Umudunu kaybetme

Türkiye'nin iyi üniversitelerinden birinde okumuş, mastır yapmış, iyi işletmelerde stajlarını tamamlamış, iki yabancı dili ana dili gibi konuşan, üçüncüyü öÇrenebilmek için kurslara giden bu genç arkadaşımızın morali oldukça bozuktu.Çünkü gittiÇi iş görüşmelerinden beklediÇi sonuçlar gelmiyordu.Ya "Bizim için çok fazlasınız" deniyor ya da kapasitesinin çok altında işlerle karşılaşıyordu."Deneriz... BeÇenirsek sigortanızı yaparız..." gibi sözleri duymaktan artık bıkmıştı.Teklif edilen maaşlar da komikti.Herkes aynı aklı veriyordu."İstanbul'a git..."Son çare İstanbul'a gitmekti ama o şansını zorlamayı seçmişti.AÇabeyleri, ablaları, yakın dostları gibi davranmayı düşünmüyordu.İzmir'i seviyordu ve yaşamaktan keyif aldıÇı bu kentte kalmak, buraya hizmet etmek istiyordu.Bu mücadele tam bir yıldır sürüyordu.Görüşme yaptıÇı yerlerden ayrılırken kulaÇına şu fısıldanıyordu."Burası Türkiye... Bir tanıdıÇı araya koyarsanız iyi olur..."Aile şirketlerinin daha aÇırlıklı olduÇu İzmir'de bu gerçek aslında çok daha ön plandaydı."Ahbap çavuş" ilişkisi hala yoÇun bir şekilde devam ediyordu.Bu uzun bekleyiş sinirlerini bozmuştu.* * *Ona son günlerde televizyonlarda dönen bir reklam filmini hatırlattım.İş Bankası'nın 10 Kasım'a denk getirdiÇi Atatürk ile bir çocuk arasında geçen ve hepimizi çok etkileyen reklam filmini..."Ülkemiz ve bankamızın kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü saygıyla anıyoruz" diye tamamlanan reklam filminde Mustafa Kemal Atatürk'ü ünlü oyuncu Haluk Bilginer canlandırmış.Filmde gül bahçesinde Atatürk ile bir çocuk arasında geçen diyalog yansıtılıyor. Atatürk'ün eline gül dikeni batıyor. Çocuk da "Senin eline diken batar mı?" şeklinde soru soruyor. Atatürk de çocuÇa şöyle diyor:"Bu gülü yetiştireceksen canın yanacak. 'Bu bahçede gül bitmez' diyenler olacak. Sen kendine şunu soracaksın: 'Ben burayı gül bahçesi yapmak istiyor muyum?' Çok istiyorsan, söylenenler umurunda olmayacak. Tek isteÇin... Şu kokuyu duymak olacak..." Konuşmanın sonunda Atatürk çocuÇa "Anladın mı?" diye soruyor. "Anladım" yanıtını alan Atatürk, "Aferin sana. Uzat şu makası şimdi..." diyor.* * *Genç arkadaşım, genç arkadaşlarım...Ben ne zaman sıkıntılı bir gün geçirsem, gelecekle ilgili biraz kaygılansam; Nutuk'u alır okurum.Zor günlerden çıkışın mesajları satır aralarına gizlenmiştir.Bazen siz istemeseniz de, o ortamı hazırlamasanız da çok karanlık bir tablo karşınıza çıkabilir.Ama reklamda da geçen diyaloglarda olduÇu gibi hayatın getirdiklerine karşı olumlu düşünmeyi, hayal kurmayı, umut etmeyi asla bırakmamalısınız.İyi eÇitim almanıza raÇmen iş bulamamak sizin deÇil, bu fırsatları size sunamayan yöneticilerin ayıbıdır.Devletin kasası soyulurken, har vurup harman savurulurken sesini çıkarmayanlarındır.Siz moralinizi bozmayın...Üzülmeyin...Daima yarına bakın...Çünkü Türkiye'yi daha iyi günlere taşıyacak sizlersiniz... dsipahi@milliyet.com.tr Geçenlerde yaşam koçluÇunu yaptıÇım genç arkadaşlarımdan biriyle telefonla konuşuyordum.

Milliyet'te Gündem 6 Aralık 2019.
6 Aralık 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber