|
19 Aralık 1998
NO NAME
Yaşınız ortalarda ama giyiminiz doğru noktada olsun
Nora ROMİ
Yaşınızı yüzünüze vurmak istemezdim. Sakın kırılmayın ama orta yaşta (50 civarı) olduğunuzu unutmamalı ve giyiminizi ona göre belirlemelisiniz. Yoksa komik görünebilirsiniz ki ben sizin için böyle bir şeyi istemem. Bu yüzden "dan... dan... dan..." yazıyorum.
* Size neyin yakıştığını artık bilin. Ama buna karar verirken geçen zamanı unutmayın ve 20 yıl önceki halinizi göz önüne almayın.
* Teninizi gereğinden fazla göstermeye kalkmayın. Kabul edin ki eskisi kadar sımsıkı bir vücuda sahip değilsiniz. Bu yaşlarda ölçülü bir dekolte, fazla bir dekolteden çok daha iyidir.
* Daracık eteklerin ne kadar da çok yakıştığını hatta sizi gençleştirdiğini söyleyen satış elemanlarına artık inanmayın. Çünkü belli bir yaştan sonra Dolce & Gabbana etek içinde iyi durmak mümkün olmayabilir.
* Ucuz, şık demek değildir. Gerçekten iyi giyinmek için belli parçalara biraz para ödemek gerekebilir. Ancak 22 yaşında bir kız pazardan aldığı bir tişörtün içinde iyi durabilir.
* 25 yıl önce moda olan ve o zamanlarda çok severek giydiğiniz bir kıyafet tekrar moda olduğunda bu, o kıyafetin size eskiden olduğu gibi yakışacak olması anlamına kesinlikle gelmez. Siz onu unutun. Tekrar geçmişe dönmenin zaten anlamı yok. Yeni olan takım elbiselere, usturuplu etek ve pantolonlara devam edin.
* Mini eteklerin, düşük göğüs dekoltelerinin, sıkı belli kıyafetlerin pek sizlik olmadığını kabul edin.
* Transparanı unutun.
* Saç kesiminize ve rengine özen gösterin. Çok iddialı bir renk seçmeyin. Saçınız kısa da olsa uzun da olsa hep taralı ve bakımlı dursun. Orta yaşta bir kadın için saç çok önemlidir.
* Kızınızla beraber gezeceğiniz zaman aynı tarzda giyinmiş olmamanıza dikkat edin. Hemen kızınıza söyleyin; üstünü değişsin!
* Makyajsız sokağa çıkmayın. Hafif de olsa yüzünüzü boyayın.
Bunun da sadesi olur muymuş?
Her türlü kıyafetin, bütün kadın görünümünün heyecanını ortadan kaldıran minimalizm akımı dış görünüşümüzü mahvetmekle kalmıyormuş gibi şimdi de kafayı içgiyime taktı. Geçen senelerde moda olan o dantelli, satenli, lameli doreli iççamaşırları yerini dümdüz, mat renklerde çamaşırlara bıraktı. Hani o bir zamanlar Calvin Klein'ın çıkardığı spor modeller kadar bile esprisi olmayan çamaşırlar moda oluyor. Bir de transparan iççamaşırları geliyor. Prada ve Gucci başı çekiyor yine. Bu küçücük külotlar ve sutyenlerin yanı sıra korse gibi olan kocaman külotlar veya atletler de var (Bakınız Calvin Klein). Prada'nın kenarları kıpkırmızı, içi transparan kırmızı naylon sutyenleri de çok prim yapıyor.
Transparan iççamaşırı bazı durumlar için seksi olabilir. Ama likralı iççamaşırlarının hiç şansı yok.
Ben yine de size Marks & Spencer'daki ışıltılı ve seksi iççamaşırlarını bir görmenizi öneririm. Her ne kadar trendleri yakalama peşinde olsanız bile klasiklerin ayrı bir yeri ve kullanılabileceği geniş zamanları vardır.
© 1998 Milliyet
|