01 Nisan 2000 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
   VİTRİN
   VİTRİN ARŞİV
 TEKNO CAFE
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI

Türkiye'nin ilk kadın şoförü

Türkiye’nin ilk milletvekillerinden Mehmet Somer’in kızı olan Asıme Şahsuvaroğlu 1934 yılında sürücü belgesini aldığında ilk "ehliyetnameli" kadın olduğunu bilmiyormuş...

İstanbul’un ünlü semti Şişli Halaskârgazi Caddesi’nde bulunan Atatürk Müzesi günün her saatinde ilgi toplayan bir yapı olarak dikkat çeker. Bunun nedeni, üç katlı yapının dantel gibi zarif ve bakımlı olmasıdır.
Geçen hafta, bu tarihi binanın karşısında yer aldığı için gurur duyan 30 yıllık bir binanın üçüncü katına misafir olduk. Ziyaret nedenimiz Cumhuriyet tarihinde sürücü ehliyetli ilk kadın olan Asıme Somer Şahsuvaroğlu ile kısa bir söyleşi yapmaktı. Tam randevu saatinde zili çaldığımızda, bizi gerçek bir İstanbul hanımefendisi karşıladı. Hanımefendinin asil elini saygıyla öperken, elimizdeki mütevazı buketin ezikliğini yaşadık.
1914 doğumlu olan Asıme Somer Şahsuvaroğlu, Cumhuriyet Türkiye’sinin ilk milletvekillerinden Mehmet Somer’in kızı olarak Selanik’te dünyaya gelmişti. Mustafa Kemal Atatürk ile Selanik’te aynı sokakta oturan Mehmet Somer, kızı henüz altı aylıkken İstanbul’a taşınmış ve Ata ile aynı saflarda yer almıştı. Yıl 1934 olduğunda, zarif bir genç kız olan Asıme Somer, ikamet ettikleri Taksim Sıraselviler’i bakın nasıl anlatıyor: "Boğaz’a ve Beyoğlu’na tepeden bakan Sıraselviler, o zamanların en güzel semtlerinden biriydi. Sokaklar çoğu zaman parfüm kokar, kirli bir zat görmeniz mümkün olmazdı. Yerli ve yabancı diplomatların tercih ettiği bir yerdi." Otomobilin İstanbul’a gelip çoğalması, yabancı uyruklu diplomat eşlerinin bu motorlu vasıtaları sürmesi Atatürk ve Somer’in gözünden kaçmazmış. Genç Asıme yirmi yaşına bastığında, babası ondan bir tek şey istemiş. Bu istek, ehliyet alması imiş. Genç Asıme bu isteği ifa etmek için aralıksız altı ay uğraşmış. Çift direksiyonlu ve frenli Cadillac ile uzun süre kurs görmüş. Sonunda, o zamanki adı ile "araba ehliyetnamesi"ni almış. Direksiyona bir bayan geçer de İstanbul’un haberi olmaz mı?.. Çakı gibi bir denizci teğmeni olan Edip Şahsuvaroğlu, yıldırım aşkı ile tutulmuş genç Asıme’ye... Atatürk’ün manevi kızları Rukiye ve Zehra hanımların da onayı ile genç Asıme direksiyona doyamadan girmiş dünya evine. Günümüz sosyete dünyasında adı sıkça duyulan Ülkü Hanım ise (Ata’nın diğer manevi kızı) o zamanlar oldukça küçükmüş. Ehliyetini ve otomobili ile çektirdiği fotoğraflarını uzun süre arayıp bulamayan Asıme Şahsuvaroğlu, bize mahcup poz verirken şunları söylüyor: "Günümüz Türkiye’si ve gençliğine bakıp mutlu oluyorum. Herkes genç yaşta istediği şeye kavuşabiliyor. Kıymetini bilsinler, yakın tarihe kadar, değil otomobil lastiğimiz bile yoktu. Şükür bugünlere..."

© 2000 Milliyet