Geri Dön

Müzakere değil muharebe

Bu süreçte biz gelişigüzel kapitalizmden, katı kuralları olan düzenlenmiş bir kapitalizm tipine geçmeye çalışacağız.Ahbap çavuş ilişkilerinden sıyrılıp, kurumsal bir yapıya uyum göstermek için uğraşacağız.Çok değişmemiz, eski alışkanlıklardan sıyrılmamız gerekecek. ***Üstelik AB ile yakınlaştıkça gerilen bir ilişkimiz var. Birbirini doğru okumakta zorlanan ve birbirine güvenmeyen, şartlar gereği flört etmek durumunda kalmış iki sevgili gibiyiz.Nereden ne pislik çıkacak diye bakıyoruz. Satır aralarındaki tuzaklarla meşgulüz. AB'nin haylanması gereken Türkiye karşıtı kamuoyu var. Türkiye'yi yedekte tutmak isteyen muhafazakarlar siyasetçileri ise ayrı.Bizim değişime kapalı, bunun için binbir numara çeken AB karşıtlarımız var. Rüzgara karşı yürüyoruz bir anlamda. ***O yüzden müzakere etmekten çok içeride ve dışarıda bir yığın muharebe yaşacağız demek daha doğru sanki.Tarım ve çevre konularındaki meydan savaşlarının yanında göreceksiniz, 83 bin sayfalık müktesebadın her sayfasında çatışma çıkacak.İçeride kendi aramızda, dışarıda onlarla. AB dosyalarının her biri servet transferi, anlayış devrimi, çıkarların ters yüz olması, yöntemlerin farklılaşması demek çünkü.Alışılagelmişin terki, yeni dengeler kurulması demek.On küsur yıl sürmesi beklenen bu süreç içeride çok ama çok can yakacak.Ve işe bakın ki mukaddesatçı hükümetimizin önüne ilk önce bilim ve araştırma dosyasını koyuyorlar.Kolay dosyalardan başlarlarmış!***Yıllar geçtikçe dengeli ve sürdürülebilir zenginleşmenin bedeli neymiş göreceğiz, bu bedeli dosya dosya ödeyeceğiz.Şimdi el çırpanlardan bazıları yakında yuhalayamaya başlayacak, şimdi kayıtsız duranlardan bazıları da sıkı AB'ci kesilecek. Tamam, bu yolculuk kimilerine kutlu olsun. Ama kimilerine de şimdiden "geçmiş olsun" demek lazım.Kaçak elektrik kullananlar için durum kötüleşecek mesela. Ya da yıllardır yüksek reel faizden nemalananlar için. Vergi mükellefi olmadan idare edenler için. Kanunları çiğneyip ceza görmeyenler için. Sigortasız işçi çalıştıranlar için de. ***Siyaseten Türkiye'nin bugünkünden kötü olmayacağını varsayalım. Korkulan olmadı ve parçalanmadık diyelim.O durumda bile bu yolculuk kimimiz için hayırlı, ama kimimiz için yolun sonu demek. Onlara "hadi bakalım kolay gelsin" demek gerek. Haksız rekabetin üstatlarına mesela. Çevreyi maliyet unsuru olarak gören ve iplemeyen uyanıklara ya da. Gelişme edebiyatı eşliğinde hukuku esnetmeye alışmış cinlere de.Kıyıları, ormanları, gölleri yeterince korumayan, kanunları ihlal edenleri cezalandırmayan sorumlulara da kolay gelsin artık. ***Kriterlere ve standartlara alışmamız gerek. Hayatımızın her kesitine nüfuz edecekler. Detaylı görüşmelere ve uzun pazarlıklara hazır olmalıyız. Demokratik tahammül, uzlaşma iradesi, şeffaflık ve denetime açıklık, kültürel hoşgörü, ekonomik disiplin konularında pratiğimizi arttırmalıyız. Bu sıkıntılara girmek istemeyenlere de ziyade olsun müzakereler. Şöyle son bir defa daha bakın etrafınıza.İlk dosya ile birlikte görüntü öyle farklılaşacak ki. ege@milliyet.com.tr AB'ye yaklaşırken epey taş yerinden oynayacak, epey toz kalkacak... O yüzden "kutlu olsun" demek işi fazla basite indirgeyen, herkesi aynı kefeye koyan bir temenni.

Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Tatar Manisa'daki depremi yorumladıAFAD'ın duyurduğu Manisa'daki 5,4'lük büyüklüğündeki deprem İstanbul ve İzmir'i de kapsayan geniş bir çevrede hissedildi. Vatandaşlar depremin neden bu kadar geniş bir çevrede hissedildiğini merak etmeye başladı. Peş peşe meydana gelen son depremler ile CNN TÜRK'e konuşan uzmanlar konuya açıklık getirdi.
Bakan Albayrak: Türk varlıklarına güvenenler ciddi anlamda kazandıHazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'tan Davos Zirvesi'nin ikinci gününde önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Albayrak, "Türk varlıklarına güvenenlerin ciddi anlamda kazandığı bir süreç. 2020 yılı daha sakin geçen bir yıl olacak; küresel büyüme tahminleri üzerinde beklentilerin daha olumlu olduğu bir yıl. Bu olumlu bir gelişme. Tabi ki küresel istikrardan yana olduk" dedi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber