|
ÜZERİNDEN 30 YIL GEÇTİ AMA İNİŞ HALA TARTIŞILIYOR
Ay Dede'yi dolandırmışlar
Önay Yılmaz
İngiliz araştırmacılar David Percy ve Mary Bennett, Amerikalı astronotların Ay'a ayak basmadıklarını iddia ediyorlar. Ay'da çekildiği söylenen fotoğrafları inceleyen araştırmacılara göre, bunlar bir sahtekarlık ürünü.
Amerikalı astronotlar Ay'a gerçekten ayak bastılar mı? Bugünlerde bu soru bilim dünyasının gündemine yeniden girdi.
Ay yüzeyinde çekilen fotoğraflardan yola çıkan bir grup araştırmacı, Ay'a inişin bir sahtekarlıktan, aldatmacadan ibaret olduğunu ileri sürüyor. "Peki bunun nedeni ne?" sorusunu ise, "ABD soğuk savaş döneminde Rusya ile girdiği uzay yarışında bir adım gerideydi. Ay'a ayak basarak Rusya'nın önüne geçmesi gerekiyordu," diye yanıtlıyorlar.
Ancak bu iddiaya karşı çıkanlar da, bu savın dinsel kökenli olabileceğini, fotoğrafların sonradan üzerinde oynanarak değişikliğe uğratılmasının mümkün olduğunu, yüzlerce bilimadamının böyle bir sahtekarlığı bugüne kadar gizlemesinin mümkün olamayacağını belirtiyorlar. Kısaca astronot Neil Armstrong'un 20 Temmuz 1969'da Ay'a ayak bastığında ağzından dökülen "Küçük ama insanlık için mühim bir adım" sözünün yerine şimdilerde, "Bir adam için büyük adım, insanlık için büyük sahtekarlık" sözü yayılıyor.
Ay'a inişin büyük bir sahtekarlık olduğunu iddia eden İngiliz araştırmacılar David Percy ve Mary Bennett, bu iddiaları için yeni kanıtlar buldular.
Profesyonel bir fotoğrafçı olan İngiliz David Percy, Ay üzerinde çekilmiş fotoğrafların bir stüdyoda gerçekleştirilmiş olabileceklerini ileri sürüyor. İddiasını daha da ileri götürerek, NASA içinden birinin bu yöndeki bilgileri kendisine sızdırdığını ifade ediyor. Percy ve Bennett o tarihte bir Ay yolculuğunun gerçekleştiğini, ancak gerçek astronotların radyoaktif zehirli Ay yüzeyinde yaşamını yitirdiklerini de iddia ediyorlar.
Diğer iddia sahibi Amerikalı Ralph Rene ise, Güneş radyasyonunun yoğunluğu nedeniyle, astronotların Ay'a ayak basmaya fırsat bile bulamadan kavrulup kalmaları gerektiğini söylüyor. Percy ve Rene'nin, Ay'dan getirilen ve üzerlerinde incelemeler yapan jeolojistlerin "Yeryüzü kayalarından çok farklı bileşimde oldukları" sonucuna vardıkları 340 kilo ağırlığındaki kayaların oluşturduğu somut kanıt hakkındaki açıklamaları ise şöyle: "Bunlar yüksek ısılı bir fırında özel olarak imal edilmiş veya Antartika'nın ayak basılmamış bölgelerinden toplanmış olabilir."
Öte yandan iddia sahipleri, Ay'da 120 dereceden 180 dereceye kadar çok ekstrem ısı farklılıkları yaşandığını, o zaman çekimlerini yaptıklarını söyledikleri Hasselblad kameralarının bu ekstrem ısılarda asla çalışamayacaklarını öne sürüyorlar.
Apollo fotoğraflarından yola çıkılarak Ay'a inişin gerçek olmadığı yolundaki iddialar özetle şöyle:
Apollo 11
Neil Armstrong ve Edwin Aldrin'i Ay'ın yüzeyine ABD bayrağını dikerken gösteren fotoğraflar, Ay modülünün üzerine sabitlenmiş 16 mm.lik bir fotoğraf makinesiyle çekilmişti. NASA fotoğraf çekimlerinde doğal güneş ışığından başka suni ışık kaynağına başvurulmadığını belirtiyor. Oysa Aldrin'in gölgesi Armstrong'unkinden çok daha uzun. Tek ışık kaynağının güneş olduğu bir ortamda, böylesine orantısız gölgeler meydana gelmemeliydi.
Aldrin ayakta dururken, güneş ışığı sol omzuna vuruyor ve oradan aşağıya doğru yayılıyor. Sağ tarafı gölgede; bununla birlikte, giysisinin sağ tarafında çok fazla detay seçilebiliyor. Oysa gölgede kalan sağ tarafı çok daha karanlık ve az belirgin olmalıydı. Çünkü Ay'da, ışık ve karanlık arasındaki kontrast yeryüzündekinden çok daha fazla.
Ay'da ışığı kirletebilecek bir atmosfer olmadığından, bütün fotoğrafların pırıl pırıl parlak olması gerekirdi. Oysa Aldrin'in arkasındaki görüntü kademe kademe karanlığa doğru gidiyor. "Ay'a gidilmediği" iddiası sahiplerine göre, bu efekt ay yüzeyinde meydana gelmemeliydi.
Aldrin'in kaskının ön yüzüne yansıyan tuhaf bir nesne var. İddia sahipleri, bunun bir helikopter ya da en az 12 metre yüksekliğindeki cam bir bölme olduğunu ileri sürüyorlar.
Apollo 15
James Irwin'in Ay yüzeyindeki fotoğrafında, yıldızsız bir gökyüzü görünüyor. Oysa atmosfersiz Ay'da, yıldızların görülebilmesi gerekirdi. Suni olarak yaratılacak yıldız görüntüleri inandırıcı olmayacağından, NASA'nın bu "sahte" fotoğraflarda boş ve karanlık bir arka planla yetindiği iddia ediliyor. NASA ise bu iddiaya karşılık olarak, çok güçlü olan güneş ışığının, yıldızlardan gelen ışığı bastırdığını ifade ediyor.
Ay'a inmiş modülün gölgeli tarafındaki Amerikan bayrağı ve UNITED STATES yazısı son derece aydınlık, net ve belirgin. Oysa bayrağın yakın çevresindeki her şey karanlık. Bu efektin ancak stüdyo ışıkları altında yaratılabileceği; diğer bir olasılığın da, fotoğraflar üzerinde sonradan rötuş yapılmış olmasını akla getirdiği belirtiliyor.
Apollo 16
İniş resminin altındaki taşın üzerinde bir C harfi seçiliyor. İddia sahipleri, bunun stüdyo ortamındaki yer belirleyici bir işaret olabileceğini, gözden kaçarak fotoğrafta da yer aldığını ileri sürüyorlar.
Yüzeydeki ayak izleri ve tekerleklerin sağ dönüş yaparken bıraktıkları izler doğal değil. Bu denli net ve belirgin izlerin ancak belirli oranda nem içeren yüzeylerde meydana gelebileceği, kuru Ay yüzeyinde görülmelerinin ise şaşırtıcı olduğu ileri sürülüyor.
Ay'a 6 kez gidildi
Apollo 11: 20 Temmuz 1969'da Ay'a indi. Astronotlar Neil A. Armstrong, Michael Collins, Edwin E. Aldrin.
Apollo 12: 19 Kasım 1969'da Ay'a indi. Astronotlar Charles Conrad, Richard F. Gordon, Alan L. Bean.
Apollo 14: 5 Şubat 1971'de Ay'a indi. Astronotlar Alan B. Shepard, Stuart A. Roosa, Edgar D. Mitchell.
Apollo 15: 30 Temmuz 1971'de Ay'a indi. Astronotlar David R. Scott, Alfred M. Worden, James B. Irwin.
Apollo 16: 20 Nisan 1972'de Ay'a indi. Astronotlar John W. Young, Thomas K. Matingly II, Charles M. Duke.
Apollo 17: 11 Aralık 1972'de Ay'a indi. Astronotlar Eugene A. Cernan, Ronald E. Evans, Harrison H. Schmitt.
Dinsel kökenli bir iddia
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi'nden gökbilimci Dr. Levent Altaş, konuyla ilgili düşüncelerini şöyle açıkladı: "Bu iddia pek doyurucu değil. Çünkü ışık - gölge oyunları dijital ortamda yaratılabiliyor. Fotoğraflarla oynanabiliyor. İslam kökenli düşüncelerde `ay bir nurdur oraya gidilemez, erişilemez' fikri hakimdir. Diğer taraftan bu konuyla ilgili yüzlerce astrofizikçi, astronom, teknisyen, bilgisayar mühendisi çalıştı. Gizli bir iş olsa bu nereye kadar saklanabilir? Dinsel inanç nedeniyle ortaya atılmış bir fikir gibi geliyor bana. Birçok fanatik dinci hiçbir zaman aya gidildiğine inanmıyor."
|