4 Nisan - 11 Nisan 1999 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
   KİTAP
   SİNEMA
   MÜZİK
   ASTROGİZEM
   TAROT
   BRİÇ
   SATRANÇ
 VİTRİN
 İNTER@KTİF
 21.YÜZYIL
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 VERGİ HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI


Litvanya'daki Türkler hayatlarından memnun

Kendi yağlarıyla kavruluyorlar

Dinçer GÜNER

Litvanya'da iki küçük Türk topluluğu da yaşıyor: Karaim Türkleri ve Tatar Türkleri. Litvanya halkıyla iyi geçinen iki topluluk da tarih boyunca ulusal kimliğinden hiç ödün vermemiş.

Litvanya, yüzölçümü Karadeniz boyutlarında bir iç deniz olan Baltık'ta kıyısı bulunan irili ufaklı 10 ülkeden biri. Litvanya'dan "Sovyetler Birliği'ni yıkan Baltık Cumhuriyeti" diye söz edilir.
Tarih boyunca bağımsız devlet kuran, hatta Ortaçağ'da topraklarını bugünkü Rusya ve Polonya'nın sınırları ötesine yaymış olan Litvanlar zaman zaman da başkalarının boyunduruğuna girmiş ve büyük acılar çekmişlerdir. Nazi Almanyası'nın ve Stalin Sovyetleri'nin Litvanyalılara reva gördüğü mezalim tarih kitaplarında geniş biçimde anlatılmaya gerektirecek kadar ciddidir.
Nazi zulmünün temel nedenlerinden biri de, bu ülkede 2. Dünya savaşı öncesinde yaşayan Musevilerin sayıca çok olmasıdır. Savaş öncesi yıllarda Litvanya başkenti Vilnius'un "ikinci Kudüs" olarak anıldığı da anlatılır. Litvanların ülkesinde iki küçük Türk topluluğu da, 600 yıldan beri ülkenin asıl sahipleri ile iç içe, kavgasız gürültüsüz yaşıyor. Bunlar Karaim Türkleri ve Tatar Türkleri.
Ülke nüfusu 3.7 milyon. Nüfusun yüzde 8'ini Ruslar oluşturuyor. Litvanyalı, Rus'u ve Beyaz Rus'u "düşman" gibi görüyor. Günahı kadar sevmiyor. Bu ülkenin insanları NATO'yu, kendilerini Ruslardan koruyacak bir kalkan olarak düşünüyor ve ülkelerinin, NATO üyeleri arasında yer alabilmesi için can atıyor.
Tatar ve Karaim Türkleri minyatür topluluklar. Hiçbiri ulusal kimliğinden fazla ödün vermemiş. Tatarlar, mutfaklarında hala Tatar aşı pişiriyor. Ancak çoğu, ana dillerini hemen hiç bilmiyor.
Tatar Türklerinin büyük bölümü, başkent Vilnius'a 40 km. uzakta, "Kırk Tatarlar" (Keturiasdesimt Totoriu) adlı köyde yaşıyor. Sayıları 700 kadar. Kırım'dan gelip buraları yurt edinen Tatarlar bu köyü, 14. yüzyılın sonlarında, Litvanya Dükü Vytautas'ın özel izni ile kurmuşlar. Bu insanlar, biri "Kırk Tatarlar" köyünde, 6 ayrı cami ve mescitte ibadetlerini yapıyorlar.
Litvanya'daki Tatar toplumunun lideri Hasan Adamas, 70 yaşında emekli bir ulaştırma uzmanı. Hasan Bey Tatarca biliyor. Türkçesi yok. Tatarların Litvanya'ya gelişlerinin 600. yıldönümü nedeniyle "Kırk Tatarlar" köyü camiinin avlusunda yapılmış anıtı gururla işaret ediyor. Hasan Adamas, "Bayramları hiçbir zaman unutmayız. Hem Kurban, hem Ramazan bayramının gereklerini elimizden geldiğince yerine getiririz. Ramazan'da oruç tutanlarımız da vardır," diye ekliyor. Bu topluluk genellikle kendi içinde evleniyor.
Bu toplumun 6 cami ve mesciti bulunduğu halde, kendi aralarından çıkmış bir imamları yok. Kendilerine yön gösteren tek din adamı, Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığının, Litvanya'ya gönderdirdiği "din görevlisi", Trabzon'un Sürmene ilçesinden Ali Cemşit.

Karaim Türkleri
Litvanya'da yaşamını sürdüren Türk kökenli bir başka topluluk da Karaim Türkleri. Bu insanlar Hazarların bir kolu olan Türk boyundan gelirler. Bugün Litvanya'daki sayıları 300 dolayında. "Konargöçer" diye tanımlanan Karaimler, 6. yüzyıl ortalarında Hazarlar'a katılarak Kafkasya'ya kadar gelmişler, daha sonra Güney'e, Kırım'ın dağlık bölgelerine inerek buraları kendilerine yurt edinmişler.
8. yüzyılda Musevilik Hazar devletinin resmi dini olunca Karaimler de, Museviliğin Talmut'u reddeden "Karay" mezhebini benimsemişler. "Talmut", İbranice'de "inceleme" anlamına gelen bir sözcük. Talmut aynı zamanda, Museviliğin Tevrat sonrasındaki yazılı yasalarını yorumlayan en önemli kitabına verilmiş isimdir.
Karaimlerin bir bölümü, 11. yüzyılın başlarında ortaya çıkan Rus baskısı üzerine bulundukları yerleri terkederek Litvanya ve Polonya ovalarına göç etmişler. Bugün Litvanya'da "Karaim Türkleri" adı ile anılan küçük topluluk bu göç ile Litvanya'ya yerleşmiş Kırımlıların torunlarıdır. Karaimlerin Türk soyundan geldikleri bilimadamları tarafından, dilleri, gelenekleri, kültürel özellikleri saptanıp kabul edilmiştir. Karaim Türklerinin büyük bölümü bugün, ülkenin eski başkenti Trakai ve dolaylarında yaşamaktadır.
Karaimlerin bugün de konuşmayı sürdürdükleri dil ise Türk dilleri ailesinin Batı Kıpçaklar grubundan olup Karaçay, Kalmuk, Tatar ve Balkar Türkçeleri ile büyük yakınlıklar gösterir.
Bugün Ankara'da Litvanya Cumhuriyeti Büyükelçisi olarak görevli bulunan Bayan Dr. Halina Kobeckaite de, Litvanya'daki Karaim Türklerindendir.

Altın gözyaşları
Litvanya'nın en ünlü doğal özelliklerinden biri "amber"dir. Halk arasında "tanrıçaların altın gözyaşları" olarak da anılan Litvanya amberi elmas, yakut, zümrüt kadar olmasa bile, mücevher gibi takı, süs eşyası yapımında kullanılan bir tür taştır. Aslını da, çam türü iğne yapraklı ağaçların salgıladıkları bir tür reçine oluşturur. Söz konusu reçine milyonlarca yıl boyunca oksidasyon ve bazı mikroorganizmaların etkisiyle "amber"e dönüşmüş ve günümüze gelmiştir.
Litvanya amberi kemik beyazı, bal ve koyu kahve renklerde oluyor. Sertliğine karşın kolay işlenebilmesi ve özellikle Litvanya'da bulunur olması taşın turistik bir değer kazanmasına, bu taştan yapılmış süs, takı eşyalarının beğeni toplamasına yol açıyor. Eldeki bulgular da, Litvanya amberinin bu ülkede, milattan sonra dördüncü yüzyıldan beri süs ve takı yapımında kullanıldığını ortaya koyuyor.

© 1999 Milliyet