|
19 Aralık 1998
YENİ EĞİLİMLER
Krize anneanne formülü
Nazire KALKAN
Batı ülkelerinde ekonomik kriz beklentisi doğduğunda kimse bunu saklama görevini üstlenmez. Bilakis gazetelerde, televizyonlarda kitleleri uyarıcı yayınlar yapılır. "Harcamalarınızda dikkatli olun, tasarruf edin" yollu önerilerde bulunulur.
Televizyon programlarında, dergilerde yemek yapmaktan alışverişe kadar nasıl daha ucuz yaşanacağının ipuçları verilir.
Doğrusu da bu değil mi? Herkes ekonomist olamayacağına göre bilenlerin bilmeyenleri, görenlerin görmeyenleri uyarması yurttaşlık bilinci icabı.
Biz Türkiye'de krizin geldiğini ancak işten atılmalar başlayınca kavrıyoruz ve tabii biraz geç kalmış oluyoruz.
Bu defa krizin kökü dışarda olduğu için daha da bir geç uyandık.
Ama eloğlu bizim gibi değil. Hele hele bankaların art arda battığı Japonya'da krize karşı birbirinden ilginç yöntemler geliştiriliyor. Geçtiğimiz hafta Hürriyet gazetesinde yayınlanan bir haberde Elkoya Mozoki adlı bir Japon kadının "Tutumlu bir hayat tavsiye ederim" isimli kitabıyla nasıl bir anda yıldızlaştığı anlatılıyordu. Mozoki işi iyice abartmış, 4 kişilik ailesini ayda 75 dolara (yaklaşık 23 milyon lira) geçindiriyormuş. Bunu nasıl yaptığını anlatırken bazı sebzeleri evde kendisinin yetiştirdiğini, otobüse bile binmeyip her yere bisikletle gittiğini, dondurmayı ve mayonezi bile dışardan almayıp evde yaptığını, su ve doğalgazdan tasarruf için eşiyle birlikte banyoya girdiklerini belirtiyor.
Bu arada Japonların sineğin yağını çıkarma konusunda oldukça becerikli olduklarını da öğrenmiş bulunuyoruz.
Japonya'da bazı kentlerde yerel yönetimler yaşlılara ücretsiz taşıma kartı veriyormuş. Bunu fırsat bilen Japonlar da alışverişe ailenin yaşlılarını gönderip, yol parasından kurtuluyorlarmış.
Bildiğiniz gibi, Japonya Amerika'dan sonra dünyanın en büyük 2. tüketim toplumu. Ama görüyorsunuz, kriz insanı ne hallere düşürüyor. Onun için siz de "ne oldum" demeyi bırakın ve "ne olacağım" diye şimdiden düşünmeye başlayın. Bence Türkiye'de bizler de tüketim miktarlarımızı düşürmek, ayağımızı yorganımıza göre uzatmak için ailenin yaşlı üyelerinden yararlanabiliriz.
İşte size krize karşı patenti tamamen bana ait olan Türk usulü anneanne formülünü açıklıyorum.
Haftalık alışverişlerimizi bizim yerimize anneannelerimiz yapsa, görün bakın zorunlu sandığımız ihtiyaç maddelerimiz ne kadar azalır. O upuzun listeler kısalır, kısalır, minicik olur. Hatta güç onlarda olsa elektrik ve su faturalarının şimdikinin en az üçte birine ineceğinden, telefon faturalarınızın sıfıra yaklaşacağından emin olabilirsiniz. Bilirsiniz, savaş görmüş kuşaklar hava iyice kararmadan evin ışıklarını asla yakmaz, telefonla şehirlerarası, hele de milletlerarası görüşme yapmak neredeyse tabudur. Bizim hiçbir değeri olmadığını sandığımız tuz, limon, sirke vs. gibi maddeleri asla ziyan etmeden ve titizlikle tüketirler. Eh bizler de bunların birazını olsun yapabiliriz herhalde.
Anneanneniz yoksa ya da sizin yerinize alışverişe gidemeyecek kadar yaşlıysa annenizi de deneyebilirsiniz. Paranızın en az yarısının cebinizde kalacağından kuşkunuz olmasın.
© 1998 Milliyet
|