Milliyet


25 Ekim 1998

Gözde'nin önlenemez düşüşü

Melek DERMAN

Uyuşturucu operasyonu ve ahlak dersi veren röportajlarıyla üst sınıfların gününü gün eden kesimine sopa sallandı, "Uyuşturucudan gelen kara paranın bu kadar gündemde olduğu bir dönemde fazla ileri gitmeyin," dendi. Alt kesimlere ise "Siz sakın böyle olmayın, sefahate filan dalmayın, kızınıza oğlunuza sahip çıkın," mesajı verildi. İşte tüm bunların kendisinde kristalize olduğu Gözde Tan'ın kısa yaşam öyküsü.

Ankara'da Amerikan Dili ve Edebiyatı okurken aldığı mankenlik teklifi üzerine bundan 8 yıl önce, 19 yaşındayken İstanbul'a yerleşti Gözde Tan. Etiler'de bir daire kiraladı. Mankenlik ajansına kaydoldu. Arada bir defilelere çıkıyordu. Gözü yüksekteydi. Şöhret olmak, para kazanmak istiyordu. Önce lüks kulüplerde görüldü. Göğüslerine silikon taktırdı. İç çamaşırı defilelerinin aranılan mankeni oldu. Bu defileleri yakından takip eden playboyların gözde ismi olmuştu. Evindeki telesekreteri kendisiyle tanışmak isteyen zengin çapkınların mesajlarıyla dolup taşıyordu.
Tan sonunda arada bir defilelerine çıktığı Ayyıldız'ın patronu Murat Erdoğan'ı seçti. Onunla ünlü kulüpleri gezdi, sosyete partilerine katıldı. İlk sevgilisiyle birlikte giyimi, imajı, oturduğu ev değişti. Lüks bir daireye taşındı. En önemlisi sonraki sevgililerini bulacağı çevreyle ahbap oldu. Artık sosyetenin düzenlediği özel partilere davet ediliyordu.
Bu partilerden birinde Number One TV'nin sahibi Ali Karacan'la tanıştı Gözde. Hedefi TV sunuculuğuydu. Tabii hemen "seksi spiker" oluverdi. Sınıf atladı. Haber spikeri olunca podyumları bıraktı. Ancak TV hayali çabuk söndü. Bir yıl Londra'da, ardından 6 ay Los Angeles'ta yaşadı. İstanbul'a dönüşünde Şamdan'a şunları söyledi: "Jim Carrey'nin bağlı olduğu The Agency ile bağlantı kurdum. Patricia Kaas'ın menajeri dostum. Artık Türkiye'de mankenlik yapamam. Çünkü istediğim ücretler çok yüksek. Üstelik mankenlerin imajı kötü. Gazinolarda şarkıcılık yapmak da tarzım değil. Türkiye'ye gelirken şüphelerim vardı. Ülkede birçok şeyi beğenmiyorum. Ama görmeyeli çok değişmiş Türkiye. Her şey düzelmiş..." Tan aynı röportajda Val Kilmer'la bir filmde başrolü paylaşacağını söylüyordu. Tabii kimse inanmadı!

* "Yuva yıkmıyorum ki!"
Sevgilileri yine sosyetenin üst düzey adlarındandı. Kulüp işletmecisi Mehmet Birgen sosyetenin playboy'u olarak ün yapmıştı. Amerika'da 30 yıl yaşadıktan sonra 7 yıl önce kesin dönüş yapmıştı. Genç mankenlerle gezmekten hoşlanıyordu. Şu sıralar Amerika'da olduğu sanılan Birgen, Gözde'yle Bodrum'da sahibi olduğu M&M Disko'da tanıştı. 50'li yaşlardaki işletmeci sevgilisiyle her gece başka bir parti düzenliyordu. Tan basamakları hızla tırmanıyordu. Sonraki sevgilisi daha zengin ve daha ünlü olan, Akmerkez'in sahibinin oğlu Raif Dinçkök oldu. Bu arada zaman zaman sevgilisinin babası olan Ali Dinçkök'le birlikte olduğu söylendi. Ne mankenlik ne sunuculuk yaptığı halde, birkaç daire ve son model bir Mercedes SLK'nin sahibiydi. "Sevgilim bana ev, araba alıyorsa kime ne? Evli erkek parası yemiyorum, yuva yıkmıyorum. Hem o bana bunları almaktan memnun," demişti bir röportajda. Bu arada 2019, Hangar, Millennium, High End gibi kulüp ve diskolarda pistten inmiyordu.
İfadesinde kokaini ilk kez Amerika'da gördüğünü söyleyen Tan'ın uyuşturucuyla aslında sosyetik partilerde tanıştığı söyleniyor. Mesleki anlamda aradığını bulamayan, kokain kullandığı iddiaları ve sevgilileriyle gündeme gelebilen Gözde Tan bundan kısa bir süre önce Randevu dergisine verdiği anadan doğma pozlarıyla kendinden söz ettirebilmişti. Adı unutulanların en büyük numarasıydı bu: Soyunmak. Daha çok soyunmak. Bu arada açıklamaları gün geçtikçe büyük iddialar taşıyordu. Bir başka röportajda şunları söylemişti: "İddia ediyorum, 30 yaşıma geldiğimde Türkiye benimle gurur duyacak. Kendime Madonna ve Sharon Stone'u örnek alıyorum. Onların özgeçmişlerini okudum. Tıpkı benimkine benziyor." Gözde'ye göre bu benzerlik Sharon Stone'un şöhreti binbir zorluklarla geç yakalamış olmasından kaynaklanıyordu. Madonna'ya gelince... O da Gözde gibi aklına estiğini yapıyor, anadan doğma soyunabiliyordu. Ama herkes onu sonradan anlayabiliyordu.
Bir yandan soyunan öte yandan bunu inkar eden Gözde Tan, bakın geçtiğimiz yıl programına katıldığı Cem Özer'e yayında neler söylemişti: "O pozları bilerek vermedim. Ben oraya vesikalık fotoğraf çektirmek için gittim ama fotoğrafçı beni tepeden tırnağa çekti. Bana kazık attı." Vesikalık fotoğraf çektirmeye bikiniyle gitmişti Gözde.
Podyum ve TV hayalleri biten, sürekli soyunan Tan kokainle gündeme gelmek istemezdi elbet. Ancak şu sıralar gazeteci ordusunu karşısında görmekten pek şikayetçi değil gibi. Yeni bir hayata başlamaktan, yaşadıklarının kendisini çok üzdüğünden bahsediyor. Show TV'nin ana haber bülteninde, bir geceliğine tarz değiştirerek ahlak hocalığına soyunan Reha Muhtar'a gece hayatından çekilmek istediğini, uyuşturucu kullanan isimlerle aynı ortamda bulunmayacağını söylemek durumunda kalıyordu.

* Eşleşme oyunu
Gözde'yi bir girdabın içine çeken partileri sosyetenin genç kuşağı düzenliyor. 15 - 20 kişilik partiler genellikle Etiler'deki bir lüks dairede ya da yalıda yapılıyor. Davetliler itinayla seçiliyor: Ağzı sıkı, güzel, zengin, "marjinal" takılmayı seven isimlerden. Herkesin "sosyetik" olması gerekmiyor. Biraz sohbetten sonra gümüş çubuklarla burna kokain çekme faslına geçiliyor. Bu partilerin sevilen bir de oyunu var: Davetli kapıdan içeri girerken bir sepete araba anahtarını bırakıyor. Saatler sonra, örneğin bir manken kız, uçmuş vaziyette evden çıkarken, sepetten rastgele seçtiği anahtarın sahibiyle birlikte oluyor.
Kokainin sosyete ve sanat çevresindeki kod adı "çilek". Ecstasy ("mutluluk hapı" deniyor ama aslında bir uyarıcı) ise söz konusu kulüplerinin değişmez mezesi. Ecstasy alanların iştahı kesiliyor ve müthiş bir enerjiyle uykuyu unutarak saatlerce dans ediyor ve bu arada sürekli su, kola (alkol değil) içiyorlar. Ecstasy arayanlar birbirine, "Concon var mı?" , "Pıtpıt kimde?" "Leblebin kaldı mı?" diye soruyor. Son birkaç yıl içinde yakalanan manken Ebru Şimşek, dansöz Leyla Adalı, popçu Özlem Tekin, manken Sinem Üretmen ve seksi yıldız Sevda Demirel gibi isimler daha çok ecstasy kurbanları. Genç, güzel, alımlı kadınlar bu partilere sosyeteye girmek, zengin sevgili tavlamak için katılmaya can atıyorlar. Ortama ve zengin sevgililerine uyum sağlamak için de uyuşturucu ya da uyarıcı kullanmaktan çekinmiyorlar. Birkaç ay içinde sıkı bir kullanıcı daha sonra da taşıyıcı oluyorlar. Özellikle kokain alanlar seks yapmaya çok büyük ihtiyaç duydukları için de bu partilerin sonu mutlaka seks şova dönüşüyor.
Kokain yalnızca podyum ve sosyetede değil sanat çevresinde de sıkça tercih ediliyor. Yıllardır kokain kullandığı için burun kemiği eriyen ve bu yüzden burnuna platin taktıranlar var. İçtiği bilinen, narkotik polisi tarafından gözaltına alınıp henüz tutuklanmayan isimler de mevcut. Sanat çevresinden bazı starların kendilerini daha yaratıcı kıldığı için bu keyfe başvurdukları biliniyor. Böylelikle daha güzel eserler ortaya çıkarıyorlarmış. Bu camiada eroin kullanan yok denecek kadar az. Geri dönülmez biçimde ölüme sürüklediği için eroin tercih edilmiyor.

* "Renkli" geçmişler
Gözde Tan yakalanır yakalanmaz podyum ve sosyete dünyasında da birçok ismi ele verdi. Bunlar arasında sosyetede özel partiler düzenlemesiyle tanınan Banu Can da vardı. Emekli büyükelçi kızı olan Can adını Koç Holding'in Başkanı Rahmi Koç'un küçük oğlu Ömer Koç'la yaşadığı iddia edilen aşk sonrasında duyurdu. Manken Ebru Şallı ise popçu kocası Ozan Orhon'dan yeni boşanmıştı. Acılıydı, gündemdeydi. Üstelik sigara bile kullanmıyor ama adı geçen şahıslarla partilerde birkaç defa birlikte görüldüğü iddia ediliyordu. Ören Bayan İplikleri'nin velihatı İzzet Karako adını dansöz Leyla Adalı'yla yaşadığı büyük aşk sonrasında duyurmuştu. Çevresi onun için "Nasıl oldu da bu işlere girdi, çok temiz çocuktur," yorumları yapıyor.
Et ithalatçısı Faruk Kamaç ise eski bir kuyumcu. Manken Esin Moralıoğlu ile büyük aşk yaşamıştı. Çevresinde düzenli bir hayatı olmasıyla tanınıyordu ama... Taşıyıcı da olduğu iddiasıyla şimdi 20 yıla kadar hapsi istenebilir.
Sosyetik güzel Aslıhan Gedik, 5 yıl önce Ankara'dan İstanbul'a geldi. Eski Fenerbahçe Kulubü Başkanı Ali Şen'in oğlu Adnan Şen'le yaşadığı aşk sonrasında sosyetede adını duyurdu. Bu ilişkiden sonra daldan dala kondu. Tatko Holding'de çalışırken, şirket içinde "şımarık" ve "uygunsuz" tavır sergilemekten dolayı kovuldu. Kovulduğunu Bodrum, TMT Otel'de öğrendi. Parasını ödemeden otelden ayrıldı.
Eski Hisarbank ve Güneş Gazetesi'nin sahibi Ahmet Kozanoğlu'nun kızı Yasemin Kozanoğlu'nun annesi "sosyetenin güzel teyzesi" olarak ün yapan Ahu Tuğbay. Ahu Hanım genç sevgilileri, estetik ameliyatları sayesinde partilerin gözde ismidir. Yurtdışında olduğu sanılan Yasemin, Londra'da öğrenim görüyor. Adnan Şen, Cem Cantaş, İsmail Boyner, Can Sandıkçıoğlu ve Emre Narin gibi sosyetik, çapkın sevgilileri oldu.

* Oyunun kuralları
Reha Muhtar'ın haber programında "Kanımda uyuşturucu çıkabilir ama kullanmadım," diyen Gözde Tan "Kanında son 48 saat içinde uyuşturucuya rastlanmadı," raporunu aldı. Narkotikte altına imza attığı ifadesinde şunlar kayıtlıydı: "Evet, uyuşturucu kullanıyorum. Bazen Faruk Kamaç'ın Ulus'taki dairesinde, bazen de Raif Dinçkök'ün Akmerkez'in 18'inci katındaki evinde kokain çektik." Bu ifadesini de daha sonra yalanladı. Olayı duyup Ankara'dan gelen emekli ilkokul öğretmeni olan annesi Aynur Tan ise kızı için basına şu açıklamayı yaptı: "Kızımızın verdiği pozlardan, onun herşeyinden haberim olur. O kötü bir şey yapmaz. Mesleğini iyi yapar. Oyunu kurallarına göre oynar".
Peki gerçekten Gözde oyunu kuralına göre mi oynuyordu? Son sayfada Gülben Ergen'in benzeri bir portresini okuyacaksınız. İkisini karşılaştırın. Şöyle bir sonuç ortaya çıkıyor: İkisi arasında "kategorik" bir fark yok. Ancak Gözde Tan'ın "kurallara" pek de uymadığı ortaya çıkıyor: Gününü gün etti ama geleceğini pek düşünmedi ve çok konuştu!

Index | Yazarlar | Sinema | Kitap | Müzik | Internet | Tarot | Astrogizem |

Milliyet | e-mail

© 1998 Milliyet