11 Nisan - 18 Nisan 1999 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
   KİTAP
   SİNEMA
   MÜZİK
   ASTROGİZEM
   TAROT
   BRİÇ
   SATRANÇ
 VİTRİN
 İNTER@KTİF
 21.YÜZYIL
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 VERGİ HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI

KİTAP

"SONUNDA BİZ BİTECEĞİZ, İSTANBUL HİÇ BİTMEYECEK"
Bir İstanbul belgeseli

Ç. Begüm SOYDEMİR

Gazeteci yazar Çetin Altan ve fotoğrafçı Ara Güler gibi iki usta ismi biraraya getiren "Al İşte İstanbul" adlı kitabın (foto albüm mü demeli yoksa) uzun bir öyküsü var aslında.

Bundan 30 yıl önce Çetin Altan ve Ara Güler'in Akşam gazetesi için hazırladıkları bir yazı dizisi, yepyeni bir kitabın da çekirdeğini oluşturuyor. "Al İşte İstanbul", aynı zamanda o yazı dizisinin de adı olmuş. Altan, "Akşam'ın üçüncü hamur kağıttan sayfalarında Ara'nın çekmiş olduğu canım fotoğraflar tavanı akmış oda badanasına dönmüştü," diyor. Bu dizi daha önceki yıllarda da birkaç kez basılıp kitap haline getirilmiş ancak bu baskılarda Güler'in fotoğrafları kullanılmadığından Altan'ın deyişiyle "güdük" kalmış kitabın belgeselliği...
Yapı Kredi Kültür Sanat ve Yayıncılık'ın bu kez uluslararası ün yapmış Ara Güler'in fotoğraflarıyla birlikte bastığı kitap o yüzden bugün daha büyük bir önem ve anlam taşıyor; özellikle de genç kuşak okurlar için. 1960'ların sonundan yeni bir yüzyıla girilmesine çok az bir süre kala İstanbul'u yeniden inceleme ve geçmişle bugünü karşılaştırabilme olanağı sunarken büyük ve köklü bir geleneği de gözler önüne seriyor.
Bir dönemin toplumsal hayatını da yakından tanıma fırsatı veren kitabın bölümleri arasında "Bir Taverna - Gitarlar - Bir Ağızdan Söylenen Şarkılar", "Eski Taş Binalar Arasındaki Dar Sokaklar - Yeraltı Camii - Sidik ve Köfte Kokuları - Galata'nın Genelevleri", "Chateaubriand'ın İstanbul'u - Lamartine'in Hayranlığı - Nerval, Flaubert, Gautier de Gelmişlerdi" gibi bölüm başlıkları altında semt semt tanıtılan bir İstanbul var.
"Sonunda Biz Biteceğiz, İstanbul Hiç Bitmeyecek" adlı bölüm ise kitabı noktalayan ve tüm tahribata rağmen bu şehrin hiçbir zaman güzelliğinden yitirmeyeceğinin de bir kanıtı adeta.
İstanbul tutkunları zaten bu kitabı kaçırmamışlardır. Dizinin yazıldığı yıllarda kentin tüm güzelliklerini yaşama fırsatı bulanlar o yıllarını bir kez daha özlemle hatırlama fırsatı bulacaklar. Kitapta sözü edilen semtlerde yaşananları ve o dokuyu bütünüyle hissedemeyen gençler ise yüzyıllardır sitayişle bahsedilen bu şehrin bozulmayan büyüsünü keşfedecekler.

© 1999 Milliyet