22 Ağustos 1999 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
   SİNEMA
   MÜZİK
   ASTROGİZEM
   TAROT
   BRİÇ
   SATRANÇ
   G. PAZAR ARŞİV
 VİTRİN
 İNTER@KTİF
 21.YÜZYIL
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 VERGİ HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI

ZEUS ARTIK HASTALARIN HİZMETİNDE
On doktora bedel

Tuba Bozkurt

Zeus artık cerrahi müdahalelerin de tanrısı olma yolunda. Bir Amerikan şirketinin ürettiği Zeus adlı mekanik cerrah, acil durumlarda doktorların en büyük yardımcısı.

Avrupa Tele-Cerrahi Enstitüsü'nde, cerrahlar artık ameliyatlarında kendilerine yardımcı olarak robotları tercih ediyorlar. Teknolojinin son dönemdeki atılımlarıyla 1994'ten bu yana akıllı robotlar cerrahi tarihini değiştiriyorlar. Örneğin, bir Amerikan şirketi tarafından üretilen Zeus, en acil durumlarda bile doktorların kurtarıcısı haline dönüştü.
Ameliyat masasının üzerine konulan ve hareket kabiliyeti olan kollarıyla Zeus hemen hemen bir insanın tüm hareket kapasitesine sahip. Minyatür pensler hastanın karın bölgesine yerleştiriliyor. Robot, doktorun direktifleriyle deriyi kesiyor, açıyor ve müdahaleyi yapıyor. Hiç yorulmaya fırsat vermeden hareketli kolları sayesinde cerrahın yaptığı işin on katını yerine getirebiliyor. Ama bu, doktorun hiç müdahalesi yok demek değil.
Doktorlar bir dolmakalemin çapı genişliğinde makaslarla ve minyatür bir kameranın yardımıyla makinenin kollarını bulundukları yerdeki monitörden yönlendirerek operasyonu gerçekleştiriyorlar.
Yirmi yıla kadar bu robotların insanları uzaktan ve kansız bir şekilde ameliyat etmeleri bekleniyor. Böylece ameliyat sırasında ve sonrasında ortaya çıkan iltihaplanmaların önlenmesi amaçlanıyor. Ameliyat tekniklerinin ve hareketlerin zorlaşmasıyla insanın makinelere olan ihtiyacı da artıyor. Çalışmalarının devam ettiği bu yeni tekniğin, cerrahinin daha üst seviyelere çekilmesi için geliştirildiği üzerinde duruluyor.
Bu yeni teknik henüz insanların üzerinde denenmedi. Ancak ABD'de bu tekniği üreten firma bazı durumlarda jinekoloji hastaları için kullanma iznini aldı. Çok kısa bir gelecekte ise Avrupa'da insan kalbi üzerinde denenecek.
Bu alandaki ilk çalışmalara 1989 yılında Fransa'da başlandı. Bu yeni tekniğin amacı insan vücudunu hiç açmadan ameliyat etmek ve hastanede kalınan süreyi kısaltmak. Yarınlarımız teknolojik cerrahinin ellerinde...

New York onunla gurur duyuyor

Prof. Dr. Arısan Ergin'in adı tıp dünyasında sık sık anılıyor. 7 yıl önce ünlü aktör Anthony Quinn'in de kalp ameliyatını gerçekleştiren Ergin, başarıya nasıl ulaştığını anlattı.

  • Türkiyeli doktorların yurtdışındaki başarılarını neye bağlıyorsunuz?
    Çok çalışmaya! Yurtdışına gittiğinizde ulusunuzu temsil ediyorsunuz. ABD'de yabancı olarak başarı kazanmak kolay değil. Bir ABD'liden daha iyi olmalısınız. Yurtiçinde de yurtdışında da çok başarılı doktorlarımız var.

  • "Tıpta 'en iyi'nin ölçütleri olmaz," diyorsunuz. Peki, başarının ölçütleri neler?
    Yaptığınız şeyleri neşretmeniz gerekiyor. Teorik makale ya da kitaplar olabilir ancak o yapıtların yabancı dillere çevrilmesi gerek. Ben kitap yazmadım ama 150'yi aşkın makalem ünlü dergilerde yayımlandı. Pratikte ise yeni teknikler geliştirmek gerekli. Örneğin De Bakey'i herkes tanır. Ben de anevrizma cerrahisiyle uğraşıyorum. Anevrizma kalpten çıkan atardamarın genişlemesi demek. Bu damar şişince patlayabilir ve hasta ölebilir. Atardamarın önemli işlevlerinden biri beyne kan taşıması. Anevrizma ameliyatı yapmak için beyne giden kanı durdurmak gerek. Kan akımını 4 dakikadan fazla durdurursanız beyin ölür. Tabii bu ameliyatı 4 dakikada bitirmek olanaksız. "4 dakikayı geçince beyni nasıl koruruz," sorusundan hareketle 1976 yılında beyni soğutmayı ve 40 dakika civarı kan akımını güvenle durdurmayı başardık. Yani 40 dakika ölü durumda bulunan hasta ameliyatın ardından tekrar canlanıyor. Dünyada benim adım bu ameliyatla duyuldu. Bu ameliyat bizden öğrenildi ve yaygınlaştı.

  • Ünlü hastalarınız oluyor mu?
    Evet var ama doktor ile hasta arasındaki "güven ilişkisi" nedeniyle isim veremiyorum. Bazı hastalar bunun bilinmesini istemez. Ancak Anthony Quinn'i ameliyat ettiğimi söylememin bir sakıncası yok. Ameliyattan sonra karısını boşadı ve 30 yaşındaki sekreteriyle evlenip iki çocuk sahibi oldu. Quinn şimdi 85 yaşında ve yaşama son derece bağlı.

  • Kalbi çok sağlammış o halde...
    Çocuk yalnız sağlam bir kalple olmuyor!

  • Türkiye'den hastalar geliyor mu?
    Evet, kimisi ABD'yi tercih ettiği için kimisi ise zorunluluktan dolayı geliyor. Aralarında ünlü isimler vardır ama Türkiye'de kimlerin ünlü olduğunu bilmiyorum.

  • Kalp sağlığı konusunda ABD ile Türkiye'yi kıyaslar mısınız?
    ABD'de koroner kalp rahatsızlıkları çok yaygın. Bu da sigaradan kaynaklanıyor. Ancak ABD'de sigara tüketimi gitgide azalırken Türkiye'de tam tersine artıyor. Sigara koroner rahatsızlıkların ve akciğer kanserinin baş sebeplerinden. Sigaradan tıkanan kalp damarını ancak "biraz" iyileştirebiliyoruz.

  • Çalışma temponuz nasıl?
    Haftanın 5 günü, sabah 5.30'da kalkıp akşam 22.00 - 23.00'e dek çalışıyorum. Yılda 250 - 300 civarı ameliyat yapıyorum ve bunlardan 50'ye yakını anevrizma ameliyatı.

  • Tedavilerin maliyeti nasıl?
    Koroner rahatsızlıktan dolayı yapılan kalp ameliyatları yaklaşık 50 bin doları buluyor. Anevrizma ise yaklaşık 100 bin dolara ulaşıyor. Tabii bu maliyetleri hastanın öznel koşulları belirliyor.

  • Kartvizit taşımadığınızı öğrendik. Özel bir nedeni var mı?
    Tercih mi, ihmal mi bilmiyorum. Gereksinim duymuyorum açıkçası.

  • Türkiye'ye dönmeyi düşünüyor musunuz?
    Hayır, burada da çok iyi doktorlar yetişiyor, bana gereksinim yok. Türkiye'de kalp ameliyatı yapan hastaneler de çok iyi durumda. Ancak bizim zamanımızdaki tıp eğitimi daha iyiydi. Çok tıp fakültesi açılmış, bu da kaliteye olumsuz yansıyabilir. Nüfus yoğunluğuna vurursanız Türkiye'de ABD'ye oranla daha çok tıp fakültesi ve doktor var. Ancak Türkiye'de kalite kontrolü diye bir şey yok.

  • ABD'de kalite kontrolü nasıl oluyor?
    Örneğin benim çalıştığım New York'ta, eyaletin sağlık departmanı tarafından 1991'den bu yana her yıl istatistikler açıklanır. Bu istatistikler doktorun ve hastanenin başarı yüzdesini gösterir. Ölçüt olarak da başarılı ameliyatların ölümle sonuçlananlara oranı saptanır. Ben New York kentinde çoğunlukla birinci sıradayım. New York eyaletinde ise sürekli ilk beşteyim. Koroner ameliyatlarda yüzde 1, anevrizmada ise yüzde 5 ile 8 arasında başarısızlığım var.

    Kimdir?
    Arısan Ergin 1943, Erzurum doğumlu. Babası milletvekili seçilince uzun süre Ankara'da oturmuşlar. Aile 1950'de İstanbul'a taşınmış. İlkokulu İstanbul'da bitiren Ergin, 1962'de Alman Lisesi'nden mezun olup İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne başlamış. Mezun olacağı yıl fakültenin ikiye ayrıldığını söyleyen Ergin, "Ben de Cerrahpaşa'nın ilk mezunlarından oldum," diyor. Ergin, Hacettepe'de iki yıl master yaptıktan sonra ABD'ye gitmiş. New York'ta göğüs ve kalp cerrahisi ihtisası almış. 1985'te, halen görev yaptığı New York Mount Sinai Medical Center'a geçmiş. Şu anda aynı hastanede erişkin kalp cerrahisi ekibinin başında bulunuyor.

  • © 1999 Milliyet