'Cumhurbaşkanı seçimi yeni sorun yaratmasın'

TÜSİAD YİK Başkanı Koç, İran ve Irak gibi bölgesel çalkantılar sürerken, Türkiye'nin kendi içinde sorun yaratmamasını, 'Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin istikrarı koruyacak şekilde yönetilmesi' gerektiğini belirtti

TÜSİAD'ın dün yapılan 36. Genel Kurul toplantısında konuşan Koç, 2006 yılı boyunca ülkeyi meşgul edecek gündemlerin de yavaş yavaş gelişmeye başladığını belirtti. Koç, "2006, daha şimdiden iyi yönetilmesi gereken bir yıl olarak kendini gösteriyor" dedi.2006 yılı için dikkatle izlenmesi gereken risklerin uluslararası ilişkiler alanında kümelendiğini anlatan Koç, Türkiye'nin bölgesindeki çalkantıların, durulmak bir yana, artarak süreceğini söyledi. Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mustafa Koç, genel seçimlerin zamanında yapılmasının ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin de siyasal istikrarı koruyacak şekilde yönetilmesinin son derece önemli olduğunu bildirdi. Irak'taki istikrarsızlığın sürmesi, Suriye'nin uluslararası sistemle olan sorunları, İran'ın nükleer silahlanma potansiyelinin Türkiye açısından olumsuz etki yapabileceğini belirten Koç şunları söyledi:"Bölgesel gelişmelerin bizim için potansiyel birer istikrarsızlık kaynağı olduğu düşünülürse, 2006 yılında Türkiye'nin hiç değilse kendi kendine sorun çıkarmamasının ne kadar önemli olduğu anlaşılır. Bu açıdan, ekonomik dengelerin korunması ve geliştirilmesi, siyasal istikrarı risk altına sokacak gündem maddelerinden kaçınılması önem kazanmaktadır. Genel seçimlerin zamanında yapılması, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin siyasal istikrarı koruyacak şekilde yönetilmesi de son derece önemlidir."Koç'un bu sözleri ile, 'türbanlı eşi olan Çankaya'ya çıkar mı - çıkamaz mı, çıkarsa kriz olur mu - olmaz mı' şeklindeki tartışmanın iş dünyasında yarattığı tedirginliği yansıttığı yorumu yapıldı. Potansiyel istikrarsızlık TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı, 20 Aralık 2005'te Ankara'da yapılan toplantıda, hükümet ile aralarında gerginliğe yol açan açıklamaları hatırlatarak, "Bir ay önce dile getirdiğimiz görüşlerin bugün hâlâ geçerliliğini koruduğunu ve sarfettiğimiz her sözcüğün altına imzamızı atmaya devam ettiğimizi belirtiyorum" dedi.TÜSİAD, 20 Aralık 2005'te Ankara'da toplanan Yüksek İstişare Konseyi (YİK) toplantısında, hükümete sert eleştiriler yöneltilmişti. Toplantıda imam-hatiplilerin üniversiteye girişlerinin kolaylaştırılmasından, türban konusuna, seçim barajından yazar Orhan Pamuk'un yargılanmasına kadar bir dizi konuda eleştiri yapılmıştı. 'Sözlerimizin altına imza atarız' YİK Başkanı Mustafa Koç'un Prof. Dr. Yücel Aşkın'ın yargılanma sürecine ilişkin, "Aşkın'a reva görülen bu muameleyi ve uzun gözaltı süresini tasvip etmek mümkün değil" şeklindeki sözleri üzerine Başbakan, savcıları göreve çağırarak, açıklamanın 'yargıya müdahale olduğunu' belirtmişti.Hükümet ile dernek arasındaki gerilim, Başbakan'ın özel danışmanı Cüneyd Zapsu ve bazı bakanların girişimleri ile yatışmıştı.TÜSİAD yönetimi, Başbakan'ın açıklamasına karşılık vermeme kararı almıştı. Ancak, dün, 'Ankara'daki sözlerimizin altına imza atarız' sözleri ile TÜSİAD'ın tavrı da dile getirilmiş oldu. Bir ay sustular Dernek Başkanı Sabancı, 'Ankara'daki toplantıda da bazı atıflarda bulunmuştunuz. Burada da aynı noktalara işaret ettiniz' değerlendirmesi üzerine şöyle konuştu: "Biz hükümet ile TÜSİAD arasında bir sorun görmüyoruz. Ankara konuşmamız, hem benim hem Mustafa Bey'in konuşması çok detaylı incelenirse, aslında orada bu kadar büyük gerginlik yaratacak, ortamı gerecek konular yoktu. Bizim zaten böyle bir amacımız yok. 'Türkiye'de aman bir gerginlik yaratalım, hükümetle aramız bozulsun, iyileşsin' gibi arayışımız yok." 'Ortamı gerecek konu yoktu' Hükümetin Kıbrıs konusunda açıkladığı çözüm önerilerini desteklediklerini söyleyen Sabancı, "Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün Kıbrıs konusundaki açılımı ve konuya Türk hükümetinin yapıcı bir şekilde yaklaşımının kendilerini mutlu ettiğini belirterek, "Kendilerini bu adımlarından dolayı kutluyor ve destekliyoruz" dedi.Mustafa Koç ise, hükümetin son Kıbrıs açılımını, gerek inisiyatifi ele alması, gerekse iyi bir zamanlamayla yapılmış olması açısından desteklediklerini söyledi. Kıbrıs'ta Gül'e destek TÜSİAD'a 43 yeni üye katıldı. Böylece üye sayısı 545'e çıktı. Derneğin yeni üyeleri arasında Garanti Bankası'ndan Ergun Özen, Garanti Yatırım Menkul Kıymetler'den Metin Ar, Koç Holding'den Ömer Bozer, Selçuk Gezdur, Tamer Haşimoğlu, Turkcell İletişim Hizmetleri'nden A.Ş.'den Barış Öney, YASED Başkanı Şaban Erdikler, Sabancı Holding A.Ş.'den Engin Tuncay yer aldı. Yeni üyeler arasında en dikkat çeken isim ise eski Avea Genel Müdürü Cavit Paksoy oldu. Paksoy'un üye listesindeki şirket bölümü boş bırakıldı. TÜSİAD yetkilileri, bununla ilgili olarak, derneğe şahısların üye olduğunu, Cavit Paksoy'un yeni şirketini bildirdiği takdirde şirket bölümüne bu ismin yazılacağını bildirdi. Dün yapılan genel kurulda, işadamlarının aralarında en çok konuştukları konu ise gündemdeki kabine revizyonu oldu.Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) bütçesi 2005 yılında 845 bin 743 YTL fazla verdi. Ayrıca yurtdışı iletişim amaçlı oluşturulan Yurtdışı İletişim Fonu'nda da 2005 yılında 1 milyon 474 bin 449 YTL birikti.2005 yılında gerçekleştirilen geri ödemeler ve kurlarda lehte ortaya çıkan gelişmeler nedeniyle TÜSİAD'ın hem kısa hem uzun vadeli borçlarında gerileme yaşandı. Toplam banka borçları 2004 yılında 3 milyon 973 bin 532 YTL'den 2005 yılında 3 milyon 24 bin 371 YTL'ye geriledi. TÜSİAD'ın 'şirketsiz' yeni üyesi TÜSİAD'ın yıllık aidatları yüzde 3.45 artışla 15 bin YTL'ye çıkarıldı.TÜSİAD bu yıl da rapor yayımlamaya devam edecek. Genel Sekreter Haluk Tükel'in verdiği bilgiye göre, bunlar arasında 'Yargıda Etik', 'Türkiye'de İş ve Yatırım Ortamının İyileştirilmesi' ve 'Türkiye'de Vergi Sistemi ve Çözüm Önerileri' başlıklı raporlar bulunuyor. Aidat 15 bin YTL oldu Yargıya ilişkin meselelerin gündemi gitgide daha fazla işgal etmeye başladığını söyleyen Sabancı, "Bunda yargı sistemimizin ihtiyaç duyduğu reformun bir türlü yapılamamış olmasının büyük rolü var. Bu hem yargının siyasallaşması görünümünü veriyor, hem de Türkiye'nin itibarını olumsuz etkiliyor" dedi 'Yargının siyasallaştığı görünümü itibarımızı olumsuz etkiliyor' Sabancı, yargı sistemi için hayata geçirilmesi gereken reformun önceliklerini maddeler halinde sıraladı: Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun yapısı değiştirilmeli, Kurul'un sekreteryası Adalet Bakanlığı'ndan ayrılmalı ve atama taslakları Kurul tarafından hazırlanmalı.Devletin tek taraflı olarak geçmişe yönelik sonuç doğuran işlemleri, yerli ve yabancı sermayeyi yatırımdan uzaklaştırdığı gibi toplumda da güvensizlik duygusu yaratmaktadır. Bu bağlamda Anayasa'daki kamu yararı ilkesinin de, hukuk güvenliği ilkesini zayıflatmayacak şekilde yeniden düzenlenmesi yerinde olacaktır.Türkiye'de yargılama süresinin uzunluğu, adil yargılanma hakkını ihlal eder niteliktedir. Özellikle düşünce ve ifade özgürlüğü ile kültürel haklar gibi hassas konularda, yargının adeta kanunlar değişmemiş gibi yorum yapması, olumlu sonuçlar doğuruyor.Tutuklama kararının verilmesi ve uzatılmasında hassas davranılmalı. Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni ihlal etmesinin uluslararası kamuoyundaki etkileri olumsuz sonuçlar doğuruyor.Af ve şartlı salıverme kanunları, yargının istikrarını zedeliyor, kamu vicdanında rahatsızlık yaratıyor.Yargı ve infaz sürecinde hata, soruşturulması gereken bir sistem sorunu olarak ele alınmalı.Hâkim ve savcıların maddi durumları iyileştirilmeli. Öneriler sundu

Karabük'te ayakları kesik, ölü kedi bulunduKarabük’te, ayakları kesilmiş olarak ölü kedi bulundu. Olaya tepki gösteren mahalleli, kedinin işkence yapılarak öldürülmüş olabileceğini düşünürken, polis olayla ilgili çalışma başlattı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber