|
Osmanlı podyuma çıkıyor
Aslı ÇAKIR
20 mart cumartesi günü Yıldız Sarayı'nın Eski Süvari Okulu Salonu'nda Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşunun 700. yılı kutlama törenleri çerçevesinde bir defile yapılacak. Berna Yılmaz'ın fikri olan bu defilenin tasarımcısı ise dünyaca ünlü modacımız Atıl Kutoğlu.
İplik hammaddesi yapan bir Avusturya firması olan Lenzing ile Karsu Tekstil'in sponsor oldukları bu gecede Atıl Kutoğlu'nun 1999 - 2000 sonbahar - kış koleksiyonu sergilenecek. Alman Lisesi'ni bitirdikten sonra Avusturya'ya işletme okumaya giden ve daha sonra tüm devlet adamlarının, basının ve ünlülerin sevgilisi bir modacı olan, New York ve Paris'te defileler yapan modacımız Atıl Kutoğlu en sonunda İstanbul'da. Hem de Osmanlı motiflerini kullandığı kreasyonuyla.
Defileye geçmeden önce, İstanbul'daki ikinci evi olarak nitelendirdiği Swissotel'de buluştuğumuz modacımızın işletme okurken nasıl böylesine ünlü bir tasarımcı haline geldiğini anlatalım. Lisede okurken sürekli kıyafet çizen hatta okulun güzel kızları ve okul yönetiminin desteğiyle defileler düzenleyen Atıl Kutoğlu, Avusturya'ya gidip de okumaya başladığında dönemin belediye başkanıyla tanışınca hayatı değişiyor. Tabii bu tanışma da Kutoğlu'nun çabalarıyla gerçekleşiyor. "Bir gün tramvayla üniversiteye giderken dönemin çok popüler bir ismi olan Belediye Başkanı Dr. Helmut Zilk'i gördüm. Peşinden koştum ve Zilk'ten bir koleksiyon hazırlayıp bir defile sunmam konusunda bana yardımcı olmasını istedim. Telefonumu aldılar," diye o günleri anlatan Kutoğlu'nu daha sonra görmek istiyor başkan ve ona bir burs veriyor. Devlet adamlarının katıldığı ve "Istanbul Exposition" isimli defilesinde sergilediği kreasyonu çok beğeniliyor. Ondan sora ödüller ve defileler birbirini izliyor. 1993 yılında Münih'te "En İyi Genç Designer", 1994'te de "En İyi Avusturyalı Modacı" ödüllerini alıyor. Bu arada New York'taki defilesinden sonra New York Times defalarca ondan bahsediyor. Hatta bir yazıda "Bu koleksiyon Avusturya'dan geldi ama aynı Türk lokumu gibi," diyor.
Kimler var kimler...
Şimdiye kadar Avusturya'da yaşamasından ve yoğun işlerinden dolayı çok istediği halde kendi ülkesinde istediği gibi bir defile yapamayan Kutoğlu, Berna Yılmaz'ın teklifini duyunca çok heyecanlanmış. "Ben zaten Osmanlı'dan çok etkilenirdim. Ne zaman İstanbul'a gelsem hemen Topkapı Sarayı'na giderim. Çoğunlukla bizim kültürümüzü çağrıştıran kumaşlar ve motifler kullanırım," diyen Kutoğlu sözlerine şöyle devam ediyor: "Bu koleksiyonda göreceğiniz parçalar kesinlikle şov için hazırlanmadı. Hepsi giyilebilecek modern parçalar. Belki izleyiciler bazı kıyafetlerde Osmanlı'yı hiç göremeyecekler ama ben bir kolda, bir yakada Osmanlı'yı hissettireceğim. Olmazsa kumaşta, bir takıda. Osmanlı'yı birebir işlemek istemiyoruz ki. Bu defile tamamiyle genç bir Türk modacısının günün modasına Osmanlı rüzgarı katması olarak açıklanabilir." Onu tanıyan yabancı basın mensuplarının İstanbul'a gelmeleri, gözlerini ülkemize çevirmelerini sağladığı için de çok mutlu.
Şimdiye kadar Belçikalı pop yıldızı Viktor Lazlo, Nebile Kaşıkçı, oyuncu Emily Lloyd, Sonya Kirchberger, Prenses Francesca Habsburg gibi pek çok ünlüyü giydiren Atıl Kutoğlu'nun defilede kullanacağı mankenler de çeşitli ülkelerden. Bir de şu anda mankenlik yapmayan Gülay Kuriş ve Meltem Hakarar gibi isimler de Kutoğlu için podyuma çıkacak. Ayrıca gecede Berna Yılmaz'ın giyeceği kıyafeti yine kendisi tasarlıyor. Bu arada onu defilelerinde yalnız bırakmayan Prenses Ira von Fürstenberg ve oğlu Prens Hubertus von Hohenlohe de davetiyelerin satılmayacağı ama özel kişilere gönderileceği bu geceye katılacak.
Peki Osmanlı deyince neler göreceğiz defilede? Öğrendiğimize göre sadelik içinde ihtişam olacak. Eğer kumaşta ihtişam varsa, kesim çok düz olacak ya da tam tersi. Osmanlı denince akla gelen altın rengi ise bolca kullanılacak. Eflatun ve mor ise zaten Atıl Kutoğlu'nun renkleri. Kadınların saçları uzun ve düz olacak, makyajlar ise ellere kadar uzanacak. Çintemani ve ay motifleri, brokar tipi sert kumaşlar ise farkedilecekler arasında. Altın görünümlü takılar da kıyafetleri süsleyecek.
Ya Türk kadını?
Avrupa'da Kutoğlu'nun defileleri doğu masalı olarak görülüyor ama günlük yaşamda da Avrupalı kadın ipekle deriyi, doğuyla batıyı çok güzel birleştirebilen Kutoğlu'nun kreasyonunu çok beğeniyor. Çünkü genç tasarımcımıza göre Avrupalı kadın bizim sıcaklığımızı, renklerimizi özlemiş.
Ya Türk kadını diyoruz? Şöyle anlatıyor: "Anadolu kadınının renkler ve desen konusunda özel bir yeteneği var. Şehirli kadından bahsedersek gün geçtikçe sadeleşiyor. Ama makyaj konusunda hala biraz abartılılar." Ya kendi kadını nasıl olmalı? Mutlaka kozmopolit ve yırtık bir jean'le bile göz alıcı olan, az makyajlı, kendine güvenen, rahat bir kadın istiyor Kutoğlu.
Dekorasyondan parfüme kadar daha birçok alanda imzasını tüm dünyaya taşımayı hayal eden Kutoğlu Türkiye'den kopmuyor ve "Benim parfüm şişem ve reklam kampanyalarım da oryantalist olur," diyor.
Anlaşılan müziğiyle, dekorasyonuyla, mankenleri, davetlileri ve elbette kıyafetleriyle görkemli bir gece yaşanacak 20 mart günü Yıldız Sarayı'nda...
|