Geri Dön

Orson Welles ile mülakat

* I know what it is to be young/Ben genç olmanın ne olduğunu biliyorum; But you don't know what it is to be old/Fakat sen yaşlılığın ne olduğunu bilmiyorsun... Daha ne olsun? * * *- Çok sigara içiyordunuz ve müthiş karizmatik bir sese sahiptiniz. 1939'da bir radyo programı yaptınız ve Amerika sokağa döküldü. Şarkı söylediniz, çizgi filmlerde bile seslendirme yaptınız. Amacınızın şarkı söylemekten çok, sesinizle insanları kendinden geçirmek olduğu söylenir... Şarkı söylemek değildi sanki; Melodik bir konuşma yapıyordunuz, doğru mu efendim?* Bir gün, sen de aynı şeyleri söylüyor olacaksın... Ne söylediğiniz, her zaman o kadar da önemli değildir. Çoğu kez nasıl söylediğinizi daha çok önemserler. İşte gençler, "tavır" konusunda çuvallıyorlar.* * *- Sinemadaki öykünüz mü bir şarkıdır, yoksa bu şarkı mı başlı başına bir hikâye? Çocukluğunuz topaçla değil piyanoyla geçti. 1934'te ilk defa seyirci önüne çıktınız. 1941'deki Yurttaş Kane, çektiğiniz ilk profesyonel film. 25 yaşında çıkarttığınız bu iş "Yüzyılın en önemli filmi" diye anılır ki, Oscar da aldınız. Şangaylı Kadın'da eşinizle, Rita'yla oynadınız. 1978'deki Othello... Sinema tarihindeki en başarılı uyarlama sayılıyor... En çok istediğiniz şeyi gerçekleştiremeden öldünüz; "Don Kişot"u çekmek... Sanatçı kumaşınız, el attığınız her işte kendini belli etti. Size "Sinemanın Shakespeare'ı denilmesi, sorunun doğru cevabı mıdır?* Zaman geçip gidiyor ve bu hikâye anlatılıyor/Birçok soru sordum Karşılaştığım akıllı adamlara.../Bütün cevapları henüz kimse bulamamış...* * *- Sinema eleştirmenleri tarafından bu kadar çok eleştirilmeseydiniz, belki de daha az bilinen biri olacaktınız.* Hatırlanacak günler olacak/Gözyaşı ve kahkahalarla dolu...- Küçük yaşta edindiğiniz entellektüel birikimi sanatınızla konuşturmuş ve sinemada yepyeni kapılar açmış olmanıza rağmen, yaşadığınız çağa fazla geldiğiniz ve hep yalnız kaldığınız söylenir... Dönemin koşullarına ve anlayışına göre çok yenilikçiydiniz ve ne izleyiciler ne de sinema ustaları bir türlü benimseyemediler sizi... Kısacası, düzen adamı olmadınız ve genele göre tuhaf kaçtığınız için fazla sevilemediniz. Yapımcılar da izleyenler de, "Şaşıralım mı, izleyelim mi, yoksa nefret mi edelim?" diye sordular kendilerine... Çevrenize hep iki beden büyük geldiniz ve insanların tepkisini topladınız. "Gelecekte yaşamanıza rağmen, şarkınız biraz da geçmişe övgüdür." Bu zarif çelişkiyi çözmek bize mi düşüyor?* Yazdan sonra kış gelir.../Yıllar böylece geçer/Öyleyse dostum, gel beraber müzik yapalım.../Sen bana yenisini söylerken ben eskisini çalacağım/Zamanla, senin gençlik günlerin geçerken./Zamanını seninle paylaşanlar olacak... ege@milliyet.com.tr Yeni seneye, Orson Welles'le başlayalım istedik. Efsane şarkının satır aralarında, acaba duyduğumuzdan fazlası var mı?

Kavga ettiği kişiyi döner bıçağıyla kovaladıAdıyaman'da iki kişi arasında çıkan kavgada taraflardan birisi diğerini sokakta döner bıçağı ile kovaladı, yaşananlar ise bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Bu tezgaha gelenler, oynamadan gitmiyorİstanbul'da şarkılar söyleyerek pazarcılık yapan Mevlüt Akın, eğlenceli halleriyle sosyal medyada fenomen haline geldi. Akın’ın pazar tezgahına gelen müşteriler alışverişini oynayarak ve göbek atarak yapıyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber