28.11.2017 16:01 | Son Güncelleme:
AA

Egemen Bağış: Dünyanın birçok yerinde insanlık muazzam acılar çekiyor

Eski Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci ve UİP Global Danışma Kurulu Eş Başkanı Egemen Bağış, 40 yıldır PKK denilen, insanlıktan çıkmış terör örgütüyle amansız bir mücadele veriyor. Bundan 1,5 yıl önce bu şehrin köprülerinde maalesef askeri üniforma giymiş bazı hain teröristler, halkın demokratik oylarıyla seçilmiş bir hükümeti devirmek için iç savaş çıkarma kalkışmasında bulundu. Bugün Ortadoğu'da hala birçok yerde kanayan yara var. Dünyanın birçok yerinde insanlık muazzam acılar çekiyor. Hiçbirimizin böyle bir dünyayı arzu ettiğine inanmıyorum, inanmak istemiyorum." diye konuştu.

Uluslararası İş Birliği Platformu (UİP) tarafından Cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenlenen 8. Boğaziçi Zirvesinin açılışı yapıldı.

Eski Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci ve UİP Global Danışma Kurulu Eş Başkanı Egemen Bağış ise konuşmasına, Mısır'daki terör saldırısında hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek başladı.

Zirvede "Nasıl bir dünya istiyoruz?" konusunun tartışılacağına değinen Bağış, "11 Eylül 2001 günü New York'ta o vahşeti yaşayanlardan biriyim. Bu ülke, 40 yıldır PKK denilen, insanlıktan çıkmış terör örgütüyle amansız bir mücadele veriyor. Bundan 1,5 yıl önce bu şehrin köprülerinde maalesef askeri üniforma giymiş bazı hain teröristler, halkın demokratik oylarıyla seçilmiş bir hükümeti devirmek için iç savaş çıkarma kalkışmasında bulundu. Bugün Ortadoğu'da hala birçok yerde kanayan yara var. Dünyanın birçok yerinde insanlık muazzam acılar çekiyor. Hiçbirimizin böyle bir dünyayı arzu ettiğine inanmıyorum, inanmak istemiyorum." diye konuştu.

Bağış, dünyada kişi başına düşen refahın en yüksek olduğu coğrafyanın AB coğrafyası olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:

"Refah derken sadece zenginlikten değil, zenginliğin dışında insan hakları, ifade özgürlüğü, gıda ve hijyen standartları, umut, endişelerin mümkün olduğunca azaltılmış olması gibi birçok farklı faktörden bahsediyorum. Peki AB ülkeleri bunu nasıl başardı? İki temel sebep var. Biri, kafa kafaya verip, bir daha savaşmama kararı aldılar. İkincisi, serbest ticaretin önünü açtılar, 500 milyonluk bir pazar ortaya çıkardılar. Bütün ülkeler de o büyük pazardan nasiplenmiş. Çok zor bir süreç değil. Bunu yapmak o kadar da zor olmasa gerek. Bunu, bizler de bulunduğumuz coğrafyalarda tabiatıyla yapabiliriz. Her konuda hemfikir olamayız. İçimizde farklı renkleri sevenler, farklı siyasi tercihleri olanlar, farklı yaşam tarzları, farklı inançları olanlar olacak, ama insanlığın savaşmamayı başaracak kadar entelektüel birikimi olduğuna inanıyorum."

''ZAMANIMIZI BOŞA HARCAMADAN KENDİMİZİ GELİŞTİRMELİYİZ''

Four Seasons Otel'de gerçekleşen zirvenin açılışına katılamayan Lübnan Başbakanı Saad Hariri'nin konuşma metnini, Future Movement Genel Sekreteri Ahmed El Hariri okudu.

Hariri, zirvenin gelecek açısından son derece önemli olduğunu belirterek, sorunlara karşı ayakta kalmak için önemli konuların burada konuşulacağını kaydetti.

Küreselleşmeden kaçış olamayacağı yönündeki görüşlerden faydalanılması gerektiğini aktaran Hariri, "Bunun üzerinde çalışmamız gerekiyor. Küreselleşme sosyolojik sıkıntılara yol açabilir. Her ne kadar kalkınmaya yönelik bir bakış açısı olmasına rağmen mutlaka kendi içimizde bir yapılanmaya ihtiyacımız var. Bu sıkıntılara baktığımızda daha çok sosyal anlamda dışlanma söz konusu. Aynı zamanda global suçun da gelişmesine yol açtığı söylenebilir. Ekonomik sistemlerimizi negatif şekilde etkileyen bir yöntemdir aynı zamanda." diye konuştu.

Küreselleşmeden bahsedildiğinde İslam'ın da konuşulması gerektiğini vurgulayan Hariri, İslam'ın ve uygarlığının her zaman ortak payda üzerinde kurulduğunu söyledi.

Hariri, şöyle devam etti:

"İnsanlar arasında bakış açısını birleştirmeye yönelik bir vizyonu vardı. İnsanların onurunu ve hukuklarını korumak adına, ilahi adaletin tahsisi için önemli bir görevi vardı. Dışlanmaya karşıdır. Her zaman da öyle kalacaktır. Bulunduğumuz düzeyden daha çok geleceğe bakmak lazım. Bekleyen sorulara çözüm bulmamız gerekiyor. Küreselleşmenin meydana getirdiği sıkıntıları mutlaka göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Zamanımızı boşa harcamadan kendimizi geliştirmeliyiz. Küreselleşmeyi nasıl ele alacağımız konusunda düşünmeliyiz. Demokratik unsurlar konusunda mutlaka açılımlar yapılmalı. Yerel ve sivil topluma mutlaka kapılarımız açılmalı. Kalkınma unsurlarının ortaya konulması için bu son derece önemli. İş imkanlarının ve istihdamın artırılması gerekiyor. Çevreyle ilgili belli şartları da ortaya koymadan siyasi gelişmeyi sağlayamayız."

Hariri, bakış açılarının yaşanılan zamanla bağdaşmasının önemine işaret ederek, bu şekilde küreselleşmenin ortaya koyduğu sıkıntılarla baş edilebileceğini anlattı.

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0