11 Nisan - 18 Nisan 1999 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
   KİTAP
   SİNEMA
   MÜZİK
   ASTROGİZEM
   TAROT
   BRİÇ
   SATRANÇ
 VİTRİN
 İNTER@KTİF
 21.YÜZYIL
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 VERGİ HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI

SİNEMA

Robin Williams hayranları bayılacak...

Palyaçonun reçetesi

Burak GÖRAL

Tipik Robin Williams filmlerinden hoşlanıyorsanız "Patch Adams"ı seversiniz. Ama meraklısı değilseniz bu filme gitmek için kendinizi zorlamayın.

Devamlı gittiğiniz doktorunuz bir gün muayenehanesinin kapısını palyaço burnuyla açtığında ne düşünürsünüz? "Sanırım doktorumu değiştirmenin zamanı geldi," diye mi?
Doktorların hastalarıyla kurdukları ilişki bir süre sonra doktorun devamlı hasta görmekten "illallah" demesiyle rutin bir ilişki haline geliyor olmalı. Neyse ki Robin Williams var ve doktorları şöyle bir silkeleyip "Kendinize gelin, onlar da insan," diyor.
Film belli ki karısını bir hastalık yüzünden kaybetmiş bir adamın intihar etmemek için kendi isteğiyle ruh ve sinir hastalıkları hastanesine yatmasıyla başlar. Hunter Adams (Robin Williams) hastanede akıl hastalarına moral verici komiklikler yapar. Bunlar hastalar üzerinde iyi etki yapınca Adams da doktor olmaya karar verir ve hastaneyi terk eder. Tıp öğrenimi gören Adams, sisteme karşı çıkar ve öğreniminin daha ilk senesinde hastalarla ilgilenmeye başlar. Lösemili çocukları güldürür, ölmek üzere olan bir hastanın karşısına melek olarak çıkıp "öbür dünya" üzerine komiklikler yapar, jinekologların toplantı binasının girişine kadın rahmi dekoru yerleştirir filan. Tabii ki mücadele ettiği sistemin savunucusu, sert bir meslektaşı da vardır.
Adams doktorların hastalarıyla arkadaş olmalarından yana ve yüzünde sürekli bir gülümseme ile komiklik yapmakta. İki genç tıp öğrencisini daha, Carin (Monica Potter) ve Truman'ı (Daniel London) da bu sempatisiyle kendi yoluna çeker. Böylece aynı ideali paylaşan bu üç doktor kendi hastanelerini kurarlar. Bu hastanede doktorlar ve hastalar arkadaş gibidirler.
Film başındaki "Bu film yaşanmış bir hikayeden uyarlanmıştır," yazısına rağmen yine de inandırıcı gelmiyor. Herhalde Robin Williams'ın sinemasal kişiliğine adapte edilmiş. Neden inandırıcı değil peki? Üzerine beyaz önlüğü geçirip hastanenin koğuşuna girerek komiklik yapacağım diye o odayı dağıtan bir adam normalde kapı dışarı edilmeli. Nam - ı diğer "Patch" Adams'a göre hastaların en iyi ilacı gülmek. Gülmek, mutlu olmak hastaları psikolojik olarak iyi hissettirebilir. Ama bu amaç için ayaklarına ve kafasına orada kullanılan tepsileri geçirip dans etmesi de gerekmez.
Ayrıca hayatı sevmek, ruhunun istediği gibi yaşamak ve gülmek, eğlenmek için ciddi bir toplantının yapılacağı binanın girişine dev bir kadın rahmi inşa etmek ne derece bir özgürlüktür bilinmez. İşte bu ve benzeri sahneler yüzünden belki gerçekten etkileyici bir öykü basit bir Robin Williams filmine dönüşmüş. Aslında Williams bu hümanist, iyiliksever, sistem karşıtı ve "yüreğinin götürdüğü yere giden" adam karakterlerini oynamak için doğmuş galiba.
Filmin sakatlığı bir noktada daha gösteriyor kendini. Sonuçta bu adam hayat kurtaran bir doktor değil. Hastaların gülerek ölmelerini sağlayan bir doktor. Filmin bunu bir tıp mucizesiymiş gibi ya da Adams'ı sisteme karşı çıkan mücahitmiş gibi göstermesi biraz abartıya kaçıyor doğrusu. Zaten Williams, filmlerinde genellikle karısını kaybeden, yanaklarını sıkmak isteyeceğiniz kadar şirin, "insan"dan yana olan bir insan tipini oluşturuyor. Ya biraz tatlı kaçık oluyor ya da ciddi bir mesleğin erbabı. "Patch Adams" da aynı yolu takip eden bir film. Anlattıklarının inandırıcılığını sağlayamayan, bu yüzden de duygusallıkta da sekteye uğrayan bir film. Finali ise tamamen klişe ve insana "Bitse de gitsek!" dedirtiyor.
Böyle filmlerde adettendir; finalde mutlaka bir mahkeme sahnesi olur ki sistem karşıtı, insancıl kahramanımız özetleyici bir nutuk çekebilsin... Mahkemeyi izleyenler de ona destek olmalı tabii. Tam seyircilerin tek tek ayağa kalkarak "Hayır, ben suçluyum" demesini beklerken daha da vahim bir şey yapıyorlar; ceplerinden palyaço burnu çıkarıp burunlarına takıyorlar. Bundan sonrasını anlatamayacağım doğrusu.
Yönetmen Tom Shadyac, daha önce Jim Carrey'li iki film ("Budala Dedektif" ve "Yalancı Yalancı") ve Eddie Murphy'li "Çılgın Profesör"ü yapmıştı. Hepsi bundan iyiydi doğrusu. Aslında iki Jim Carrey, bir Eddie Murphy ve bir Robin Williams filmi yaparak filmografisini bayağı güçlendirmiş oldu doğrusu. Ancak ne yazık ki "Patch Adams"ı komedi niyetine bile seyretseniz sıkılırsınız.
Robin Williams, "Ölü Ozanlar Derneği"ndeki idealist ve özgürlükçü hoca tipiyle kendi modelini bulmuş bir oyuncu. Kuşkusuz müthiş bir yeteneği var. Ama şanssız ve bozuk filmlerde oynamayı sürdürüyor inatla. Filmin kadın oyuncusu Monica Potter ise yakın çevresine filmdeki varlığı konusunda konuşmasa iyi olur doğrusu.
Sonuçta yine gerçek bir öykü, komik bir şekilde uyarlanmış; ama duygusal bulanlar illa ki çıkacaktır. Yine de seyretmeseniz pek bir şey kaybetmezsiniz; bundan emin olun.

OYUNCULUK: 7
SENARYO: 6
YÖNETİM: 7
GENEL: 6

Bowie taklidi yapan Bowie



e - mail:burakgoral@superonline.com
© 1999 Milliyet