02 Nisan 2000 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
   SİNEMA
   MÜZİK
   BRİÇ
   SATRANÇ
   G. PAZAR ARŞİV
 VİTRİN
 TEKNO CAFE
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI

'Anlat bakalım' deselerdi...
İyi terapiler!

Berrin Karakaş

Reha Muhtar, Ali Kırca, Ayşe Özgün ve Cem Yılmaz terapist olsaydı, nasıl olurdu? Daha çok mu delirirdik, yoksa huzurdan nur mu inerdi yüzümüze?

Her sorusunun başına "efenim" ekleyen bir terapiste kaç dakika dayanabilirdik? Ali Kırca zorla Barış Manço'dan "Gül Pembe"yi dinletip yüzümüzü güldürmeye mi uğraşırdı? Ayşe Özgün tüm "temiz toplum" projesini bizim üzerimizde uygulamaya kalkar mıydı? Yoksa başarılı terapi, başlı başına bir 'Cem Yılmaz olmama hali' midir?
Delirmek üzereyiz ya da yüzde doksanımız çoktan delirdi. İnsanların çoğunun bir terapisti var. Hayat gitgide fenalaşınca, biz de doğal olarak fenalaşıyoruz. Limon kolonyası hesabı terapist koklayıp, ayılıyoruz. Hatta bu durum moda olmaya başladı bile. Muhabbetlerde bir dolu cümle, terapistimle başlayıp terapistimle biter oldu. Hal böyleyken ekranlarımızdan bizi en iyi anlayabilecek dört insanı sizler için terapist olarak hayal ettik. Seçim sizin. Bol terapili günler dileriz efendim...

Dr. Reha Muhtar
Eğer terapistiniz Reha Muhtar ise, katıldığınız seanslar muhtemelen hayatınızın sonuna kadar sürecektir. "Peki efenim tırnaklarınızı yemenizin sebebi tırnak makasınızı bulamamanız olabilir mi? Yani dağınık bir insan olmanızdan kaynaklanabilir mi? Bu dağınıklıkta kediniz de zaman zaman kayboluyor mu? Kediniz de bunalımda mı efenim? Onun bunalımı sizi etkiliyor olabilir mi?" tarzı sorulara cevap vermek zorunda kalacağınızdan, bütün parasını terapiye vermiş, fakir ve ruh hastası biri olarak yaşamınıza devam etmek zorunda kalabilirsiniz. Büyük ihtimalle Reha Bey, Freud'dan Jung'a kadar psikoloji dünyası düşünürlerinin yaşamlarını en ince ayıntılarına kadar araştırmış olacaktır. Bu da, mesleğinde onu bir numaraya yükseltecek ve kliniğinin kapısında kuyruklar oluşacaktır. Ayrıca bu, onu sabah programlarının vazgeçilmez konuk psikologlarından biri haline getirecektir.

Dr. Ali Kırca
Karizması ile özellikle kadınları sabaha kadar uyanık tutup, Siyaset Meydanı'na çivileyen Ali Kırca, muhtemelen kadınların aşık olduğu terapistler grubuna girecektir. Bu yüzden özellikle bayan hastaların iyileşme süreci gitgide uzayacaktır. Ali Kırca'nın tarzı ise genelde grup terapiler olacaktır. Hastanın annesi, babası, kardeşi, ilkokul öğretmeni ve mahalle kasabına kadar yedi ceddi terapiye gelmek zorunda kalacaktır. Tabii, durum böyle olunca kasap ve ilkokul öğretmeni arasında kavga çıkacak, anne baba tartışmaya başlayacak ve hastanın bunalımları katlanarak çoğalacaktır. Fakat, çivi çiviyi söker felsefesini benimseyen Ali Kırca, yine de en iyi terapistler arasında yerini alacaktır.

Dr. Ayşe Özgün
Büyük ihtimalle titizlik, sık sık ellerin yıkanması gibi obsesif kompulsif durumlar, Ayşe Özgün'ün uzmanlık alanı olacaktır. Batılı toplumların mükemmel seviyesine Türk halkının da erişmesi için harcadığı çabanın kırk mislini terapi seanslarında da gösterecek ve hastalarını en az bir ay içerisinde "güzel insan" durumuna getirecektir. Kliniğinin kapısına "Üç ay içerisinde kesin sonuç" yazılı bir levha astıracak, levha günde en az beş kez temizlenip parlatılacaktır. Eğer toplumla uyumsuz, sürekli arıza çıkaran biriyseniz, Ayşe Özgün'ün ellerinde, eşyalarını temiz temiz katlayıp dolaplara koyan, çevresine sürekli kibar davranan, eşine güzel günlerde çiçek almayı ihmal etmeyen mükemmel ve kusursuz insana dönüşmeniz garanti. Menopoz sonrası bunalımlar, aldatılma kaynaklı sorunlar da Ayşe Özgün'ün en iyi olduğu alanlar arasına girecektir.

Dr. Cem Yılmaz
Cem Yılmaz, terapilerine katılmak isteyen herkese, önce "Her Şey Çok Güzel Olacak" filmini seyretme şartı koyacaktır. Her şeyin güzel olacağına inanan kişi, daha sonra terapiye alınacaktır. Eğer Cem Yılmaz'ı tercih edecekseniz, hayatınızın sonuna kadar hasta kalmayı da göze almışsınız demektir. Hatta bırakın iyileşmeyi, seanslar ilerledikçe daha farklı rahatsızlıklarınız da ortaya çıkabilir. Sürekli gülme krizleri geçirebilir, yüz kaslarınızı bir daha asla kontrol edemeyebilirsiniz. Sizi hayata uyumlu insan yapmanın tam tersine, tam bir hayat artığı haline getirme riski yüksek bu seanslara katılmak pek akıl karı olmayacaktır. Fakat, Cem Yılmaz, terapiye başkalarının zoruyla gitmiş insanlar için en iyi seçim olacaktır.

© 2000 Milliyet