14 Kasım 1999 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
   SİNEMA
   MÜZİK
   ASTROGİZEM
   TAROT
   BRİÇ
   SATRANÇ
   G. PAZAR ARŞİV
 VİTRİN
 İNTER@KTİF
 21.YÜZYIL
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 VERGİ HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI

ÖZKAN UĞUR BİR MİNİ ALBÜM ÇIKARTIYOR
Önce müzisyen, sonra oyuncu

Efkan Kula

Rol aldığı reklam filmiyle fındık satışlarını artıran Özkan Uğur, oyunculuğa yabancı bir isim değil. Uğur yakında solo albümüyle de karşımıza çıkacak.

Bugünlerde herkes Özkan Uğur'un oynadığı "aganigi naganigi"li reklam filmini konuşuyor. Fındığın cinsel yaşam üzerindeki olumlu etkisini anlatan reklam sayesinde fındık satışları da artmış durumda.
Özkan Uğur reklamın yaratıcısı Ali Taran'ı eskiden beri başarılı buluyor, yine de bu sonuç onu biraz şaşırtmış: "Ana fikir fındığın cinsel yaşam üzerindeki olumlu etkisini vurgulamaktı. Haberlerde gördüm. Mısır Çarşısı'nda 'aganigi fındığı' diye bağrıyorlar, iş oraya gelmiş."
Uğur daha önce de yine Taran'ın yazdığı BP reklamında oynamıştı. "Herhalde rolün bana uyacağını düşündü," diyor. Özkan Uğur'un oyunculuk eğitimi yok. Ama hep tiyatrocu olmak istemiş. Zamanında Fuat Güner'le birlikte Ferhan Şensoy'un "Şahları da Vururlar" oyununun müziklerini yapmışlar. 500 oyun sonunda bütün replikleri ezberledikleri için oyunculardan biri hastalanınca yerine geçiyorlarmış. İlk böyle başlamış. Sonra Mazhar Alanson'un "Arkadaşım Şeytan" filminde bir rol almış. Onun için önemli olan ve Devlet Tiyatroları'nda "Küçük Bir İş İçin Yaşlı Bir Palyaço Aranıyor" adlı oyunda rol almasını sağlayan ise "Eşkıya"daki başarısı olmuş. Bir de sekiz bölüm sürebilen Uğur Yücel'in yönettiği "İkinci Bahar" dizisinde oynamış.
Özkan Uğur oyunculuğu müzisyenliğinin yanında ikinci bir sanatsal faaliyet olarak görüyor. Onun için önemli olan MFÖ ve üç aya kadar çıkarmayı düşündüğü solo albümü... Uğur'la oyunculuğunu, MFÖ'yü ve çıkaracağı EP'yi (mini albüm) konuştuk.

  • Reklam filminde bayağı başarılı bulundunuz?
    Mısır Çarşısı'nda sabah yediden akşam on bire kadar fındık sattık. Kese kağıdını dizime vurmayı, küreği havaya atmayı çok çalıştım. Reklam çok vurucu oldu. Ama ilgiyi benden çok Ali Taran'a bağlıyorum.

  • Devlet Tiyatroları'ndaki oyununuzu biraz anlatır mısınız?
    Geçen sezon başladık. Bu üç kişilik bir oyun. Yönetmenimiz Müge Gürman oynamamı istedi. O sırada grubun işleri de yoktu. İki buçuk ay provadan geçtik. O süre benim için konservatuvar gibi oldu. Oyun palyaçolarla ilgili trajikkomik bir öykü. Yıllarca aynı sirkte çalışmışlar. Araya zaman girmiş. Sonra bir gün gazetede bir ilan çıkıyor. Bunlar aynı odada birbirlerinden habersiz buluşuyorlar.

  • Tiyatrocuların arasına girmek kolay oldu mu?
    Devlet Tiyatrosu'nda oynamak benim için başta zor oldu. Ressam Mehmet Güleryüz'le birlikte katıldık. Başta bizim için dışarıdan nasıl insan gelir diye imzalar toplandı. Ama biz oyuna sarıldık, olaylara kulağımızı tıkadık. Bence bu bir kaynaşmadır. Zaten işin ucunda para yok, gönülle oynuyorum. Tiyatrocular ipin ucu kaçar diye korkuyor olabilirler.

  • Tiyatro yapmak zor olsa gerek...
    Çok performans istiyor. Bu müziğin dışında bir durum, konuşma var. İlk zamanlar provalarda zorlandım. Ama yönetmenimiz bizi ameliyat etti. Ameliyat diyoruz çünkü o kişiliğe bürünmem lazım. Çok araştırdık. Fellini'nin filmlerini izledik.

  • Verdiği keyif nasıl?
    Tiyatro, sinema ve müzik birbirleriyle çok ilişkili; aldığım keyif açısından aralarında çok fark görmüyorum. Ama oyunun ikinci yarısında ne yaptığımı bilmiyorum. Bambaşka bir dünyadaymışım gibi geliyor.

  • Bu kadar iş yapıyorsunuz, kendiniz için ne düşünüyorsunuz?
    Bu böyle bir dönem. Başka bir oyunda oynamayabilirim. Benim için önemli olan MFÖ'nün devam etmesi. Sağlık devam ettiği sürece insanımızı MFÖ'süz bırakmayız. 2000'de bir albüm düşünüyoruz. Hiç yeni parça yapmadık. Eskilerde kalmış, bilinmeyen birçok parça var. Onları yeniden düzenlesek çok güzel olur.

  • Siz de bir solo albüm yapacak mısınız?
    Üç ay içinde bir EP (mini albüm) çıkarmak istiyorum. İçinde dört ya da beş şarkı olacak. EP Türkiye'de yapılmıyor. Belki bir kapı açmış oluruz. Fuat'ın albümü grubun müziğine benziyordu. Benimki biraz daha etnik bir havada olacak. Altta modern ritmler var, üstteki melodiler ise bizden olacak. MFÖ'deki "Diday Diday", "Sufi" gibi... Tabii hiçbir zaman MFÖ gibi olamaz.

    Fotoğraf: Mustafa Seven

  • © 1999 Milliyet