Muhafazakar bilinmekten rahatsız değiliz

Ege iş dünyasının önemli örgütlenmelerinden biri olarak doğan ve her geçen gün hızlı büyüyen ESİDEF’İN kaptanlığını geçtiğimiz günlerde genç işadamı Mustafa Özkara devraldı. Yeni kaptan, iş dünyasında muhafazakar kesimden bir alternatifi olarak yola çıkılmadığını vurgulamakla birlikte “muhafazakar olarak anılmak ise bizi rahatsız etmiyor” diyor

Muhafazakar bilinmekten rahatsız değiliz

Ege ve Batı Akdeniz Sanayici ve İşadamları Federasyonu’nun (ESİDEF) çiçeği burnunda başkanı Mustafa Özkara, “Miliyet Ege Misafir Odası” nın konuğu oldu.
İzmir’in EXPO 2020 adaylığı için oluşturulan “Yürütme Komitesi”nde de yer alan ESİDEF, bölgedeki ağırlığını her geçen gün artırıyor.
Görevini, 6 yıldır kurucu başkanlık yapan Ramazan Davulcuoğlu’ndan yaklaşık bir ay önce devralan Özkara, yeni dönemi için heyecanını gizlemiyor.
Milliyet Ege Yazı İşleri ailesinde, Yayın Koordinatörü Dilek Gappi, Yazı İşleri Müdürü Uğur İşven, Muhittin Akbel ve yazarımız Kemal Önderoğlu tarafından karşılanan ESİDEF heyetinde ise Özkara’nın yanı sıra Başkanvekili Ömer Yerkazanoğlu ile Genel Sekreter Özer Akoğlu ve basın danışmanı Ömer Deniz de bulundu.


6 bin 500 üyesi var
ESİDEF, 2004 yılında 8 ilde 9 üye dernekle kuruldu. Şu anda 12 ilde bulunan 35 bölgesel iş dünyası derneğini kapsıyor. 6 bin 500 işadamı üyesi olan ESİDEF’in bağlı olduğu üst çatı örgütü TUSKON ise tüm Türkiye’ye hitap ederken, 33 bin 260 girişimciyi temsil ediyor.
ESİDEF’in kaptanlık koltuğuna İzmir Genç İşadamları Derneği’nden (İGİD) geçerek oturan Özkara daha büyük bir dernekte, daha büyük hedeflerin peşinde olduklarını belirtiyor. Özkara, Milliyet Yazı İşleri’nin sorularını samimiyetle cevapladı.
-İzmir Genç İşadamları’nın (İGİD) da başkanlığını yaptınız, ancak kurumun çalışmalarını içine kapalı bir yapıda sürdürdüğü söylenebilir. ESİDEF’te de bu tarzınız sürer mi?
- Haklısınız, bir dönem öyleydik. Ama camia olarak şöyle bir felsefemiz var; Biz en güzelini yapmaya çalışalım, mutlaka bir gün bir yerlerde görülecektir. “Biz biraz daha kamuoyuna çıkmalı mıyız? diye kendi içimizde tartıştığımızı hatırlıyorum. Ancak o kadar çok organizasyonlara daldık ki, fırsat bulmakta zorlandık. Daha sonra çatı örgütlerimiz ESİDEF ve TUSKON’la bu eksikliğimizi biraz giderdik sanıyorum. ESİDEF, TUSKON’a bağlı 7 federasyonun içinde en ciddi katkıda bulunan federasyon. Dolayısıyla artık çalışmalarımızı sizlerle paylaşmak daha kolay olacak.
- TUSKON 2004’te kurulmasına rağmen hızlı yol alındı.
- Evet, oldukça hızlı aşamalar yaşandı. Tuskon camiası olarak, Türkiye’de bütün iş dünyasının ihtiyacı olan bir alana odaklanmış olduk. Hedefimiz iş dünyasını yurtdışındaki imkanlarla tanıştırmak, onlara yeni bir pencere açmaktı. Bizim sanayicimizin bir şekilde yurtdışında bir partneri, bir işi olması lazım. En azından kendi meslektaşları bu işi nasıl yapıyor diye görmeleri lazımdı. Tuskon bu boşluğu doldurmada güzel bir odaklanma noktası oldu. Bizim gezilerimizde çoğu zaman ilk defa pasaport çıkartan üyelerimiz oldu.
- Evet biz de ESİDEF’in ismini en çok yurtdışı ziyaretlerinden biliyoruz. Geçen haftalarda Burkina Faso gibi adı pek duyulmamış ülkeleri dahi gündeme getirdiniz...
- Biraz daha boş alanlara, dikkat çekmemiş bölgelere yöneldik. TUSKON’un da genel yönlenmesi bu. Tabii bunu söylerken gelişmiş ülkeler ihmal edilmiş değil. TUSKON’un zaten Pekin, Brüksel, Washington, Moskova gibi temsilcilikleri var. Ancak Afrika bizim derneğimizin ilgi alanına daha çok girdi. Afrika yıllık 600 küsur milyar dolar ithalatı olan bir kıta. Toplam pazar olarak bakarsanız bundan daha büyük bir pazar yok. Ben 3 afrika ülkesi gezdim, bir ingiliz, alman, yunan ailesiyle orada yaşıyabiliyor.
- Siz rahatlıkla öneriyorsunuz ama can güvenliği sorunu yok mu?
- Bakın geçen gün Gana Dışişleri Bakanı geldi. Gana’ya İngilizler 1400’lü yıllarda gitmişler, bizim ise 10-15 yıllık bir tarihimiz var. O da Türklerin açtığı okul vesilesiyle. Gana’da herkes ingilizce konuşuyor. Belli tedbirlerinizi aldıktan sonra hiçbir problem olmuyor gayet güvenli ülkeler. İngilizler orada yaşıyorsa biz neden ticaret yapamayalım. Maden ocakları dahi bu ülkede kolaylıkla değiştiriliyor, satılıyor. Benim Çinli bir partnerim var; Güney Afrika Demokratik Kongo’da böyle bir ocak işletiyor ve alış şekli inanılmaz kolay oldu.
-Özellikle KOBİ’lere hitap ettiğinizi görüyoruz...
- Çok haklısınız. Koyduğumuz bir slogan vardı: “Esnaf işadamı, işadamı sanayici, sanayici uluslararası tüccar, uluslarası tüccar global marka olacak. TUSKON’un vizyonu bu. Tuskon camiası olarak yola çıkış gayemiz, hiçbir şekilde bencillik ve egoizm üzerine kurulmadı. Esidef olarak Kuzey Irak’a gittik. Herkes iş yapıyor. Avrupalısı, Asyalısı hatta İstanbullusu. Ama bizde en çok eleştiren iş yapanlar, en çok güvensiz burası diyenler işadamları oldu. Bu korkutma planı. Biz ürkütmek yerine, desteklemeyi tercih ediyoruz.
-Afrika dışında çalışmalarınız neler?
- Amacımız öncelikle üyelerimizin yurtdışı bağlantılarını güçlendirmek. Orta Asya, eski Türki Cumhuriyetleri, Pasifik, Uzakdoğu, Güney Amerika da hedef alanımızda. Bunun yanısıra üyelerimize yol gösterici toplantılar, paneller ile yurtiçinde ürünlerini tanıtıcı fuarlar düzenliyoruz.
- Yurtdışında yatırım yapan üyelerinize desteğiniz var mı?
- Cesaretlendirme ve oradaki partner derneklerimiz vasıtasıyla yardımcı oluyoruz. Tercüman, asistan sağlamaya çalışıyoruz, pazarı tanımaları için destek veriyoruz. geldiği kadar bürokratik yardımlarımız da oluyor. İyi bir network ve bilgi bankamız var orada.
- ESİDEF, muhafazakar kesime yakın bir dernek olarak tanınıyor. Üyelerinizi seçerken bu tanım, sizler açısından ne kadar belirleyici oluyor?
- Böyle bir ön şartımız kesinlikle yok. Ama kamuoyunda bir algılama ister istemez oluşuyor. Biz bir iş dünyası örgütüyüz ve üye yapılarımıza dönüp baksanız sizlerin o algılamasının üzerine söyleyeceğim, ‘bu adamın burada ne işi var’ diyeceğiniz yüzlerce üyemiz var. Öyle bir yapımız yok ama bu algılama bizi çok rahatsız etmiyor.
Açıkçası, ‘muhafazakarlık’ eğer, insanların her türlü duygu, düşüncelerine, dini inançlarına, laikliğin inanç özgürlüğü olarak algılanmasına yol açan bir muhafazakarlıksa, biz bunu inkar etmiyoruz.
Ama net olarak söyleyebilirim; siyasetle bir işimiz yok. Tekrar ediyorum ortak paydamız ülkeye paylaşarak hizmet etmek.

EXPO’da ülkeler üzerimize zimmetlensin

İzmir’in EXPO 2020 adaylığında Kuzey Afrika ülkeleri de oldukça önemli. Siz de EXPO Yürütme Komitesi’ne girdiniz, bunun için hangi çalışmalarınız olacak ?
“Şimdiye kadar EXPO organizasyonlarının içinde yoktuk. Geçmişte bazı şeyler eksik yapılmış olabilir. Mesala bana göre en büyük zaafiyet, birebir oy avcılığı birebir markaj eksikliğimizdi. Benim en büyük önerilerimden biri şu olacak, ‘ Yönlendirme Kurulu’nda 32 dernek ve kurum var. Oy kullanacak delegeleri paylaşalım ve hedefimizde olan ülkeler adeta bizlere zimmetlensin. Herkes, “Benim malım iyidir, kalitelidir, kentin güzeldir” diyor. Ama bence inandırıcı olmak samimiyet ister. Türk okullarının da büyük bir lobi olduğuna inanıyorum. Bulundukları ülkelerin A protokolünü onlar okutuyorlar. Büyük bir güç olurlar. Kendi içimizde de EXPO Komitesi oluşturduk.”

Asgari ücret maalesef düşük

“Hiç kimsenin, hiçbir maaş talebi çok değildir. Hakkatten bunu slogan edindim kendime. Mevcut asgari ücret maalesef düşük. İşin bu yönü var. Ancak işin diğer tarafında makro ekonomi açısından bakıldığı zaman ülkenin rekabet gücü de önemli. İstihdam üzerindeki yükler ise facia öyle birşey olamaz. İşyerimden hesap yapıyorum. Toplam 10 lira net maaş veriyorsak 20 lira bunun gideri var. Neredeyse iki misline ulaşıyor. Bence Türkiye’de brüt maaşı konuşma kültürünü geliştirmemiz lazım.”

Davulcuoğlu TUSKON’a olur

Özkara, ESİDEF başkanlığını süresinden önce İzmir ve Türkiye’nin önde gelen işadamlarından Ramazan Davulcuoğlu’ndan aldı. Belki biraz da bunun etkisiyle, Özkara’ya “Önümüzdeki Mart seçimlerinde Davulcuoğlu’nu TUSKON Başkanı olarak görmek mümkün mü ?” diye soruyoruz. Özkara gülümseyerek, “elbette böyle bir durum oluşursa, bizim çabamız da bunun için olur, Davulcuoğlu’nun birikimiyle bu görevin üstesinden rahatlıkla geleceğine inanıyoruz” diyor.

Türk okullarının yararı çok büyük

- Afrika pazarına yönelik istatistiklere yansıyan gelişmeler var mı?
2006’da 3 milyar dolar olan ticaret şu an 15 milyar doları buldu. Bu faaliyetlerin de artışda ciddi rol oynadığını düşünüyoruz.
- Peki buradaki Türk okullarının ticari ilişkilerin gelişmesinde etkisi size göre ne kadar?
Şüphesiz orada bizlere karşı olağanüstü sevgi ve saygıda bu okullarımızın büyük payı var. Bu ticari bir kredi. Türk okulları orada olumlu bir hava estiriyor. Gittiğim yerlerde elimden geldiği kadar okulları ziyaret etmeye çalışıyorum. Yerel pazara yönelik altyapı oluşması için Türk okulları yardımcı oluyorlar.


PKK'ya 'Kıran' darbesi devam ediyor!Mardin'de İl Jandarma Komutanlığınca sürdürülen operasyonlarda terör örgütü PKK'ya ait 7 sığınakta çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirildi.
İletişim Başkanı Fahrettin Altun'dan Amerikalılara FETÖ uyarısıCumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) ABD kamuoyu için oluşturduğu tehlikeye işaret etti.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber