Milliyet VİTRİN


29 Ağustos 1998

AİLE BÜTÇESİ

Memleketimden alışveriş manzaraları

Şule YÜCEBIYIK

Efes Pilsen'in yaptığı bir araştırma Türk halkının tüketim alışkanlıklarının nasıl değiştiğini ortaya koydu.

Türkiye'de yer sofrasının hala çok yaygın olduğunu, hatta evlerin yüzde 51'inde yer sofrası kullanıldığını biliyor muydunuz? Bu sizi, halkımızın hala "ilkel, modern yaşama kapalı" olduğu sonucuna götürmesin. Türkiye'de yaklaşık her üç Türk ailesinden biri meyve sıkacağı, mikser, tost makinesi, ekmek kızartma makinesi kullanıyor. Ve her dört mutfaktan birinde mutfak robotu var.
Efes Pilsen'in yaptığı bir araştırma Türkiye'nin tüketim alışkanlıklarıyla ilgili gerçekleri ortaya koymuş ve sonuçları çok ilginç. İşte bazıları:
* Yemek yeme alışkanlıkları çok yavaş değişiyor. Halkın yüzde 51'i hala yer sofrasını kullanırken, yüzde 13.9'u kimi zaman yer sofrasını, bazen de masayı tercih ediyor. Son beş yıl içinde masada yemek yiyenlerin oranı yüzde 31.9'dan yüzde 34.6'ya yükselmiş.
* Geleneksel yer sofrası terkedilmemiş ama modern araçlar evlere yerleşmiş durumda. Buzdolabı, çamaşır makinesi, fırın, şofben ve termosifon gibi araçlar hemen hemen tüm evlere girmiş durumda. Çamaşır kurutma makinesi ise tutmadı.
* Halkımızın dörtte üçü saç kurutma makinesini, tamamına yakını da (yüzde 93.1) ütü kullanıyor. Her beş aile reisinden biri elektrikli tıraş makinesi sahibi.
* TV, evlerimizin baş köşesinde. Radyo sahipliği 1993 ile 1997 arasında yüzde 56.9'dan yüzde 46.9'a gerilemiş. Taşınabilir radyo - teyp de öyle. 1993'te Türk insanının yüzde 67.1'i bu tip araçlara sahipmiş. Aradan geçen süre içinde gerileme olmuş, bu oran yüzde 58.2'ye inmiş. Buna karşılık özellikle renkli TV'de önemli bir artış var. Renkli TV sahiplerinin oranı yüzde 65.9'dan yüzde 84.1'e yükselmiş.
* Telefon sahipliği oranı son birkaç yıl içinde yüzde 53.2'den yüzde 80.3'e tırmanarak büyük bir artış gösterdi. Cep telefonu sahibi olanların oranı ise yüzde 3.2.
* Aynı süre içinde CD player yüzde 6.6'dan yüzde 9.3'e, walkman yüzde 12.3'ten yüzde 17.8'e, uydu anteni yüzde 2.9'dan yüzde 6.2'ye, klima yüzde 4.9'dan yüzde 5.3'e tırmanarak Türk insanının yeni gözdeleri oldular. Türkiye Profili araştırmasında yeralan sonuçlardan biri de Türk halkının içki ve sigara tüketimi ile ilgili.
* İçki ve sigara tüketimi tahmin edilenden daha düşük görünüyor. Araştırmanın yapıldığı bir hafta içinde bira içenlerin oranı yüzde 13.2'yi, şarap içenlerin oranı yüzde 4'ü, rakı içenlerin oranı yüzde 9.1'i ancak buluyor.
* Sigara içme alışkanlığında ise 1993'ten 1997'ye 2.3'lük bir düşüş gözlendi.
* Postayla alışveriş alışkanlığı henüz yaygınlaşmış değil. Son dört yılda bu sistemle alışveriş yapanların sayısı yüzde 44 artış göstermiş. Bu sistemle alışveriş yapanların oranı 1993'te yüzde 6.6 imiş, 1997'de yüzde 9.5 olmuş. Yani 10 kişiden 9'u bu sistemle tanışmış değil.
* Taksitli alışveriş ise tersine çok yaygın. İnsanlarımızın dörtte üçü şu ya da bu nedenle taksitli alışveriş yapıyor. Cebinde parası olsa bile taksitle alanların oranı 1994'te yüzde 12.9 imiş, 1997'de yüzde 9.9'a inmiş.
* "Hiç adetim değil" diyerek ne olursa olsun taksitle alışveriş yapmayanların durumu da hayli ilginç. Bunların oranı önceleri yüzde 30.2 imiş. Dört yıl içinde ciddi bir bölümü prensibini bozmuş, oranları yüzde 25.3'e gerilemiş.
* Araştırmaya göre mutfak alışverişini genellikle "evin beyi" yapıyor. Ancak ilginç olan nokta, son yıllarda eğilim, alışveriş görevinin aile bireyleri arasında eşit paylaşımı yönünde. 1993'te "alışverişi evin beyi yapar" diyenlerin oranı yüzde 57.3'müş. 1997'de bu oran hızla aşağıya düşerek 40.5'e indiği görülüyor. Bu süre içinde "evin hanımı"nın payı yüzde 32'de kalıyor. Kapıcıların alışverişteki rolü ise binde 4 - 5 arasında değişiyor.

Index | Haftanın konuları | Yazılar | Kitap | Müzik | Lezzet

Milliyet

© 1998 Milliyet