Milliyet


13 Eylül 1998

Sanal dünyanın demir bakiresi


YENİ ALBÜMLER


Kent Ozanları
(Çeşitli sanatçılar / Ada)
Kent Ozanları, eski ve yeni kuşaktan on beş müzisyenin akustik çalışmalarıyla biraraya getirildiği bir albüm. Şehrin türkülerini söyledikleri var sayılan, Feridun Hürel, Vedat Sakman, Taner Öngör gibi eski "ozan"ların yanı sıra, Tibet Ağırtan, Teoman, Nejat Yavaşoğulları, Cenk Taner gibi yeni "ozan"lar da albümün konukları arasında bulunuyor.

Ben Bir Anda
(3 - Gen / Sel)
Gökay Yurtalan ve Ufuk Gürçay'dan oluşan 3 - Gen şöyle kurulmuş: Şimdi, birgün Gökay yolda yürürken kendi kendine şarkı söyleyen birini görmüş ve yanına gidip adının Ufuk olduğunu öğrenmiş, sonra kaset yapmaya karar vermişler. Gökay aynı zamanda Ragga Oktay'ın kardeşiymiş. Soul, funk, hip hop sentezi yapıyorlarmış. Ne diyelim, bilmiyorum!

The Magic Sword
(Film müzikleri / Balet)
Şu sıralar gösterimde olan The Magic Sword'u seyredip de albümü almak isteyenler olmuştur. Albümde Celine Dion, Steve Perry gibi ünlü isimler var. Gary Oldman'ın söylediği Ruber'i de beğendik açıkçası. Soundtrack meraklıları olabilir. Ama meraklısı olmayanlar illa masraf yapacaklarsa bir filme daha gitsinler.

For My Sweetheart, The Drunk
(Jeff Buckley / Sony)
Jeff Buckley geçen yıl Memphis marinada boğularak trajik bir şekilde öldü. Buckley'in ölmeden önce üzerinde çalıştığı fakat bitirme fırsatı bulamadığı "My Sweetheart, The Drunk" şimdi annesi Mary Guibert'in çabalarıyla tamamlandı ve double albüm olarak yayınlandı. Bilmeyenler için albüm Buckley'in müziğiyle tanışmak için iyi fırsat olacaktır

19 Eylül'de İstanbul'a bir efsane daha geliyor. Hem yaşları hem de gördükleri ilgi bakımından dünyanın en büyük rock grubu sayılan Rolling Stones'un İstanbul konseri aynı zamanda bir görsel şölen olacak.

Bu yıl 35. yılını kutlayan, şimdiye hakkında en çok konuşulan, verdikleri her konser ballandıra ballandıra anlatılan Rolling Stones, "Gelecekmiş, yok vazgeçilmiş" derken, 19 Eylül akşamı İstanbul'da. Ali Sami Yen Stadyumu'ndaki konser grubun son albümü "Bridges to Babylon"un 23 Eylül 1997'de Chicago'da başlayan turnesinin son durağı olacak. Grupla beraber yurtdışından 70 tırlık ve 250 kişilik teknik ekibin geleceği, organizasyon genelinde bini aşkın kişinin görev alacağı konserin özel efektler, lazer ve havai fişek gösterileriyle tam bir şölene dönüşmesi düşünülüyor. Bilet fiyatları - yazmaya içimiz el vermiyor ama - kapalı ve numaralı 15 milyon, saha içi 12 milyon ve açık 7.5 milyon TL olarak belirlenen konserde ön grup olarak da Extra ve Athena sahne alacak! Yaşı otuzu geçenlerin yılların hıncını çıkaracağı konser şimdiye kadar göreceğimiz en büyük şovlardan biri olacak.
Beatles ile 60'lı ve 70'li yıllara damgasını vuran İngiliz grup Rolling Stones'un temelleri 1961 yılında Mick Jagger ve Keith Richards tarafından atıldı. Ünlü 'blues'cu Muddy Waters'ın bir parçasından esinlenerek gruba ad kondu. Rolling Stones 1963 yılında ilk kez BBC radyosunda cover yaparak sesini duyurdu. Dönemin müzik eleştirmenleri grup için, "O dönemde R & B ve soul müzik henüz yeniydi. Aktif bir grup olan Rolling Stones bu tarzda yeni bir şarkı söyleyince hemen göze çarptı", diyordu. İlk albümlerini Chicago'da doldurdular. Beatles'ın İngiltere'de kalıp onların Amerika'ya gitmesi o yıllarda bayağı tartışıldı. 1965 yılında "Satisfaction" adlı şarkılarıyla meşhur oldular. O günden sonra şarkıları ve özellikle Richards ve Jagger'ın özel yaşamları sayesinde "rock'ın kötü çocukları" olarak ün yaptılar.
Grubun ilk kadrosunda bulunan gitarist Brian Jones, 1969'da 27 yaşındayken İngiltere'deki evinin havuzunda ölü olarak bulunmuştu. Jones'un yaşamı şimdi filme dönüştürülüyor. Rolling Stones'un çıkardığı birçok albümün yanında, Keith ve Jagger solo çalışmalar da yaptı. 1987'ye gelindiğinde grup dağılma kararı aldı. Solo albümlerinin fazla ilgi görmemesi onları yeniden birleştirdi. Ama bas gitarist Bill Wyman 93'te gruptan tamamen ayrıldı. Stones üyeleri yeni bir bas gitarist almaktansa çeşitli basçılarla çalışmayı tercih ettiklerini belirttiler. 1990'da ise Microsoft'a "Start Me Up" adlı şarkılarını verdiler. 1989 tarihli Steel Wheels ve 1994 tarihli Woodoo Lounge müzikal olarak dinleyenlerini çok da tatmin etmedi. Yeni albüm "Bridges to Babylon"da ise Beck ve Hanson gibi genç grupların yapımcısı Dust Bothers ile çalışıp o albümlerin bir adım önüne geçtikleri söylendi. Mick Jagger (54), Keith Richards (53), Ron Woods (50) ve Charlie Watts (57) "Bridges to Babylon" turnesine çıkmadan önce sorulan "Bu sonuncu turneniz mi olacak," sorusuna, "Bu ve bundan sonraki beş turne sonuncu olacak," cevabını vermişler. Grubun konserlerinin çok iyi geçmesine ve çıkan albümlerin ilerlemiş yaşlarına göre hala beğeni görmesine rağmen Rolling Stones'un son yıllarda en beğenilen albümü eski baladlarından oluşan 1995 tarihli "Stripped" oldu.

"Felsefi bir grubuz"

7 - 8 Eylül'deki Iron Maiden konserleri büyük ilgi gördü. İlk geceki konserden önce kuruluşundan bu yana grubun kadrosunda yer alan gitarist Dave Murry'le konuştuk.

Iron Maiden konserleri gerek izleyicinin gerekse grubun özellikleri açısından hafta boyunca bol bol konuşuldu. Grubun hayranları Açık Hava Tiyatrosu'nu tamamen doldurdu. Açık Hava"nın kulisinde yılların gitaristi Dave Murry ile konuştuk.
* Son iki albümünüzde müzikal olarak farklılaştığınıza dair eleştiriler var...
Bu şarkıların özelliğinden kaynaklanır, albümlere böyle bir tanım yapmak doğru değil. Nasıl insanın hayatından her gün farklı şeyler geçebilirse, şarkılar da öyle farklılıklar taşır. Önemli olan her seferinde değişik albümler yapmak.
* Albümlerinizde zaman olgusunu çok işliyorsunuz, zamanın sizin için anlamı nedir?
Felsefi bir grubuz. Zaman olgusu, insanın içine dönmesi gibi konular ilgimizi çekiyor. Görünürdeki heavy metal gruplarının haricinde Iron Maiden'ı daha derin anlamda bir grup olarak görebilirsin. Sanatla, tarihle ilgileniyoruz, ünlü filmlerden esinleniyoruz.
* Virtual XI'la birlikte futbola olan ilginizi öne çıkarmanız ve bir bilgisayar oyunu yapmanız ticari bir tutum olarak değerlendirildi...
Ticari davrandığımıza katılmıyoruz. Yeni albümün tanıtımında öncekilerden farklı olarak Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde futbol maçları düzenlemek istedik. Virtual XI, on birinci albümümüz, futbol da 11 kişiyle oynanıyor. Böyle bir bağ kurduk. Artık herkesin evinde bilgisayar var. "Ed Hanter" isimli oyun, daha çok maskotumuz Eddie'ye yakın, gruba uzak bir şey.
* 1992'ten sonra holding olarak geçmeye başladınız, grup ne kadar büyüdü?
Yıllar geçtikçe kontrollü bir şekilde büyüyoruz. Ama bizim için önemli olan müziktir. Müziğe zarar gelmediği sürece büyümeye devam edeceğiz.
* Siz neler dinliyorsunuz?
Artık dinleyecek yeni şeyler bulmak çok zor. Yükselen gruplar da baltalanıyor. Daha çok eskileri dinliyorum, özellikle blues çok hoşuma gidiyor.

Ölümüne oynuyorum
Bülent Ortaçgil'in dört yıl aradan sonra çıkaracağı yeni albümünün ismi Light. "Artık her şeyin light'ı var," diyen Ortaçgil, sonuna kadar kendi müziğini yapacağını söylüyor.

Bülent Ortaçgil, 1975'te çıkardığı ilk albümü "Benimle Oynar mısın"la tanındı. Herhalde 80'li yıllarda birlikte yaptıkları albümler nedeniyle bir kuşak onu hep Fikret Kızılok'la karıştırdı. Ortaçgil'in önümüzdeki günlerde "Light" isimli yeni bir albümü yayınlanıyor. "Artık her şeyin light'ı var," diyor Ortaçgil. "Yemeğin, giyimin, ilişkilerin de light'ı var. Ben de espri yaptım."
"Light" tanımına albümdeki "Normal" ve "Bi' Şeycik Olmaz" adlı şarkılarını örnek gösteriyor. Yeni albümü kullanılan enstrümanlar açısından diğerlerinden ayırıyor. Birkaç şarkıda düet yapılmış. Erkan Oğur'la kopuz çaldıkları şarkıları buna örnek gösteriyor. Bunların yanında grupla çalınan rock içerikli şarkılar da var. Ortaçgil, tüm bunları kendi tarzından uzaklaşmadan yaptığını söylüyor. Bu noktada dinleyiciye biraz kızgın, "Bence Türkiye'de dinleyicilerin sound'un değişmesine tahammülü yok. Ama ben her albümde bazı değişimler yaparım," diyor. Ortaçgil albüm için, Erkan Oğur (gitar), Gürol Ağırbaş (bas), Cem Aksel (davul), Hakan Beşer (vurmalılar), Ozan Doğulu (piyano) gibi isimlerle çalışmış. "Bu insanlar benim müziğimi çalmak istiyor, bunun parayla pulla ilgisi yok", diyor. Türkiye'de iyi müziğe şans verilmediğini söylüyor. "Kendi müziğinde ısrar edebilme şansın az. Müziğimi yaparak yaşayabildiğim sürece çok da umurumda değil. Bence ölümüne oynamak lazım böyle şeyleri." Ortaçgil, artık direkt mesajlı şarkılardan bıktığını söylüyor. Yeni albümde buna istisna olarak "Normal"i gösteriyor. "Her şeye normal diyen bir adam düşünün. Kafana da etseler normal, o zaman anormal olan sen oluyorsun." Şarkıları için, "Çözüm üretmez benim şarkılarım. Çünkü ben zaten çözüm üretemem," diyor. Şarkılarında politik eleştirler olsa da, hiçbir zaman güncel politika içinde olmamış.
Ortaçgil dinleyicisiyle daha çok barlarda buluşuyor. "Biz kendi müziğimizi çalarak yaşamımızı idame ettiren insanlarız. Hiçbir zaman büyük konserler vermeyeceğiz, "diyor. Ortaçgil'in bundan sonraki projesi eski şarkılarını yeni halleriyle çaldığı bir albüm yapmak.
Diskografisi
1974 - Benimle Oynar mısın?
1984 - Rüzgarla Söylenen Şarkılar (Fikret Kızılok ile)
1985 - Biz Şarkılarımızı... (Fikret kızılok ile)
1986 - Pencere Önü Çiçeği (Fikret Kızılok ile)
1990 - 2. Perde
1991 - Oyuna Devam
1994 - Bu Şarkılar Adam Olmaz
1998 - Light

Index | Yazarlar | Sinema | Kitap | Müzik | Internet | Tarot | Astrogizem |

Milliyet

© 1998 Milliyet