Milliyet


25 Ekim 1998

İkinci el saatler ucuzluğa ayarlı

Gülden TOZKOPARAN İkinci elden Rolex veya Cartier saat almak, yenisini almaya göre avantaj sağlıyor. Çünkü ikinci elde satılan ünlü markaların fiyatı, mağazadakinin yarı fiyatına kadar iniyor.

Saat deyip geçmeyin. Cumhuriyetimizi borçlu olduğumuz Mustafa Kemal'in hayatını bir saat kurtarmıştı. Aslında Türkler'in saat merakı Osmanlı'ya dayanır. Batılı saat yapımcılarının gözde pazarı Osmanlı İmparatorluğu idi. Batılıların saat üretimini artırmasının başlıca nedeni, Osmanlıların saati bir prestij unsuru kabul etmelerinden kaynaklandı.
Bugün olduğu gibi biraz parası olanların ilk aldığı lüks eşya, Osmanlı'da da saat oluyordu. 1960 yılında İsviçre'de açılan bir saatçilik sergisindeki panoların birinde şu sözler yazılıydı: "İsviçre saatçiliği gelişimini Türklere borçludur."
Sadece İsviçre değil, İngiltere, Fransa ve hatta Almanya saat sanayilerini Osmanlılara ve Osmanlı aracılığı ile İslam ülkelerine sattıkları saatlerle ayakta tutup geliştirdiler.
Osmanlı sultanlarının saat merakı, tarihe bile geçmiştir. 1574'te tahta çıkan III. Murat, tarihçi Hammer'in deyişiyle kadınlara zaafı ve eğilimleri fazla olan, raksı ve müziği seven, asma saatçiliğe, ressamlığa eğilimi olan bir padişahtı. Gerçekten de III. Murat'ın saltanat dönemi saraydaki saat merakının en üst derecede olduğu yıllardır.
Günümüzde de saat hala bir prestij unsuru. Kolundaki saate bakarak, o kişinin serveti hakkında üç aşağı - beş yukarı tahminde bulunmak mümkün. Bu nedenle, 500 yıldan beri saat üreticilerinin gözde pazarı özelliğimizi hiç bozmadan koruduk.
Prestij unsuru olmanın yanı sıra işin içine bir de moda, giysileri tamamlayan aksesuvar olma özelliği de eklendi. Kısacası saat, saat olmaktan çıktı. Şık bir gece kıyafetinin üzerine takılan saatle, günlük hayatta kullanılan saat birbirinden ayrıldı.
Seiko saatlerinin Türkiye temsilcisi Aydın Saat'in Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aydın, yıllık saat ithalatının 14 milyon adet olduğunu söylüyor. Ancak bu 14 milyon adetin içinde sadece 2.5 milyon adedi mağazalarda ve bayilerde satılıyor. Geri kalan işportada alıcı buluyor. Mehmet Aydın bu geniş yelpaze içinde tüketicinin saat alırken "Kaliteli ve uzun ömürlü" olanları tercih etmesini öneriyor ve "Saat her yerde, iyi saat saatçide alınır" sözünü hatırlatıyor.
Mehmet Aydın saat alırken, garanti verilip verilmediği, servis ağı bulunup bulunmadığına dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor. Aydın işportada satılan saatlerin ömrünün 6 ay ila 1 yıl arasında olduğunu, pil bittiğinde atıp yenisini almak gerektiğini, çünkü bu ucuz saatlerin fiyatı kadar pil parası verildiğini belirtiyor.

İkinci el saat piyasası
Türkiye'de son bir yıldır gelişen yeni bir eğilim var. İkinci el saat piyasası. Ancak bu piyasada daha çok Rolex, Cartier, Pierre Cardin, Christian Dior, Philippe gibi pahalı markalar satılıyor. Örneğin 3 milyar lira değerindeki Rolex, ikinci elde 600 milyon liraya alınıyor. Temizlenip, gerekli onarım yapılıyor. Yeniden pırıl pırıl hale getirilen Rolex marka saat, 1.5 milyar liraya tüketiciye satılıyor. İkinci elde saat alıp satan mağaza sahipleri, en düşük 1.500 ila 3.000 marklık saatleri alıp sattıklarını söylüyor. Ancak saati bir mücevher gibi düşünmemek gerektiği uyarısında bulunan yetkililer, ikinci elde satılan saatin mutlaka değerinin düşeceğini belirtiyorlar. Ancak güvenilen bir yerden ikinci el tanınmış bir marka saat almak da, yenisini almaya göre avantaj sağlıyor. Çünkü ikinci elde satılan ünlü markaların fiyatı, mağazadakinin yarı fiyatına kadar iniyor.
Bugünlerde mağazalarda satılan saatlerin fiyatı, markalarına ve özelliklerine göre değişiyor. Örneğin Seiko Kinetik Titanyum saat 220 milyon liralık etiket fiyatı taşırken, en düşük modeli 25 milyon liraya kadar iniyor.
Pierre Cardin marka saatler, en düşük modeli olan deri kayışlısı 75 milyon liradan başlıyor 250 milyon liraya kadar çıkıyor.
Rolex marka saatler ise 550 milyon liradan başlayıp 3.5 milyar liraya kadar yükseliyor.

Saat modasında son gelişmeler
1998 yılında saat üreticileri, tüketicileri teknolojik yeniliklerle de çekme peşinde. Çizilmeyen, kırılmayan, enerjisi hiç bitmeyen, çelik gibi sağlam ve hafif titanyum kasa, günümüz saat teknolojileri arasında yer alıyor. Sanırım yakında, içinde küçük bir bilgisayarı barındıran saatler de çıkar. İşte size, saat piyasasında 1999 yılına damgasını vuracak son gelişmeler.
* Tüketiciler arasında beyaz çelik modası hızla yayılıyor. Geçen sene İsviçre'de ilk kez çelik saat satışı, altın saat satışının üstüne çıktı. Pahalı altın saate meraklı tüketiciler bile fazla dikkati çekmemek için lüks çelik saatleri tercih etmeye başladı.
* Çelik saatte pırlanta. 5 yıl önce tamamen ucuz kabul edilen bu düşünce, bugün şıklık olarak değerlendiriliyor.
* Bu yıl ve gelecek yıl, kelepçeli saat diye adlandırılan saatler bayanların oldukça ilgisini çekiyor. Kalın bilezikli olup kare ve dikdörtgen kasalar gözde. Bu saatler bilezik gibi durdukları için saate ayrı bir şıklık katıyorlar.
* Bayan chrono modelleri, yeni bir akım başlattı: Chrono çılgınlığı. Artık, ince, büyük, küçük, spor, fantezi, erkek, bayan, pahalı ve ucuz chrono modeller birçok ünlü markanın koleksiyonuna girdi.

Index | Yazarlar | Sinema | Kitap | Müzik | Internet | Tarot | Astrogizem |

Milliyet | e-mail

© 1998 Milliyet