daha ayrıntılı yorumları o günlerde yapalım. Vazgeçmek yok diyelim, bitirelim.!
Fatih Tanfer: Evinde kazansan Bursaspor’un ve düşme hattının üstüne çıkacağın maçta Erzurumspor’a mağlup oldu. İnanılacak gibi değil. Evinde oynadığı Kasımpaşa, Akhisarspor, Erzurumspor maçlarından 1 puan alıp tam 8 puan kaybetti. Göztepe’yi sevenlerin ”Fikstür avantajımız var” düşüncesi de yok oldu gitti ve kendini tam bir kaos içinde buldu.
- Futbolda hep bugüne bakılır. İşler kötü gidince alınmayan tedbirler ve yapılan hatalar konuşulur. Göztepe’nin kalan maçlarında “Nasıl performans gösterir ve ligde kalma hesapları” yapılmalıdır. Ligler biter bütün doğru ve yanlışlar konuşulabilir.
- Kısacası yapılan eleştiriler gelecek haftalar için güç vermelidir. Evet Göztepe’de defans hattı evlere şenlik. Yerleşim sorunu üst düzeyde. Orta alandaki oyuncular rakibi değil, gölgesini takip ediyorlar. 3 pas yapamıyorlar. Hücum oyuncularını Erzurumspor maçında da gördük. Atılması çok daha kolay gol pozisyonlarını zoru başarıp kaçırıyorlar. Haftalardır gol atamayan hücum hattı için ne söylenebilir ki? Ortadaki bu tablonun gerçeği budur.
- ”İyi bir takımın tutanı ile atanının iyi olması lazım” diyorlar. Doğrudur. İşte Beto... Göztepeli’nin sevdiği ruhu sahaya yansıtıyor. Her oyuncunun onun gibi olmasını istiyorlar ve haklılar da.
- Göztepe’li futbolcular kalan maçlarda duygu ve coşkularını en üste çıkarıp sahaya yansıtmalılardır.
Mehmet Demirtaş: Öncelikle önümüzdeki sezon hangi ligde olunursa olunsun Göztepe Spor Kulübü’nü tarihinin en köklü, en kapsamlı değişime, temizlenmeye ve doğru bir planlamaya geçmesi önceliği olmalı. Öyle dışarıdan ihraç edilen insanlarla değil Göztepelilik ruhunu taşıyan insanlar kulüpte görev almalı. Kendi kulüp sporcusu cimnastik branşında Avrupa’da, Ülkemizde sadece 3 kişinin elde ettiği başarıyı elde edip Avrupa 3’cüsü oluyor. Sosyal medya yıkılırken iki gün sonra tebrik mesajı yayınlayan, sporcusunu havaalanına karşılamaya bile gitmeyen bir mantalite Göztepe Spor Kulübü’nün rahatlığını gözler önüne seriyor. Diyebilirsiniz takım Süper Lig’de zor durumda can çekişiyor, iyi de sonu başından belli olan bir ortamda nerelerdeydiniz beyler! Takım 29 haftada sadece 8 galibiyet, 3 beraberlik, 18 mağlubiyet almış. Ligin ilk yarısı Çaykur Rizespor sadece 1 galibiyet ve 12 puanla ligin dibinde yer alırken, doğru bir planlama ile şuan puan cetvelinde 7. sırada yer alıyor. Muhteşem taraftar her zaman ki gibi üzerine düşeni yine yapmış. Bu kadar olumsuzluklara rağmen hiç bir radikal karar alınmayan, Göztepe formasının kıymetini bilmeyen futbolculara inat hayati önem taşıyan evindeki maçlarda tribünleri doldurmuş. Sonuç yine hüsran. Golü de taraftar mı atsın? Bu hafta Medipol Başakşehir karşılaşmasına oyuncular otobüsle gidecekmiş, bırakın otobüsü at arabasıyla gitseler Gürsel Kaptan ve arkadaşlarının bıraktığı mirasın değerini bilmeyen futbolcuların ayağa kalkacağına umudum yok. Ancak yine de çıkmadık candan umut kesilmezmiş deyip kalan haftaları takip etmeye devam edeceğiz. Bu arada es geçmeyelim mümkünse gözyaşlarına boğulan Beto’yu alınan otobüsle yolculuk kararından ayrı tutalım. Hiç hak etmiyor üzülmeyi. İnşallah arkadaşları da onu örnek alır da 14 yıl sonra Süper Lig’e çıkmayı başaran Göztepe, yeniden tarih yazar...

Yıllar sonra protesto!

Bülent Buda: 3 puanı unuttular. Ligin dibine çökmüş bir takım görüntüsü yok ama gerçek öyle. Akhisar’daki kayıplar büyüdü de büyüdü. Lige tutunma hayal ötesi bir beklentiye dönüştü. Pırıl pırıl yeni stat bitmiş, ligin mali açıdan en güçlü diyebileceğimiz takımı. Futbolculara yapılacak ödemelerde bir sorun yok. Neler oldu da böyle oldu. Biraz düşündüğümüzde bu aşamaya gelinceye kadar alınan acele kararlar, savrulmalar çok hazin bir hikaye. Seçimlerdeki tutarsızlıklar, yanlışlar. Özellikle teknik birimlerdeki gel gitler. Her kulüpte olan sorunlar derdik ki Akhisar’da olmaz. Demek oluyormuş.
Fatih Tanfer: Evinde Antalyaspor’a yenilerek kümede kalma mücadelesinde büyük bir kayıp yaşadığı düşüncesi gerçektir. 2-0 mağlup duruma düştükten sonra Akhisarsporlu oyuncuların gösterdiği çabayı ve seyircisinin desteğini görmemek mümkün değil. Bilhassa 2. yarı tek kale maç oynadı. İşte maçın istatistikleri de onu gösteriyor. Topla oynama oranı Akhisar’ın lehine yüzde 65’e yüzde 35. Akhisarspor 17 korner atıyor, Antalyaspor ise sadece 1. cezaalanında 44 topla buluşuyor, Antalyaspor ise 10 ve maç boyunca 21 şut atıyor. Bilhassa ikinci yarıdaki istek ve enerjik oyun anlayışı karşısında maalesef puan alamadı. Peki bundan sonra ne olur? Bu haftaki Bursaspor deplasmanı tam bir final maçı. Akhisarspor’un bilhassa 2. yarıdaki oyun gücü ve anlayışını görünce umutlanmamak elde değildi.
Mehmet Demirtaş: Bu sezon geldiğimiz noktada adeta içimiz kan ağlıyor. Ege’nin incisi Akhisarspor 24 puanla ligin dibine çakıldı kaldı. Yıllardır övgüyle bahsettiğimiz, geçtiğimiz sezon tarih yazan Akigolar nasıl oldu da bu duruma geldi? Bunlar sezon sonu konuşulacak konular ancak başına gelebilecek en kötü senaryoyla karşı karşıya kaldılar. Her şeye rağmen sahaya çıkıp aslanlar gibi savaşan bir Akigo izliyoruz, bu bile bulunduğu konumu hiç de hak etmiyor dedirtiyor insana. Ligden çok kupaya odaklanmış gibiler. Yeniden tarih yazacak gibi görünüyorlar.

Deplasman fatihleri

Bülent Buda: Ev sahibi Giresun sıralamada sorunlu yerde. 4 futbolcusu da kadro dışı. Belli ki Denizli’nin oyun biçiminin alan devinimlerini hiç yorumlamamışlar. Diyebileceğim şu ki yeşil siyahlılar Giresun’da tam da kendilerine yakışan ortamı buldular. Geniş alanlarda geriden Keremcan, Alperen, orta alanda Aissati, Recep etkinliğinde topu dilediklerince çevirdiler, yönlendirdiler. Kaptan’a da 3 adet lokum gibi gol attırdılar. Çok değerli 3 puan. Geçtiğimiz hafta Denizli’de yitirilen 2 pundan sonra çok gerekliydi. Adım adım Süper Lig’e geliyorlar. Takımın ve de tüm Denizli’nin bu istekle yanıp tutuştuğunu gözlemleyebiliyoruz. Ege’den bir Süper Lig takımı daha çıkması hepimizi sevindirecek.
Fatih Tanfer: Giresunspor deplasmanında aldığı 3 puanla Süper Lig’e bir adım daha yaklaştı. Takım halinde tempolu, coşkulu bir oyun oynadı. Her futbolcu üstüne düşeni fazlasıyla yaptı. Ancak bireysel yetenekleriyle öne çıkan 4 futbolcudan da bahsetmemek onlara adaletsizlik olur. İşte kaleci Stachowiak, orta alanda Recep ve Aissati gibi oyun zekası ve üretkenlikleri üst düzeyde iki oyuncu ve gerçek anlamda kaptan, hem gol atan hem de takımını başarıyla sırtlayan Mehmet Akyüz. Denizlispor’da inanç ve güven en üstte. Artık büyük hedefe adım adım yaklaşıyor.
Mehmet Demirtaş: 3 golle 3 puan Denizlispor’a çok yakıştı. Giresunspor gibi dişli ve yapacağı belli olmayan bir ekip ile deplasmanda alınan bu maç şampiyonluk yolunda çok kritik. Yine o bildiğimiz oyun stilinden taviz vermediler. İleri hattın güçlü isimleri maçı da sırtladı. Defans ve orta alanda üzerine düşen görevi çok doğru uyguladı. Gençlerbirliği’ni 2 puan geriden takip etmek dezavantaj da değil avantaj da. Önemli olan yarışı sonuna kadar götürmek. Ben inanıyorum ki Denizlispor adına her şey sezon sonunda güzel olacak.

İnatçı çocuklar

Bülent Buda: Bazen bu genç adamlara haksızlık yaptığımızı düşünüyorum. Takımdan geçen yılın tüm golcüleri gitmiş, kazandıkları puan sayısı ile attıkları goller geçen yıl ki kadar neredeyse. Altınordu’da oynayanlar değişebilir, tek değişmeyen gerçek sistem. Hepsi alanda öylesine diri, istekli, enerjik ki topu kazandıklarında yönünü karşı kale olarak belleyen kaç takım var bu ligde. Afyon’da göz açıp kapama mesafesinde iki farka ulaştılar. Ardından 5 olacak farkı açamadılar. Ev sahibinin tek golüne karşın ayakta diri kalan, karşı savunmayı aşındıran , pozisyon üreten, kaçıran taraftı Altınordu’ydu. Hele son golde Kerim’in servisine Sefa’nın estetik dokunuşu. Tabelayı belirledi, Afyon’un umutlarını erteledi. Ümraniye maçından sonra umutsuzduk, bu 3 puanla daha Altınordu’nun ligi bitirmediğinin göstergesi.
Fatih Tanfer: Altınordu haftalardır kötü gidişatına küme düşmeme mücadelesi veren Afyonspor’a 3 gol atarak son verdi. Altınordu kontrollü, kısa paslı, topun kendisinde kalmasını sağlayan bir oyun anlayışıyla hızlı ve yetenekli oyuncuların etkisiyle rakibinin dengesini bozdu. Solbek Yusuf’un attığı 1. gol, 2. golde Anıl Koç’un çok iyi ortası, 3. golde Kerim’in asisti ve Sefa’nın güzel vuruşuyla kazanılan 3 golde rakip defans arkasına dik ve doğru oynamanın sonuçlarıydı. Altınordu galibiyet için doğru bir oyun oynadı. Kanatlardan iyi toplar getirdi. Afyon’un sert ve pres anlayışına dayalı oyununa da alan bırakmadı. Zoru başardı ve Play Off için ‘Ben bu yarışın içindeyim’ dedi.
Mehmet Demirtaş: Altınordu şeytanın bacağını kırdı diyebiliriz. Geride bıraktığı son 3 maçı kaybetmişti ve bu galibiyet ilaç gibi geldi. Afyon’da 3 golle alınan galibiyet Play Off adına çok değerliydi. Sistemli futbollarını tekrardan hatırlattılar. Afyon gibi sert oyun düzenini belirleyen takıma karşı doğru hamleler yaptılar. Galibiyet için oynayıp 3 puan aldılar. Lig daha bitmedi dediler.

Kazanmak haklarıydı

Bülent Buda: Ligin en formda oturmuş, futbol oynamayı seven takımına karşı oynadılar. Kazanabilirlerdi, neden olmadı? Altay kulübeden yeterli katkıyı alamıyor. Yine de 90 dakikada üç olasılık, iki takım arasında gitti geldi. Altay’ın ürettikleri, kaçırdıkları kadar konuk takımda aynı durumdaydı. Sonuçta skor adil gibi duruyor. İki takımın da sergilediği futbolun niteliğine baktığımızda çok iyi ancak gol kısırlığı yaşandı. Alandan çok gollü bir sonuç çıkabilirdi pozisyonlara baktığınızda. Altay’lı genç arkadaşlar gücenmesin, maçın bütününde Putsila ile Kappel’i aradı. Coşkulu bir futbol günüydü. İki takımı da kutlamak gerek. Özellikle de Altay’dan Tatos’u.
Fatih Tanfer: Altay kendisinin Play Off yarışı içerisinde kalması, Hatayspor’un ise ilk 2’den Süper Lig’e çıkması adına çok önemli olan mam 1-1 sonuçlandı ve bu sonuç 2 takıma da yaramadı. Altay’da 4. maçından beraberlikle ayrıldı. Haftalar evvel yazdığım ifademi tekrarlıyorum. Ligin ikinci devresindeki Altay devrede olsaydı direkt Süper Lig’e çıkması hayal bile değildi. Ancak olmadı. Hatayspor maçında bilhassa birinci yarıda yüksek kapasitede oynadı. Golcüsü Marco 24. golünü attı. 2. yarının başında Hatayspor Hüseyin ile beraberlik golünü buldu. Oyun dengelendi ve maç iki takım arasında gidip geldi. Maçta 89. dakikada Yusuf Abdioğlu, 90+3’de Altay’dan Mustafa Murat kaçırdıkları goller, neticeyi belli etti. Ancak Altay’ın seyircisinin coşkusu gösterdi ki daha üst hedefler bu takımın hakkıydı.
Mehmet Demirtaş: Altay, Hatayspor ile oynadığı maçın büyük bir bölümünde etkiliydi. Güzel mücadele ettiler. Marco yine bizleri ve sevenlerini yanıltmadı golünü attı. İlk yarıda sahanın her alanda galibi Altay’dı. Hakem’in yanlış kararları yine Altay’ın galibiyetinin önüne geçti. İkinci yarının başında yenen erken gol Altay’da şok etkisi yarattı. Maçın geri kalanında maçın üstünlüğünü sağlamak için çabalasalar da nafile. Ama taraftara önlerindeki maçları ne denli istediklerini gösterdiler. Altay keşke ligin ikinci yarısında yakaladığı ivmeyi ligin ilk yarısında da gösterebilseydi. Ben Altay’ın önümüzdeki maçlarda da bu istikrardan sapacağını düşünmüyorum. Saha içinde olduğu gibi saha dışında da çok iyi gözlemlenen ve takip edilen bir Altay mevcut. Şimdi rakip İzmir’in bir diğer gözde ekibi Altınordu. Merakla bekliyoruz.

Balıkesirspor en farklı galibiyetini aldı

Bülent Buda: Kolay oldu. Rakibi hafife almadan profesyonel bir bilinçle oynadılar. Beleck’in erken gelen golü ile de Karabük’ün direnci çözülünce arkası geldi. Neredeyse sezonluk doyuma ulaştılar. Aslında parasal sorunlardan ötürü takımın moral kondisyonu iyi değildi. Haftaiçi antrenmanlar da o nedenle çok istekli geçmemiş olmalı. Lakin oyun çok gollü bir görünüme bürününce keyifleri yerine geldi. Neredeyse sıkı bir ter atma idmanına dönüştü. Sonunda öncesinde de değindiğimiz gibi sezonluk gol açlığını giderdiler.
Mehmet Demirtaş: Yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen bu sezon çıkıp aslanlar gibi mücadele ederek şehirlerinin takımlarını bu ligde tuttukları için Giray Hoca ile öğrencilerini kutluyorum. Maddi açıdan zor günler yaşayan Balıkesir, Karabük engelini 7-1’lik skorla geçerken 4 haftalık galibiyet hasretini de bitirdi. Aynı zamanda 2015-2016 sezonundan bu yana evinde en farklı galibiyetini ilan etmiş oldu. Vazgeçmek yok Bal Kes...

Edirne'de feci kazaEdirne’de, iki otomobilin kafa kafaya çarpıştığı kazada araçlardan birisi alev topuna döndü. Cayır cayır yanan otomobilden 2’si kadın toplam 3 kişi, görgü tanıklarının yardımıyla yanmaktan son anda kurtarıldı. Kazaya karışan diğer araçta bulunan 3’ü çocuk toplam 5 kişilik aile ise şans eseri kazayı hafif sıyrıklarla atlattı.
MasterChef 4. Bölüm FragmanıMasterChef 4. Bölüm Fragmanı

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber