|
17 Ocak 1999
Kılıç yarası gibi
Burak GÖRAL
Ne zamandır şöyle güzel çekilmiş kılıç sahnelerine hasret kalmıştık. Antonio Banderas'lı "Zorro" çok eğlenceli ve bol kılıç şakırtılı...
Zorro bütün hayatını İspanyollara karşı zavallı Meksikalıları korumakla geçiren Batman gibi ya da Robin Hood gibi bir kahramandır. Sadece herhangi bir yardımcısının olmadığı bilinir. Martin Campbell'ın yorumladığı Zorro efsanesi modern bir anlayışla yenilenmiş.
Asıl adı Don Diego de la Vega olan Zorro filmin başında kötü vali Don Rafael Montero'yu Alta California halkı önünde madara eder. Montero da onun saklandığı yeri bulur ve istemeden de olsa karısının ölümüne sebep olur. Zorro'nun küçük kızını da yanına alan Montero, Zorro'yu 20 yıl boyunca bir zindana kapattırır. 20 yılın sonunda Zorro artık iyice yaşlanmış bir halde zindandan kaçar ve yeniden Alta California'ya geri döner. İntikam isteğiyle doludur. Bu arada filmin başında Zorro'nun tanıştığı bir çocuk olarak gördüğümüz Alejandro Murieta adlı ufak çaplı bir serseriyle yolları kesişir.
Alejandro'nun da Montero'yla bir hesabı vardır. Çünkü onun sağ kolu kardeşini vahşi bir şekilde öldürmüştür. Böylece intikam isteyen bu iki adam güç birliği yapar. Zorro, Alejandro'nun gençliğine ihtiyaç duymaktadır, Alejandro da Zorro'nun tecrübesine. Dikbaşlı ve yerinde duramayan bir tip olan Alejandro'nun eğitimi biraz zor geçse de yeni neslin Zorro'su olarak karşımıza çıkar bir müddet sonra. Bu arada De La Vega'nın kızına da aşık olmadan edemeyecektir tabii ki.
Her şeyden önce "Zorro" iyi bir macera filmi. Karakterler aceleye getirilmemiş ve iyi ve kötü yanları da gösterilmiş. Belki bu konudaki bazı sahneler ve diyaloglar biraz klişe gelebilir ama zaten bir Zorro filmini bundan fazla şeyler umarak seyretmiyorsunuz. Yani "Zorro" beklentinizin üzerine çıkan bir film sonuçta. İçerdiği güzel espriler ve eğlenceli anlatımı filmden keyif almanızı sağlıyor. Özellikle yeni Zorro'nun eğitim aldığı sahneler ve kendini Zorro olarak gösterdiği ilk sahneler gerçekten çok keyifli ve komik. Mesela bu sahnelerin birinde De La Vega, Alejandro'ya elindeki kılıcı göstererek "Bunu nasıl kullanacağını biliyor musun?" diye soruyor. Alejandro şöyle cevap veriyor: "Evet, şu ucunu bir adama batırırsın..."
Film oyuncuları açısından da oldukça doyurucu. "Desperado"dan sonraki performanslarında gözle görülür bir değişime uğrayan Antonio Banderas, yeni Zorro'yu iyi ve eğlenceli bir performansla yorumlamış. Zorro'nun ihtiyar hali için bu hafta bir filmiyle daha sinemalarımızda ağırladığımız Anthony Hopkins iyi bir seçim. İsmini daha çok duyacağımız yepyeni bir güzellik Catherine Zeta Jones, Banderas ile iyi bir kimya yakalamış. Zaten filmin en iyi sahnelerinden biri de onunla dans ettiği sahne.
Martin Campbell filminin özellikle eski Errol Flynn'lı ya da Douglas Fairbanks'lı filmlerin tadını vermesini istemiş. Esprili ve güzel çekilmiş kılıçlı dövüş sahneleriyle bunu başarmış da. Ayrıca filmin finalinde de, renkleriyle, düellolarıyla, mekanıyla, anlatımıyla ve çekimleriyle eski western'lerin yolundan gittiği anlaşılıyor.
Sonuçta ortaya parlak, eğlenceli ve hoş bir film çıkıyor. İlk bakışta bilgisayarlı (evet, az da olsa var) ve dublörlü sahneleri fark etmiyor ve filme kendinizi kaptırıyorsunuz. Umarım yakında aynı çizgide sulandırılmamış ve iyi bir devam filmini seyrederiz.
Oyunculuk: 8
Senaryo: 7
Yönetim: 8
Genel: 8
e - mail:burakgoral@superonline.com
Haftanın kadını
Catherine Zeta Jones
Hollywood'un yeni esmer güzeli 1969 doğumlu Catherine Zeta Jones, People dergisinin yaptığı ankette 1998'in en güzel kadını seçilmişti. Şimdi sinemalarımıza Zorro'nun sevgilisi olarak geldi. 1996 yılında çizgi roman uyarlaması "Kızılmaske" (The Phantom) filminde Billy Zane'in karşısında kötü bir karakter olan Sala rolüyle dikkati çekti. "Titanic"in televizyon dizisi versiyonunda rol alan oyuncu buradaki başarısı sayesinde "Zorro"nun kadrosunda da önemli bir rol almış oldu. Şimdilerde "Entrapment" adlı bir filmde Sean Connery ile başrolde oynuyor. Anlaşılan Zeta Jones yakında daha da popüler olacak.
Filmografisi
* Entrapment (1999)
* The Haunting of Hill House (1999)
* The Mask of Zorro (1998)
* Titanic (1996) (TV dizisi)
* Kızılmaske (The Phantom) (1996)
* Blue Juice (1995)
* Catherine the Great (1995) (TV dizisi)
* The Return of the Native (1994) (TV filmi)
* The Cinder Path (1994) (TV dizisi)
* Splitting Heirs (1993)
* Keşif (Christopher Columbus: The Discovery) (1992)
* Darling Buds of May (1991) (TV dizisi)
* Out of the Blue (1991)
* Sheherazade (1990)
|