GündemRSS
29.09.2013 - 02:30

Eğlenceli yazı

Sitene Ekle
Olaylar ve İnsanlar  |  Hasan Pulur h.pulur@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Eskiden bir üstadımız her hafta sonu kulaklarımızı bükerdi.
“Pazar günleri eğlenceli bir şeyler yaz!”
Yazalım, yazalım da, ne yazalım?
Memleket dört kol çengi, şey çalıyor şey oynuyor.
***
Çarlık Rusya’sında “Mujikler” yani köylüler şöyle dermiş:
“Bog oçan bisokif/Çar oçan daleko!”
Eğer yanlış yazmadıysak, Rus köylüsü şikayetçi:
“Allah çok yükseklerde/Çar ise çok uzaklarda.”
***
Washington’da bir müzede papaz Martin’in; Nazilerin zulmünü anlatan şiiri yazılıymış:
“Önce sosyalistleri topladılar,
Sesimi çıkarmadım
Çünkü ben sosyalist değildim.
***
Sonra sendikacıları topladılar
Sesimi çıkarmadım.
Çünkü sendikacı değildim.
***
Sonra Yahudileri topladılar
Sesimi  çıkarmadım.
Yahudi değildim.
***
Sonra beni almaya geldiler...
Benim için sesini çıkaracak kimse kalmamıştı.”
Yaa, ya beyim ya!
***
Şarkıların çoğu gerçek duygulardan hayata geçirilmiştir, alınacak çok ibret vardır...
Mesela Şemseddin Ziya Bey’in kürdili hicazkar şarkısı...
“Güvenme hüsnüne bu çağın geçer,
Civanlık alemi sanma çok sürer
Sen gonca gül iken halk öper, sever
Perişan olursun bakan bulunmaz.”
Udi Hasan Bey’in şarkısı:
“Sen de mi hâlâ esir-i zülfikâr olmaktasın,
Uslan ey dil uslan ihtiyar olmaktasın,
Bilmiyorsun kendini zar-ü nizar olmaktasın
Uslan ey dil uslan artık ihtiyar olmaktasın”
***
“Güvenme hüsnüne bu çağın geçer” diyebilmek.
“Uslan artık ihtiyar olmaktasın” diyebilmek..
Bu iki mısraya kaç cilt kitap yazılır?
***
Hatçe Nine, zenaat öğrensin diye torununu bakırcı yanına vermiş, çıraklık yapacak.
Bir, iki, üçüncü gün çırak yok!
Usta, Hatçe Nine’nin kapısına varmış.
“Senin toruna ne oldu?”
Hatçe Nine anlatmış:
“O, zenaati öğrenmiş, bakırı ateşe koyurmuşsiniz, olurmuş ıssı, üstüne çekiçle vururmişsin, olurmuş yassi, kenarlarını kerpetenle çevirirmişsiniz, olurmuş tepsi!“
Usta ağzı açık dinlemiş:
“Vay canına, veledin yaptığına bak! Bir günde her şeyi öğrenmiş, hem de ninesine öğretmiş.”
Tepsiciler çok, bir günlük ustalıklar.
Onlara itibar edenler de...
***
Nail Güreli’nin kulakları çınlasın, Allah şifasını versin, yazılarını hep şiirle bitirirdi...
Biz de bugün öyle yapalım, Dr. Celalettin Algan’ın, “Bir garibin doğuşu”ndan:
“Sen doğduğunda gece tosunum,
Ne melekler indi gökten,
Ne toplarla selamlandı gelişin.
Ortalık zifiri karanlığın,
Bir garipçeydi beklenişin”
Yunus Emre, “Bir garip ölmüş diyeler” diye başlar, bu da garibin doğuşu...
Garipler, kimbilir, nerede, kaç yaşında doğuyor...
Saltanatları, “Musalla taşında” bitecek?..

Yazarlarda Ara
Bul
©Copyright 2014 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.