Lösemili Çocuklar İlköğretim Okulu açıldı

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, ister engelli, ister hasta, ister yatağa bağımlı olsun her çocuğun eğitim nimetindenyararlandırılması gerektiğini belirtti.

Lösemili Çocuklar İlköğretim Okulu açıldı

Beysukent’teki Türkiye’nin ilk Lösemili Çocuklar Anasınıfı ve İlköğretim Okulu törenle açıldı.
Açılışta konuşan Bakan Çelik, binlerce okulun açılış törenlerine katıldığını, ancak hiç bu kadar heyecan ve mutluluk duymadığını söyledi.

Katkılarından dolayı tüm bağışçılara ve LÖSEV’e teşekkür eden Çelik, hastasını, zayıfını, engellisini, fakir fukarasını gözetmeyen devletin sosyal devlet olamayacağını vurguladı. "Altta kalanın canı çıksın" mantığıyla hareket
etmediklerini, böyle bir anlayışı ayaklarının altına aldıklarını belirten Çelik, eğitimde feda edilecek tek bir çocuk bile olmadığını belirtti. Çelik, "İster engelli, ister hasta, ister yatağa bağımlı olsun her çocuk eğitim nimetinden
yararlandırılmalı" dedi.

"ENGELLİLERİN EĞİTİMİNDE YÜZDE 700-800 ARTIŞ YAŞANDI"
Özürlüler Yasası’nı çıkardıklarını, yasanın hayata geçmesiyle 27 bin engellinin okula taşınarak eğitim aldığını anlatan Hüseyin Çelik, cam hastası veya diğer hastalıklarından dolayı evde yatan bin 4 çocuğa da öğretmen göndererek
evlerinde eğitim verdiklerini bildirdi.

Özürlüler yasasıyla engellilerin eğitiminde yüzde 700-800 artış yaşandığını bildiren Bakan Çelik, "Bununla Maliye’ye binen yük 2 milyar YTL’dir. Helal olsun, feda olsun" diye konuştu.

Devlet tarafından lösemili çocuklar için tüm ihtiyaçlarının karşılandığı 48 hastane okul kurulduğunu, buralarda 4 bin 775 çocuğun eğitim gördüğünü ifade eden Çelik, buralarda eğitim alan çocuklardan bin 800’ünün lösemi hastası
olduğunu kaydetti.

LÖSEV’in kurduğu okulda 150 çocuğa eğitim verildiğini, bunun önümüzdeki dönemde daha da artacağını ifade eden Milli Eğitim Bakanı Çelik, bunu çok önemsediğini dile getirdi.

Çocuğu engelli veya hasta olanlarla empati kurulması gerektiğini anlatan Çelik, "Her türlü engeliliğin, hastalığın rehabilitasyonu mümkündür. Ama bir çeşit engellilik vardır ki onun rehabilitasyonu mümkün değildir. Nedir biliyor
musunuz? Gönülden engelli olmanın rehabilitasyonu yoktur. Gönülden engelli olmanın hastalığı, en kötü kanserdir. Çünkü sizi bencil yapar, çünkü sizi sadece kendisi için yaşayan, üreten ve daha sonra da hayatı anlamlı hale gelmeden bu dünyadan göçüp gitmenizi sağlar" dedi.

Okulun Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olması bir yana öğrencilerden hiç bir ücret alınmadan eğitim verilmesinin önemine işaret eden Çelik, bunun diğer hayırseverlere de örnek olmasını diledi.

ÜSTÜN EZER’İN KONUŞMASI
LÖSEV Yönetim Kurulu Başkanı Üstün Ezer de yıllarca lösemili çocuklarla birlikte olduklarını ve onların sıkıntılarını yüreklerinde hissettiklerini söyledi.

Lösemili çocukların yıllarca okul sorunuyla mücadele ettiğini anlatan Ezer, bu çocukların okullara kayıt ettirilmeyişleri ve okullarda tecrit edilmelerinin acı bir gerçek olduğunu ifade etti.

Lösemili çocukların gittikleri okulların sağlıkları için de uygun olmadığını veya sağlık sorunları nedeniyle eğitimden çekilmek zorunda kaldıklarını belirten Ezer, bu probleme çözüm bulmak için bağışçıların desteğiyle
bu okulu yaptırdıklarını söyledi.

Okulun yüzde 90’a yakınının bağışlarla oluştuğunu ve yapımında lösemili çocukların ailelerinin de çalıştığını kaydeden Ezer, hayırseverlere de teşekkür etti. Ezer, okuldaki lösemili çocukların tüm eğitim, servis ve kantin
giderlerinin de LÖSEV tarafından karşılandığını, ayrıca çocuklara aylık 250’şer YTL eğitim bursu verildiğini kaydetti.

"Bizi ne lösemi hastalığı ne ilaçlar yoruyor, biz en çok bürokrasiden yoruluyoruz" diyen Ezer, "Lösemili Çocuklar Kenti"nin yapımı için 6 yıldır bir arsa talep ettiklerini, ancak Maliye Bakanlığının kendilerine yanıt vermediğini
öne sürdü.

Konuşmaların ardından, lösemili çocuklarla kurdele kesen Bakan Çelik, daha sonra okulu gezdi. Burada pasta kesen Çelik, Türk Anneler Derneği Genel Başkanı Gül Baysal’a pasta yedirdi. Baysal da Bakan Çelik’e pasta yedirerek, LÖSEV’in talep ettiği arsayla ilgili kendisinden destek istedi.

Törende, ilköğretim okulu öğrencileri dans gösterileri sunarak, şiirler okudu ve Atatürk marşları seslendirdi.

17 Ağustos depreminin hikayesi: YarımBüyük acıların yaşandığı 17 Ağustos depreminin anlatıldığı dizinin süpervizörlüğünü oyuncu Fikret Kuşkan yapıyor. Genç oyuncu Fırat Temir ise ‘Yarım’da depremin ardından stres bozukluğu hastası olan 'Rüzgâr' karakterine hayat veriyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber