Geri Dön

Katibim rakısı

"Yarım bardak..." diye başlayan bir tarif, bilmeyenlere "yeteri kadar" soğuk su tavsiyesi... Mesajın, "küresel bir kabul görsün" diye böyle paketlenmiş olduğunu ben bile anlayabiliyorum. Hoş "bardağın içinde dansöz halüsinasyon"u öteden beri kullanılır ama "belli belirsiz bir lâle motifi, çevire çevire zurna çalan bir adam, Rumeli Hisarı'ndan Kız Kulesi'ne sıçrayış ve göbek dansıyla özdeşleşen İstanbul geceleri", açık söyleyeyim göze hoş geliyor.Ve nihayet, yavaş yavaş kendini gösteren beyaz büyünün de yegâne sahibi gibi tepside sunulan Şehr-i İstanbul; "White magic from İstanbul" diyor...***Bakmayayım diyorum, gözüme batıyor. Duymayayım diyorum, kulağımı tırmalıyor.Konuşunca darılıyorlar; yazmasam ben çatlayacağım...Başta bir Ege ezgisi var gibi... Sadece "sanki" diyebiliyorum, çünkü aksak usûlünün Ege'ye has heyecanını algılayamadım. Görüntünün dumanında, zurnayla zıplayan zâtın figürleri de biraz Güneydoğu'yu çağrıştırıyor. Ama uzun saniyeler boyunca görüntüye eşlik eden ezgi, baskın ve kalıcı olan ses, bir İstanbul türküsü; "Kâtibim." Adını, daha doğrusu markasını Ege kültüründen alan bir içkinin reklam filminde, "dizlerini yere vura vura zeybek oynayan bir Efe" motifini aradı gözlerim... ***Bu film, simgelerle sadece İstanbul'u anlatıyorsa, bence yanlış! Yok "Perde arkasına ülkenin kültür mozağini ustalıkla gizledik" diyorlarsa, o zaman Ege nerede? Efe nerede? Rakının markası "Galata mı? Beyoğlu mu? Üsküdar mı? Yoksa Kâtibim mi?" Hayır, "Efe..." Marka yaratmak, "özgünlüğü tasarlamaktır." Ama özgünlük bile, ilişkilendirildiği çağrışımdan beslenir. Renkler, kokular, harfler, söylenceler hep böyledir. Tercihlerin, imaların, yakıştırmaların, mekânın, coğrafyanın, ritüelin ve düşüncenin geometriye dönüşümü, "farkın sahibi olma" kimliği ve ayrıcalığı ile şekillenir. Bunun dışındakiler ise "gibi olma" halinden öteye geçemez. ***Siz hiç Pegasus markasıyla penguen figürü kullanıldığını gördünüz mü? Soğuk steplerin "votka"sını, Hawai'nin sıcak çiçekleriyle mi anlatıyorlar?Roma ismi, Collesium'la mı, gondolla mı birlikte anılır? Venedik'te gladyatör haykırışı, Roma'da napoliten şarkı olmaz...Her şeyin bir yakışırı vardır. Noel Baba'nın kızağını Husky köpekleri değil, Ren geyikleri çeker ve fondaki müzik Gerswin değildir. Efelerin de "Katibim" türküsü ile oynayabilecekleri pek aklıma sığmıyor! Ben meraklısıyım; bakalım, reklâm uleması bu işe ne diyecek? ege@milliyet.com.tr Düşünce, buluş, yaratıcılık, animasyon, takdim, hattâ niyet hepsi güzel... Rakı kültürü ve ülkeye ait çağrışımlar da fevkalâde. Boşlukta yuvarlanan bir İngilizce ile ağız dolusu özendirme; Ve "Vallahi canım çekti" çıkarımlarına uygun, Amerikan tarzı bir davet cümlesi.

Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Tatar Manisa'daki depremi yorumladıAFAD'ın duyurduğu Manisa'daki 5,4'lük büyüklüğündeki deprem İstanbul ve İzmir'i de kapsayan geniş bir çevrede hissedildi. Vatandaşlar depremin neden bu kadar geniş bir çevrede hissedildiğini merak etmeye başladı. Peş peşe meydana gelen son depremler ile CNN TÜRK'e konuşan uzmanlar konuya açıklık getirdi.
Bakan Albayrak: Türk varlıklarına güvenenler ciddi anlamda kazandıHazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'tan Davos Zirvesi'nin ikinci gününde önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Albayrak, "Türk varlıklarına güvenenlerin ciddi anlamda kazandığı bir süreç. 2020 yılı daha sakin geçen bir yıl olacak; küresel büyüme tahminleri üzerinde beklentilerin daha olumlu olduğu bir yıl. Bu olumlu bir gelişme. Tabi ki küresel istikrardan yana olduk" dedi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber