Büyümenin 7 ölümcül günahı

Gelişmiş ülke ekonomilerine yönelik büyüme beklentileri artıyor. Büyümenin şirketlere yansımamasına yönelik tuzaklar olduğunu bir raporla vurgulayan Euler Hermes, bunları ‘büyümenin 7 ölümcül günahı’ adıyla sıraladı.

Ticari alacak sigortası şirketi Euler Hermes, 2013 yılında yüzde 2.4 büyüyen dünya GSYH oranının bu yıl yüzde 2.7’ye, 2015’te ise yüzde 3.1’e çıkmasını öngörüyor. Geçen yıl yüzde 1.3 büyüyen gelişmiş ülkelerin bu yıl yüzde 1.8, 2015’te ise yüzde 2.2 büyümesi öngörülüyor. Euler Hermes’in hazırladığı rapora göre, özellikle gelişmiş ülkelere yönelik iyileşen beklentiler olsa da bazı hassasiyetler sözkonusu.
“Her işletmenin amacı büyümektir. Bu birçok şekilde olabilir; kâr, gelir, pazar payı, marka veya topluluk etkisi... Kolay gibi görünüyor ama değil... Birçok faktör büyümeyi zorlaştırabilir: hızla değişen müşteriler, daha yumuşak bir pazar ve tabii ki kırılgan ekonomik politikalar” denilen raporda ekonomideki toparlanmanın şirketler seviyesine sirayet edememesine neden olan bazı ortak tuzaklar olduğu vurgulanarak, bunları ‘büyümenin 7 ölümcül günahı’ adıyla şöyle sıralandı:

1-Şehvet: Yıllar boyu tasarruftan sonra Avrupa, nominal GSYH’sini artıracak ilginç bir yol buldu: Bazı olağan dışı faaliyetlerden elde edilen gelirleri ulusal hesaplara eklemek! Belçika, İtalya ve Hollanda için milyarlarca euro. Ama reel ekonomi adına bir hiç.

2-Oburluk: Destekleyici para politikalarının sonu mu geliyor? Şirketleri kolay paradan nasıl ayıracağımızı biliyor muyuz? Bildiğimiz kesin bir şey varsa o da gelişmekte olan Asya ve Latin Amerika’da likidite krizi riskinin hâlen yüksek olduğu ve ABD’de ‘balon’ların oluşmaya devam ettiği.

3-Açgözlülük: Emtia fiyatları yatay bir seyir izledi ve bazen gerileme gösterdi. Mineraller, nadir toprak elementleri, petrol ve gaz gibi doğal kaynaklara olan talep (beraberinde fiyatlar) ise giderek kızışan rekabetle birlikte artış gösteriyor.

4-Tembellik: Her yeni gün bir ülkenin yeni bir reform açıklamasına bakılırsa reform ilan etme yeni bir küresel salgına dönüşmüş görünüyor. Problem; reformcuların, açıkladıkları yeni politikaları gerçekten hayata geçirmeye sıra geldiğinde gösterdikleri çekingenlik ve genel olarak bu reformların gevşekçe uygulanması. Sorun politik bedeller mi, inovasyon eksikliği mi?

5-Öfke: Dünyanın çatışma bölgelerindeki sıcaklık artıyor. Borsalar neredeyse hareketsiz ama “acı” çoğu insan için oldukça gerçek. Diğer yandan şirketler için caydırıcı faktörler ve riskler hâlen artıyor.

6-Haset: Fait du prince (keyfi kararlar) ve diğer “Tanrı’nın işleri” yine sahneye çıkarak, şirketler (özellikle de sermaye yoğun veya egzotik yerlerde olanlar) için yatırım kararlarını çok daha çetrefilli hâle getirdi.

7-Kibir: Düşük-büyüme-düşük-enflasyon ortamında teselli bulmak belki de günahların en kötüsü. Ertelenen borçlar ve düşük satın alma gücü (geçici olarak) çok büyük bir problem olmayabilir ama gelecek kuşaklar bunlarla uğraşmak zorunda kalacaklar.
Kurtulmak mümkün...
Raporda, yukarıdaki 7 ölümcül günahtan kurtulmanın mümkün olduğuda belirtilerek, bunun için ise “sadece her seferinde bir adım atmak gerekiyor” denildi.
Öte yandan raporda, gelişmekte olan ülkelerde bu yıl büyüme oranının geçen yılki gibi yüzde 4.2 olması bekleniyor. Geçen yıl yüzde 0.4 küçülen Euro Bölgesi ülkelerinin ise yüzde 1.1 büyümesi öngörülüyor.

Teknolojide balon riski'

Raporda, gelişmiş ülkeler bu yıl 2010 yılından bu yana büyümede yüzde 1.8 oranıyla en hızlı artışı gerçekleştirecek. Amerikan ekonomisinde iş gücü piyasasının iyileştiği ve işsizlik oranının bu yılsonunda yüzde 6’nın altına düşmesinin beklendiği belirtilen raporda, faiz oranlarının 2015 ortasına kadar rekor seviyelerde düşük kalmasının beklendiği ifade edildi.
ABD ekonomisinin bu yıl yıl yüzde 1.9, 2015’te ise yüzde 2.9 oranında büyümesi bekleniyor. Öte yandan, ABD’de 2008’den sonra destekleyici konumda olan para politikasının ileri teknoloji sektöründe balon oluşturmasından kaygı duyulduğunun vurgulandığı raporda şöyle denildi:
“Gerçek bir teknoloji balonu tehdidi yok. Son yıllarda ABD ekonomisine enjekte edilen likidite enflasyonist baskılar oluşturmadı ama hisse piyasalarını canlandırdı. Rekor seviyedeki piyasa fiyatlandırmaları ve dinamik olan piyasa, ABD’de BİT ve biyoteknoloji sektörlerinde balon oluşması algısı yaratabilir ama bu doğru olsa bile söz konusu balonun aniden patlaması ve tüm bir sektörü beraberinde yerle bir etmesi olası görünmüyor.”

İnanılmaz görüntü! Akın akın geldiler...TEKNOFEST'in düzenlendiği Atatürk Havalimanı çevresinde yoğunluk yaşanıyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber