9 Ocak 2000 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
   SİNEMA
   MÜZİK
   ASTROGİZEM
   TAROT
   BRİÇ
   SATRANÇ
   G. PAZAR ARŞİV
 VİTRİN
 İNTER@KTİF
 21.YÜZYIL
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI

GELECEĞİ KÜÇÜKLÜĞÜNDEN BELLİYDİ
Star olan çocuk

Dilek Sancılı - Selçuk Metin

Bedelli askerliğini yapmak için Türkiye'ye gelecek olan '90'lı yılların "pop ilahı" Tarkan'ın, bu unvana sahip olacağı Almanya'da geçirdiği çocukluk yıllarındaki fotoğraflarından belli oluyor.

Pop müziğin yeni yeni alevlendiği günlerde "Kıl Oldum" ile tanımıştık onu. Müzik dünyasında belki de ilk kez "sokak dili" olarak tabir edilen sözcükler şarkılara taşınmış ve gurbetçi bir genç şarkılarıyla olduğu kadar yeşil gözleriyle de dikkat çekmeye başlamıştı. Müzik duayenlerinin ağır eleştirilerine maruz kalan bu gencin '90'lı yıllara damgasını vuracağını ise kimse tahmin edemiyordu. Kimilerine göre birden yıldızı parlayan bu genç saman alevi gibi sönüp gidecekti. Ancak ilerleyen yıllarda farklı görüntüsü ve romantik şarkılarıyla da gündemde kalan Tarkan, diğer meslektaşlarının arasından sıyrılarak "Türkiye'nin megastarı" unvanına sahip oluyordu. Tarkan Tevetoğlu'nun özel yaşamı ise çoğu zaman sanat hayatından daha fazla konuşuluyordu.
O şarkılarıyla, klipleriyle, skandalları ve aşklarıyla hep gündemde kaldı. Öyle ki öğrenimini ve sanat hayatında "dünya sanatçısı" olma yolundaki çalışmalarını sürdürmek için gittiği Amerika'dayken bile Türkiye'de sürekli "Tarkan gündemi" oluşturuluyordu. Attığı her adım takip ediliyor, hayatı didik didik ediliyordu. Amerika'dan her dönüşünde bir "Başbakan" edasıyla karşılanıyor, basın toplantılarında izdiham yaşanıyordu.
Yine yurtdışında olduğu ve Avrupa'da single çıkarmaya hazırlandığı bir dönemde askerliğini yapması için çağrılan Tarkan, mesleğinin zirvesine çıkmak üzereyken yapılan bu çağrıyı geri çevirdi. "Bir dünya starı" olma düşü onun kanına işlemiş ve vatandaşlıktan çıkarılmayı bile göze almıştı. Yaklaşık 1.5 yıldır bunun kavgasını veren ve "Ben ülkemi tanıtarak zaten görevimi yapıyorum," diyen Tarkan, yine ülkenin gündeminde üst sıralarda yer aldı. Fransa başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde konserler veren ve müzik listelerinde üst sıralara kadar yükselen Tarkan, önümüzdeki hafta Türkiye'ye dönecek. 14 Ocak'ta Mydonose Showland'de vereceği konserle hayranlarıyla yeniden buluşacak.

Nereden nereye
Peki, '90'lı yılların pop ilahı Tarkan'ın çocukluğu, gençlik yılları nasıl geçmişti? Genç kızlar nasıl oluyor da sahneye çıktığı anda kulakları sağır edercesine çığlıklar atıyor, ona bir kez dokunabilmek için etten duvarları aşmaya çalışıyorlardı? Öyle ya çevrede Tarkan'a benzeyen onlarca genç varken bu şeytan tüyüne sahip yeşil gözlü adam kimdi? Aşkları, hüzünleri, üzüntüleri, hayal kırıklıkları nelerdi?
17 Ekim 1972 yılında Almanya'nın küçük ama şirin Alzey kasabasında dünyaya gözlerini açtı Tarkan. Anne ve babası Almanya'da işçi olarak çalışan kalabalık bir aileye sahip. Çünkü tam altı kardeşler. Ancak ilk üç kardeşi, Adnan, Gülay ve Nuray annesi Neşe Hanım'ın ilk evliliğinden. Daha sonra Ali Tevetoğlu ile evlenen Neşe Hanım üç çocuk sahibi daha olmuş. Hakan, Tarkan ve küçük kız kardeş Handan. Ailenin beşinci çocuğu olan Tarkan müziğe çocukken gönül vermiş. Evin içinde avazı çıktığı kadar bağırarak şarkılar söyleyip, kendince dans figürleri yapıyormuş.

Müzik deneyimi
Tarkan'ın müzikle ilgili ilk deneyimi Karamürsel Musiki Cemiyeti. Burada Türk Sanat Müziği'nin tüm inceliklerini öğrenen Tarkan, alaturka yorumuyla genç kızlardan sonra orta yaşlıların da gönlünü fethediyor. Ardından ailesinin istanbul'a taşınması dolayısıyla müzik eğitimine Üsküdar Musiki Cemiyeti'nde devam ediyor. Daha sonra tekrar İzmit'e döndüklerinde ise Türk musikisi söylemek istemiyor. Üstelik artık para kazanmak da istediği için bir orkestra kurup, davetlerde profesyonelliğe adım atıyor.
Tarkan liseyi bitirdikten sonra üniversitede istediği bölümü kazanamayınca hayal kırıklığına uğruyor ve yaşamında karmaşık bir dönem başlıyor. Bu dönemde Almanya'daki abisinin yanına gitme planları yaparken Alpay aracılığıyla Mehmet Söğütoğlu ile tanışıyor. İşte ondan sonra ilk kasetin çalışmaları ile hayatı bambaşka bir yöne gidiyor. Ve ilk kaseti 1992'de "Yine Sensiz" adı ile piyasaya çıktı. Özel kanalların da açılmasıyla birlikte İnterstar'ın yılbaşı programında "Kıl Oldum Abi" ile albümünü tanıtmaya başlayan Tarkan'a kimileri kıl olurken kimileri de hayran oluyor.

Aşkları
Tarkan kendini bir aşk adamı olarak tanımlıyor, aşkın ona hayat verdiğini söylüyor. Sanat yaşamına atıldığı günden bu yana bilinen ve ciddi anlamda basına yansıyan üç ilişkisi oldu. Bunlardan ilki Jülyet, ikincisi Elif Dağdeviren, üçüncüsü ise Nevbahar Demirağ.
Tarkan'dan önce genç kız ve kadın hayranı oldukça fazla olan sanatçılar ilişkilerini hep gizli yaşardı. Oysa Tarkan bu örneklerin aksine beraber olduğu kadınlarla bir arada görünmekten hiç kaçmadı. Üstelik ne kadar sevdiğini herkesin içinde onlara sarılarak, öperek, el ele dolaşarak gösterdi.
Tarkan'la ilgili bir iddia da eşcinsel olduğu şeklindeydi. Önceleri buna pek cevap vermedi. Ama sonraları sorulara rahatlıkla cevap veriyordu. Öyle olması halinde bile bunun kimseyi ilgilendirmediğini söylüyordu. Sonunda da ben mesajımı şarkılarımla veriyorum, isteyen istediğini anlasın diyordu.

© 1999 Milliyet