Milliyet PAZAR


13 Eylül 1998

MEDYA TAVA

İyi de, Can Dündar öyle dememiş ki!

Emre AKÖZ


KİM'LİK
Duygu ASENA

PAZAR SENDROMU
Gani MÜJDE

NO NAME
Nora ROMİ

Cumhuriyetin 75. yılı nedeniyle yayınlanan ilanları siz de görmüşsünüzdür. Ünlü ünsüz birçok kişi bu ilanlarda yer alarak cumhuriyeti öven sözler ediyor. Bu sözler fotoğraflarının hemen üstünde, tırnak içinde yer alıyor. Geçen gün bu ilanların birinde TV programlarından ve basından tanıdığımız Can Dündar'ı gördüm. Şöyle demiş(miş):
"Bugün cumhuriyetin anlamı demokrasidir, insan haklarıdır, özgürlüktür." Dıııın! Ne alakası var?
Teker teker ele alalım ve bugün yaşamakta olduğumuz cumhuriyetin anlamının, yukarıda sayılan üç kavrama ne kadar uzakta bulunduğunu kısaca anlatalım.
"Cumhuriyetin anlamı demokrasidir." Hayır değildir!
Cumhuriyet ve demokrasi arasında "doğrudan" bir bağ yoktur. Defalarca dile getirilen örneği hadi ben de vereyim: İngiltere'de demokrasi vardır ama İngiltere bir cumhuriyet değildir. Ama hala cumhuriyet ile demokrasiyi eşanlamlı sayanlara raslıyoruz. Ya bilmiyorlar... Ya da bizi aldatmaya çalışıyorlar.
Ayrıca bugün Türkiye'de yaşamakta olduğumuz demokrasi yarım yamalaktır. Uyduruktur. İkinci sınıftır. Kürt partisinden, İslamcı partiden, Komünist partiden vazgeçtim; düzen partilerinin bile gerçekleri dile getirmekte sıkıntı çektiği bir ülkede hangi demokrasiden söz açıyorsunuz?
"Cumhuriyet insan haklarıdır." Hayır değildir!
Eskiden insan hakları mı vardı? 1930'lar, 40'lar, 50'ler, 60'lar, 70'ler...
Siz hiç devlet adamlarının, siyasetçilerin insan haklarından söz açtığını işittiniz mi? Bu kavram son dönemde gündeme girdi. Batının baskısı olmasa, bizimkilerin insan haklarını minsan haklarını takacağı yok. Bu ülkede insanlara dışkı yedirilmedi mi? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde dava üstüne dava açılmıyor mu? "Cumhuriyet" tazminat ödeme durumunda kalmıyor mu?
"Cumhuriyet özgürlüktür." Hayır değildir!
Alakası yok. Devletin kuruluş, yönetimin işleyiş biçiminin adıdır cumhuriyet. Bunun özgürlükle ilgisi nerede? Sosyalist halk cumhuriyetleri görmedik mi? İslam cumhuriyetleri görmedik mi? Cumhuriyet rejimine tabi olan insanların, aynı zamanda birer özgür vatandaş olduğunu nereden çıkardınız?
Gelelim bize: Sokakta dans eden çocukların, yüzünü gözünü boyayan gençlerin bile göz altına alındığı bir ülkede, hangi özgürlükten bahsediyorsunuz Allah aşkına!
Özetle bundan 75. yıl önce saltanat yıkıldı, cumhuriyet kuruldu. İşte kutladığımız budur. İktidar 75 yıldır babadan oğul geçmiyor. İşte bunu kutluyoruz... Kimse aynı anda demokrasiyi, insan haklarını ve özgürlüğü kutladığımızı sanmasın. Onlar henüz ortada yok.

* * *
İşte böyle düşündüğüm için Can Dündar ile konuştum. Samimi olduğumuz için güm diye lafa girdim. "Yahu Can," dedim, "okumuş adamsın, sen bilmezsen kim bilecek, neden çıkardın bu lafları? Cumhuriyetin, hele hele bizim yaşamakta olduğumuz cumhuriyetin; demokrasiyle, insan haklarıyla, özgürlükle ne alakası var? Seni eleştiren bir yazı yazacağım..." Bunun üzerine Dündar şu cevabı verdi: "Yaz, mutlaka yaz. Çünkü öyle demedim. Bugün hedefimizin; demokrasi, insan hakları ve özgürlük olduğunu söyledim. Yoksa bunca yıldır ben neyin mücadelesini yapmaya çalışıyorum!" Hadi buyrun bakalım! Dündar, "Cumhuriyetin hedefi..." diyor, birileri, sanırım işlerine öyle geldiği için, "Cumhuriyetin anlamı..." diye yazıyor. Olmayan şeyleri varmış gibi gösteriyor.
* * *
Olmayan şeyleri varmış gibi göstermek... Sadece ilanlarda yapılmıyor ki bu. Geçen haftaki yazımdan sonra birkaç kişi, "Emre Kongar'a niye hakaret ettin," diye sormaz mı! Yahu ne hakareti? "Dokundurma", "takılma", "kılçık atma", hatta "sert konuşma" başka şeydir; "hakaret" başka. Hakarette argo vardır, olumsuz kabul edilen şeylere (hayvan, bitki) benzetme vardır. Hakaret etmek ahlak açısından düşük bir davranıştır. Söylenen kişinin değil, söyleyen kişinin niteliğini ortaya koyar.
Peki bu arkadaşlar niçin böylesine basit, böylesine açık bir şeyi görmek (ve anlamak!) yerine olmayanı varmış gibi kabul ediyorlar? Bence bunun nedeni bir nevi klanlaşma. Klanın "saygın" üyeleri var. Birisi onları eleştirince diğerleri ayağa kalkıveriyor: "Sen bizim hocamıza nasıl laf edersin; haddini bil!"
Tamam anladık da ben de size bir şey hatırlatayım: Cumhuriyeti haddini bilmeyenler, yani kendilerine çizilen sınırları aşanlar kurmuştu!

e-mail: eakoz@milliyet.com.tr
faks: 0212 5056431

Index | Yazarlar | Sinema | Kitap | Müzik | Internet | Tarot | Astrogizem | Hobi

Milliyet

© 1998 Milliyet