Köstek değil, destek olalım!

Köstek değil, destek olalım!

Geçen hafta İzmir futbolunun ilerleyişinin önüne kurulan setlere bir giriş yapmış ve dış faktörleri anlatmıştım. Bu hafta sıra, içimizdeki İrlandalılara geldi.

Düşünsenize, Manisa’nın ilçesi olan Akhisar, senelerce Süper Lig’de top koşturdu. Antalya’nın ilçesi Alanya, bugün başarılı bir grafik çiziyor. Geçen sezon Cebrail’in eli olmasaydı, belki bugün Süper Lig’de bir İzmir takımı bile olmayacaktı.

Bir İzmirli olarak bu durumdan utanıyorum. 10’dan fazla OSB’si olan, serbest bölgesi bulunan, limanlarıyla ve ticaret hacmiyle Türkiye’nin en önemli birkaç kentinden biri olan İzmir’de asırlık kulüplerin alt liglerde mücadele etmesi içimi acıtıyor.

***

Peki, kulüplerimizi kemiren bu İrlandalılar kimler?

Bana göre bu listenin başında temlikçiler geliyor.

Yöneticilik yaptığı dönemde bol keseden transfer yapıp acil ihtiyaçları da cebinden karşılayan bu temlikçiler, gerçek yüzlerini yöneticilikleri bittiğinde gösteriyor.

Öğreniyoruz ki, alınan futbolcular borçla alınmış. Yöneticiler ise kulüplere para vermemiş, borç bırakmış.

Böyle iş mi olur arkadaş?

Kulüplere kuruş faydası olmadan, koca camiaların üstünden prim yapanlar, benim listemde ilk sırada yer alıyor.

Sıra geldi ikinci sıraya...

Listemin ikinci sırasında kentin iş dünyası yer alıyor. Milyon liralık araçlar, yatlar, Yunan adalarında ezilen binlerce liraların arasında 20’şer tane kombine alamayan, İzmir’in üst düzey iş dünyasına hayret ediyorum.

Bu kentten kazandığı nimetlerin minik bir parçasını bile İzmir için harcamayan zihniyet, olsa olsa malikâne tipi evine bağlattığı paralı kanal sisteminde başka kulüplerin maçlarını izlemeye mahkûmdur.

***

Televizyon başında olmaz!

Ve üçüncü sıra... Burada sitemim, yerel yönetimlere ve politikacılara... Belediyeler, halkın parasını futbolcu transferlerine harcamamalı elbette. Asla bunu talep edecek değilim. Yalnız, kulüpler maça çıktığında protokol tribününde oturmak çok mu zor? Birkaç deplasman maçına gidip kulüplerin sahipsiz olmadığını göstermek hiç mi aklınıza gelmiyor? Bakın, para harcayın demiyorum. Tek beklentim, varlığınızla orada manevi bir güç oluşturmanız.

Gelelim son sıraya ve en çok üzüldüğüm kitleye... Ey İzmir halkı... Yüzlerce kilometre ötede, stadının yolunu bilmediğiniz, camiasına yabancı olduğunuz kulüplere verdiğiniz destek yetmedi mi? Forma giyip televizyonun karşısına oturarak taraftar olunmayacağını ne zaman göreceğiz? Boyoz, gevrek, domat edebiyatı yapıp “Biz İzmirliyiz” diye kasıldıktan sonra, İstanbul takımlarını desteklemek de nedir?

***

Her zaman gururla söylüyorum ki, ben bir Karşıyakalıyım. Bir Karşıyakalı olarak, çevremde İstanbul takımı forması giyen İzmirliler görmektense Göztepe formasını tercih ederim. İnanın ki, milyonlarca insanın yaşadığı bu kentte işadamından sade vatandaşına kadar toplumun bileşenleri kendi kentinin takımını tutsa, her şey çok farklı olabilir. Maçı televizyon yerine stattan izleyen ve şehrinin takımlarını tutan tüm dostlara selam olsun.

Haftaya, tenisle ilgili bomba bir gündemle görüşmek üzere...

 

İzmir'de katliam! Aynı aileden 4 kişi öldürülmüş halde bulunduİzmir'in Kiraz ilçesinde aynı aileden biri kadın 4 kişi, silahla vurularak öldürülmüş halde bulundu.
13 Kasım 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber