Karşıyaka benim evim

Son 7 haftalık çıkışıyla play off hattını yakalayan yeşil kırmızılı ekipte, başarının mimarı olan teknik Direktör Soner Tolungüç, Milliyet Ege’nin konuğu oldu.

Karşıyaka benim evim

Görev yapmaktan onur duyduğu Karşıyaka’da yalnızca profesyonel olarak değil, hisleriyle de var olduğunu vurgulayan Tolungüç, “Formasını giyip atmosferini soluduğum bu kulüp benim için bir sevda. Bu büyük camiayı ait olduğu yere el birliğiyle taşıyacağız. Bu sezon bizim için milat olacak” dedi

TFF 3. Lig’de sezona iyi bir başlangıç yapamayan Karşıyaka’da 4 haftada 1 puan toplayıp ligin dibine indikten sonra Mesut Toros’tan boşalan teknik direktörlük koltuğuna getirilen Soner Tolungüç, Spor Müdürümüz Mehmet Demirtaş ve usta kalem Fatih Tanfer’in sorularını yanıtladı. Son olarak 2016-17’nin ilk yarısında görev yapan ve 2.5 yıl sonra göreve gelen yeşil kırmızılıları yeniden ayağa kaldıran Tolüngüç, “Bu yıl 107. yılını coşkuyla kutlayan ve Türk futbol tarihinin yapı taşlarından olan Karşıyaka’yı layık olduğu yere el birliğiyle taşıyacağız” diye konuştu.

Yuvaya dönme süreciniz nasıl oldu?

Sonuçlar dahilinde de olsa kulübün işleyiş bakımından iyiye gitmemesi bizi bu ayrılığa itmişti. Ama hiçbir zaman bağımızı koparmadık. Çalışmadığım dönemde de Karşıyaka’nın maçlarını takip ettim, heyecanlandım. Burada da çok sevdiğimiz dostlarımız, arkadaşlarımızla beraber Karşıyaka’nın bu süreçleri nasıl atlatacağı ile ilgili hep fikir alışverişinde bulunduk. Geçen sene yine hoca değişikliğinden sonra oyuncular hem insiyatif kullanarak hem de bu lige adaptasyonlarını atlatarak iyi bir sezon geçirdiler. Bize yeniden Karşıyaka’nın başına geçmemiz için teklif geldi. Biz bunu bir teklif olarak değil emir olarak biliriz. Benim için Karşıyaka yuvadır. Yuvaya dönmek için rica beklenmez. Gelen talebin üstüne de bir an önce çalışmaları başlattık. Tabi ki şartların ne kadar zor olduğunu biliyordum. Sırf çalışmış olmak için diğer Anadolu kulüplerinde görev alabilirdim ama bunu yapmadım. Karşıyaka ile aramda çok ayrı bir bağ var. Ben bu takımın formasını giydim. Bu atmosferi, bu insanların Karşıyaka’ya olan sevgisini, bu büyük aileyi çok iyi tanıdığım için dokularım birleşiyor. Bize ne zaman görev düşerse vazifeye hazırız diyordum. Ki buradan 2 yıl önce ayrılırken de aynı duygular içerisindeydim. Başarı için döndüm.

Karşıyaka’nın geleceği ve stat hakkında düşünceleriniz neler?

Karşıyaka ile mücadele eden her takım Karşıyaka’yı çok ciddiye alıyor. Karşıyaka’nın renkleri ve camiası insanları hala korkutabiliyor. Ve her rakip size çok ciddi bir şekilde direnç gösterebiliyor. Geçen sene de çocuklar bunu yaşadı. Ben bu çocuklarla 2016 sezonunda ilk defa 2. Lig B Grubu’nda yola çıkarken, herkes tarafından Karşıyaka’yı zor günler beklediğini, bu ligde iyi şeyler olmayacağıyla ilgili negatif söylemler de vardı. Ama biz başaracağımızı bu çocuklarla birlikte Karşıyaka formasını en iyi şekilde temsil edeceğimizi, şartların ne olursa olsun sahada bu kendi öz çocuklarıyla yapabileceklerini gösterdik. Başkanlar gitti, geldi ama Karşıyaka sahipsiz kalmadı. Büyük bir camia. Her şeyden önce bu büyük ailenin içerisinde futbola ayrılan küçük aileyiz biz. Tabi ki bir sürü branşlar var. Karşıyaka bir spor kültürü içerisinde yetişen bütün amatör branşları ve çok ciddi bir basketbol kültürünü dünyaya kabul ettirmiş, Türkiye’de şampiyonluk yaşamış bir basketbolda da yaşam biçimi var. Böylesine spora sevgi ile yaklaşan Karşıyaka’nın sevenleri futbola da mutlaka günü gelecek katkılarıyla, emeğiyle futbolu da aynı şekilde düzlüğe çıkaracak. Her şeyden önce Karşıyaka’nın tek bir yürek olarak birleşmesinden, tüm fikirleri arkaya atıp yeni fikirler oluşturarak sağlıklı kararlar alabilen hale gelmesi gerekiyor. Sonrasında da Karşıyaka’nın bir stada kavuşması gerekiyor.

Tesisleşmeye dair beklentileriniz neler?

Günümüzde çağdaş futbolda, futbol kulüplerinin bulunduğu tesisler, oynayacağı statlar, etraftaki dış etkenler her yaptığınız sporu etkileyebilir. Karşıyaka’da şu anda kulübün hamisi, duayeni ve en büyük destekçisi Sayın Selçuk Yaşar’ın yapmış olduğu ve adını verdiği tesisler spor kültürü içerisinde sadece futbola ait olmadığı için birçok etkileşim var. Voleybolundan basketboluna, minik takımlarına kadar iyi bir yapılanmamız var. Futbol takımlarının konsantrasyonunu bozmayacak, oyuncuların kendini dinleyebileceği ve alttan gelen genç çocuklarla birlikte rekabetin sağlayacağı ve artacağı bir tesise ihtiyacı var.

Yönetimin önemli desteği var. Projeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Başkanımız Turgay Büyükkarcı bu konuda Karşıyaka Spor Kulübü’nü tüm branşlarıyla birlikte sırtına yüklemiş gitmeye çalışıyor, gidiyor da. Ufak tefek engeller de olsa bunu başaracağına inanıyorum. Yürekten, çok temiz duygularla çalıştığını da biliyorum. Ona da destek olunursa, Karşıyaka’nın dinamikleri bir araya gelip bu büyük camiayı tekrardan o eski şaşalı günlerine dönüştürecektir. Başkanımızla bu konular hakkında istişare ediyoruz. Çok çabası var. Zaman zaman evine gidemediği günler oluyor. Biz de Karşıyaka bize tekrardan gel dediğinde düşünmedik. Bu çocuklarda emeğimiz var. Bu oynayan takımda kadromuz çok geniş olmasa bile kendi öz kaynakları ile devam eden bir Karşıyaka futbol takımı var. Biz bunu çoğaltmaya çalışacağız. Yavaş yavaş başkanımızın da emekleriyle önümüzdeki mali engelleri kaldırmaya çalıştıklarından kimsenin şüphesi olmasın. Herkes üstüne düşen görevi yaptığında doğru işlerin çıkacağına inanıyorum.

Karşıyaka benim evim

‘Onur ve Battal bizim evlatlarımız’

Takımın geleceği hakkında planlarınız neler?

Bizim amacımız neydi? Futbolda 2 prensip var. Bir savunma, iki hücum. Niye kaleciye 1 numarayı vermiş İngilizler? Savunma... Önce burayı düzeltmeniz lazım. Savunma zinciri oluşturduk. Kalecimiz bir defa anons yapacak. Kalemize kadar yaslanmayacağız. Metin müdahale ettiğinde, Cenk sezileriyle hareket edecek. İçinde bulunduğumuz durumda bu gençlerin hepsine ihtiyacımız var. Özelikle Onur Kıntaş ve Battal’a ihtiyacımız var. Gün küslük, kırgınlık günü değil. Karşıyaka camiası bütünleşecek ve geçmişte yapılan hataları tekrarlamayacak. Hep birlikte ayağa kalkmaktan başka çaremiz yok.

 

Erdoğan ve Trump'tan ortak basın açıklamasıCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da ortak basın toplantısı düzenledi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile görüşmesine ilişkin, '(ABD ile) Köklü müttefiklik bağımıza uygun bir şekilde ilişkilerimizde yeni bir sayfa açmakta kararlıyız.' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump'ın gönderdiği mektupla ilgili de 'Mektupları bugün Sayın Başkan'a tekrar takdim ettim.' açıklamasında bulundu.
13 Kasım 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber