|
PULITZER ÖDÜLLÜ NEW YORK TIMES MUHABİRİNDEN "YENİ KADIN" TANIMI
İktidar, 'eksik etek'lere!
AntiTrend / Ayça Atikoğlu
Natalie Angier'ın "Kadın: Özel Bir Coğrafya" adlı kitabı, ilginç bir dönemde gündeme girdi. ABD'nin Seattle kentinde, kadın boksör Margaret McGregor'un erkek rakibi Loi Chow'u yenmesi ya da ünlü boksör Muhammed Ali'nin kızı Leyla'nın ringlere çıkışı, bir anlamda, Angier'ın kitabını doğruluyordu.
New York Times'ın Pulitzer ödüllü, biyoloji ve antropoloji doktoralı ünlü muhabiri Natalie Angier'ın kitabı "Kadın: Özel Bir Coğrafya", dünyada epey gürültü kopardı. Ayrıca kitabın kısa süre içinde gündeme yerleşmesinin bir göstergesi de Time dergisine kapak oluşu idi.
Natalie Angier, 500 sayfalık araştırmasında, kadının "dişi" olarak değil, sadece "kadın" olarak tanımlanmayı tercih ettiğini, dişinin daha çok memeli bir varlığı çağrıştırdığını; "dişi" deyince, akla asla Albright, Thatcher, Golda Meir, Indira Ghandi gibi isimlerin gelmediğini söylüyor.
Genetik bakış açısı
Angier 500 sayfalık kitabının 400 sayfasında biyologların, endokrinologların, fizyologların, psikologların, genetikçilerin görüşlerine yer veriyor ve cinsel organın salt doğurganlığa indirgenemeyecek kadar önemli biricik ve güçlü organ olduğunu ortaya koyuyor. Ancak, ünlü gazetecinin teorisi, asla "vahşi kadın"ın salça sosuna batırılmış bir türevi değil!
Yani Angier'ın "kadın" tanımına, Madonna ya da Courtney Love hiç uymuyor. Bu anlamda Madonna'nın kuramcısı sayılabilecek, kadını erkeğin karşısına bir başka "vahşet sembolü" olarak diken feminist yazar Camille Paglia'yı da karşısına alıyor Angier...
Manhattan'da yürürken
"Ben Manhattan'da yürürken asla vahşi kadınlara rastlamıyorum; sadece çekici, sinirli kadınlara rastlıyorum," diyen Angier'a göre, "dark lady" ya da dönem dönem aldığı değişik sıfatlarla, "femme fatale" veya "vamp" kadın, ancak erkek fantezilerinde ya da filmlerde var.
Angier, yüzlerce sayfa ayırdığı "klitoris" için ise, "mücevher" tanımını yapıyor. "Dünyaya binlerce yıldır, milyarlarca insan bahşeden, başlı başına 'değer' olan bir mücevher. Eğer kadınlar zevk peşinde koşmasalardı, insan soyu var olabilir miydi?" diye soruyor. Yani doğurganlığa görev değil, zevki yüklüyor kadın gazeteci.
"Eksiklik" teorileri
Söylemesi bile gereksiz, Natalie Angier şimdiye değin kadın üzerine üretilmiş tüm eksiklik teorilerine gülüp geçiyor. Kadının beyinsel ve biyolojik olarak erkekten üstün olduğunu savunuyor: "Arkeologlardan, 2.500 yıl önce kadınların Kazakistan ovalarında savaştığını öğreniyorum. Erkekler agresifliği, kendi tekellerinde görürler. Oysa psikologlar 3 yaşına kadar kız ve erkek çocuklarının eşit ölçüde agresif olduğunu söylüyor. Sonra kızların eline Barbie, oğlanlarınkine plastik tabanca tutturuyoruz, yollar ayrılıyor. Kaldı ki artık agresiflik, tümüyle demode. Agresiflikle bir şeyler kazanabilmek için Mike Tyson olmak gerekiyor."
Özetle, Natalie Angier erkeğin karşısına, "erkek gibi bir kadın" ya da Lady Macbeth'i çıkarmıyor. "Tüm veriler 2000 yılının kadınlar yılı olacağını gösteriyor, kadının artık entrikaya başvurmasına gerek kalmadı, kadın iktidar yolunda. Ama iktidarı asla erkekler gibi kullanmayacak," diyor.
|