Milliyet VİTRİN


19 Aralık 1998

XL

Tasarım çağı

Emre AKÖZ


NO NAME
Nora ROMİ

YENİ EĞİLİMLER
Nazire KALKAN

AİLE BÜTÇESİ
Şule YÜCEBIYIK

PAZAR TURU
Füsun YAVAŞOĞULLARI

BAHÇIVAN
Murat PİLEVNELİ

Biliyorsunuz NPQ (New Perspectives Quarterly) adlı bir dergi var. Yılda dört sayı çıkan bu dergi Türkiye'de de yayınlanıyor. NPQ'nun özelliği "birinci sınıf" düşünce insanlarına yer vermesi. Politikacı ya da toplum bilimci, sanatçı ya da doğa bilimcisi... Hangi kesimden olursa olsun dergide en önemli, en etkin kişilerin görüşleri yer alıyor. (Yani bizim siyasetçiler gibi ayda bir fikir değiştiren, "Dün dündür, bugün bugündür" diyenler değil.)
Bir süre önce, NPQ'da İngiliz Başbakanı, İşçi Partili Tony Blair ile yapılmış bir söyleşiyi okuyordum. Genellikle siyasetçilerle yapılmış röportajları okumam. Çünkü kişisel ve partisel çıkarlarını; "hakikat arayışının", dünyaya mümkün olduğunca tarafsız bakmanın önüne koyarlar.
Neyse yine de okudum. Blair'in bir saptaması bana çok ilginç geldi. Özetle şöyle diyordu: "Eğer kömür ocaklarından söz etsem beni can kulağı ile dinler, sözlerimi ciddiye alırsınız. Tartışma çıkar. Öte yandan İngiliz tasarım sektörünün son yıllarda büyük atılım yaptığını, bunun da ekonomimiz için çok önemli olduğunu söylesem, beni önemsemezsiniz. Ütopik şeylerle uğraştığımı düşünürsünüz. Halbuki bugün İngiltere'de yüzbinlerce genç insan tasarımla uğraşıyor. Bu alan sürekli genişliyor. Tasarımda dünya lideri olmalıyız."
İşte bu sözlerdi beni etkileyen. Dikkat ederseniz "geleneksel" bir üretimin sürdüğü, geri teknoloji ile çalışılan kömür madenleriyle, bilgisayar teknolojisinin yoğun biçimde kullanıldığı tasarım sektörünü karşı karşıya koyuyordu İngiltere başbakanı. Eskiden milyonların ekmek yediği kömür işi artık bitiyor, onun yerine dijital teknolojinin nimetlerinden yararlanarak geliştirilen alanlar alıyordu. Peki tasarım deyince aklınıza ne geliyor? Mimarlar, grafikerler filan... Halbuki bizim de tasarımı çok daha geniş bir perspektiften değerlendirmemiz gerekiyor. Çevrenize bakın. Ne görüyorsunuz? Diyelim ki karşınızda bir telefon cihazı duruyor. Bildiğiniz kablolu telefon. Şimdi de geçmişi hatırlayın. Eğer gençseniz dergilerde, gazetelerde, sergilerde gördüğünüz eski fotoğrafları ve reklamları gözünüzün önüne getirebilirsiniz. Bir vakitler telefonun konuşulan bölümüyle kulak dayanılan bölümü birbirinden ayrıydı. Sonra bunlar ahizede biraraya getirildi. Yine eskiden telefonlar mutlaka siyah renkli olurdu. Şimdi ise rengarenk telefonlarımız var. Biçimleri de ne kadar çok değişti! Sanki bilimkurgu filmlerindeki hayali aletler gerçek oldu. Bütün bu gelişmeler bize kullanışlı, ergonomik ve tabii ki çekici hale getirilmiş teknolojinin hayatımızı nasıl etkilediğini gösteriyor.
Endüstriyel tasarımın önemini bir kere vurgulamama 7 - 10 Mart 1999 tarihlerinde Dolmabahçe Kültür Merkezi'nde yapılacak olan bir fuar neden oldu. Geçenlerde duyurusu yapılan "Designex 99" endüstriyel tasarım fuarını ben iple çekiyorum. Otomotivden ayakkabıya, ambalajdan spor malzemelerine çok çeşitli alanlardan yaratıcı zihinler bakalım neler ortaya koyacak? O fuarda gelecekteki hayatımıza göz atmış olacağız...

e-mail: eakoz@milliyet.com.tr
faks: 0212 5056431

Index | Haftanın konuları | Yazılar | Kitap | Müzik | Lezzet

Milliyet

© 1998 Milliyet