02 Nisan 2000 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
   SİNEMA
   MÜZİK
   BRİÇ
   SATRANÇ
   G. PAZAR ARŞİV
 VİTRİN
 TEKNO CAFE
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI

Bütün Japonlar birbirine benzemez

Nazire Kalkan

Milliyet Gazetesi ekonomi yazarlarından Nazire Kalkan, Tokyo'ya gitti. İzlenimlerini Gazete Pazar için yazdı. Kalkan'a göre Japon kadınlar en çok Hülya Avşar'a benziyor, Tokyo ise dünyanın en pahalı kenti

Japonya'ya ilk kez ayak basan bir Türk olarak ilk izlenimim, "Dünyanın en pahalı kenti Tokyo'ymuş gerçekten" oldu. Çünkü, bulduğum ilk kuaföre girip saçıma fön çektirdim ve tam 80 dolar ödedim. Tokyo'nun en popüler alışveriş merkezi Ginza Street'te, 300 dolardan aşağı bir çift pabuç bulmak imkansız gibi. Bir tabak makarna 35, Japon yemeği 50 dolar vs. Tokyo'ya gelen Batılı turistlerin Kabe'si durumundaki Orient Bazaar'ın bulunduğu kentin eski bölgesinde fiyatlar daha makul.
Tokyo metrosundaki gözlemlerim sonucu, Japonların asla birbirine benzemediğini de kesin olarak tespit etmiş bulunuyorum. Bir İngiliz, diğer İngilizlere ne kadar benziyorsa, bir Japon da diğer Japonlara ancak o kadar benziyor. Japon güzelleri kime benziyor, biliyor musunuz? Hülya Avşar'a! Bir tek göz rengi farkı var, o kadar. Geçen yıl Bangkok'a gittiğimde de bir sürü Hande Ataizi görmüştüm. Eh, Claudia Schiffer'a benzeyecek halleri yok ya. Ne de olsa Asyalıyız hepimiz.
Tokyo çok zengin, çok gösterişli bir kent. Benzerine ancak New York'ta rastladığım gibi, para caddelerden taşıp, insanın üzerine üzerine gelen bir güç gösterisine dönüşüyor. Sanki gökdelenler sürekli şöyle diyor: "Şu anda dünya ekonomisinin ve teknolojinin nabzının attığı bir yerde bulunmaktasın. Sakın unutma!"
Görenler söylüyor, bir de Hong Kong'ta aynı hava teneffüs ediliyormuş.

Sürprizi olmayan kent
Bütün şaşaasına karşın sürprizi olmayan bir kent Tokyo. Hele de İstanbul'la karşılaştırırsanız, hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Bir de, Paris, Roma ya da Kudüs ve Kahire gibi insanı geri çağıran bir yer değil.
Hala geyşa fantezisi kuranlar varsa, üzgünüm ama Japon kızları hiç o havalarda değil. Japonlar bunu biraz da modernleşmenin son aşamasıymış gibi yarı gizli bir gururla telaffuz ediyorlar. "Artık kızlar ne evleniyor, ne de çocuk doğuruyor," derken, "Görüyorsunuz ya, Batılılardan hiçbir farkımız kalmadı" imasını hissetmemek imkansız.
Gene de farklılar tabii. Sarmaş dolaş aşıklara zor rastlıyorsunuz. Kızlar genelde kızlarla, erkekler erkeklerle geziyor. Cumartesi akşamları restoran ve kafelerin kız gruplarıyla dolup taştığını görünce bayağı garipsedim. Bu arada Tokyo'da ilginç bir adet var. Restoranlarda yemekler mönüden değil vitrinden seçiliyor. Vitrinde her yemeğin gerçek gibi duran, plastikten yapılma "sahte"si sergileniyor.

Kim giyer bunları?
Modada ise Tokyo, Batı kentlerine açık fark atıyor. Hani defilelerde görüp, "Bunları da kim giyer?" dediğiniz uçuk tasarımlar var ya, işte Tokyo'da onları giyiyorlar, hem de büyük bir rahatlıkla. Vitrinlerdeki dizayn harikaları bir kadının Tokyo'da kendini kaybetmesine neden olabilir. Ancak gerçek farkı yaratan, estetikte sınırları zorlayan bu özgürlük duygusu. Mesela bele kadar iki örgü yapılmış, kızıl bir perukayla dolaştığınızı düşünebiliyor musunuz?
Tokyo'da dolaşılıyor ve kimse dönüp bakmıyor. Kırmızı eteğin üzerine uygun bir şey rica ettiğinizde şahane bir leylak getiriyorlar. Pek de güzel yakışıyor. Feminen olması koşuluyla her türlü renk, desen ve stil mübah. Tokyo'da çalışan kadınların, ofislere girince kışlık ayakkabılarını çıkarıp, iğne topuk, arkası açık, seksi ayakkabılar giymesi ve gün boyu öyle dolaşması son derece normal karşılanıyor. Ayrıca dünyanın en renkli, en dişi pabuçları kesinlikle Tokyo'da satılıyor. Ne yazık ki hepsi mini minnacık. Beni şaşırtan bir şey de tuvalet kültürü oldu. Çünkü alaturka tuvaletlerin aynısı Japonlarda da var. Ama asıl yaygın olan, kendi icatları olan alafranga tuvaletin otomatiği. Yandaki elektronik panele dokunuyorsunuz. Önce klozet ısınıyor, sonra yıkıyor, duruluyor, kurutuyor. Hijyen meraklıları için birebir.

© 2000 Milliyet