Girişimcilik: Ortak Refahın Lokomotifi

ABD ve Türkiye arasında, diplomatik ilişkilerimizin başlangıcından da öncesine dayanan canlı bir ekonomik bağ bulunuyor.

Girişimcilik: Ortak Refahın Lokomotifi

Bu ekonomik ilişkiler, gerek zorluklar ve fırsatlar yoluyla, gerekse iyi ve kötü dönemlerde ilişkilerimizi ileriye taşıyor. Ekonomilerimiz için, vatandaşlarımızı yeni şeyler yaratmaya teşvik eden yenilikçi ruhtan daha önemli bir unsur yok. Geçtiğimiz ay, Küresel Girişimciler Haftası vesilesiyle, Türk dostlarımızla birlikte, girişimciliğin ekonomilerimizi güçlü ve canlı tutmakta ve insanlarımızın yaratıcılığı ve dayanıklılığı konusunda oynadığı önemli rolün altını çizdik.

Girişimcilik, tüm dünyada küresel refaha, güvenli toplumlar kurmaya ve acil çözüm bekleyen sosyal sorunları çözmeye katkı sağlar. Girişimciler, yaratıcılıkları ve çalışkanlıkları sayesinde yalnızca yeni ürünler ve fikirler geliştirmekle, büyük şirketler kurmakla kalmazlar; onlar hayatlarımızı yeniden inşa ederler. Onların fikirleri, fakirliği azaltmaya, mültecileri korumaya, dünya üzerindeki insanları birbirine bağlamaya, ekonomik büyümeyi teşvik etmeye ve milyonlarca iş imkanı yaratmaya zemin oluşturur. Girişimciler risk alırlar ve bazen de başarısız olurlar. Ama onlar başarıya ulaştıklarında, bundan hepimiz faydalanırız.

Fakat hiçbir ülke ya da şirket, küresel ekonomide tek başına başarılı olamaz. Girişimcilik de gelişebilmek için yetenekli insanlardan oluşan bir ekosisteme, fikir çeşitliliğine, en ileri teknolojiye, üstün bir eğitime, akıl hocalığına ve yatırıma ihtiyaç duyar. Modern dünyada ise açıklığa ve işbirliğine, ayrıca bunları destekleyen hukuki bir sisteme, fikri mülkiyet haklarına, dijital ve kişisel hakların korunmasına gereksinimi vardır. Bunlar Silikon Vadisi’ni var eden kritik önemdeki bileşenlerdir ve bu değerler yaratıcılığı ve büyümeyi mümkün kılmak için gereklidir. Bu elzem koşullar olmadan, Steve Jobs gibi vizyonerler hayallerini gerçekleştirip dünyayı değiştiremezlerdi.

Yeni ufuklar açılacak

Girişimcilik, yenilikler konusunda uzun bir tarihe sahip olan ve ticaretle uğraşan iki ülke olarak ABD ve Türkiye’nin paylaştığı ortak bir değerdir ve aslında bu değer bizim DNA’mızda var. İşte bu girişimcilik ruhu, 1.400’ü aşkın Amerikalı firmanın Türkiye’de yatırım yapmasına vesile olmuştur ve bu şirketlerin 60’tan fazlası bölgesel merkezlerini Türkiye’de kurmuş; 60 binden fazla Türk vatandaşına iş olanağı sağlamıştır. Aynı ruh, her yıl 10 bin Türk öğrencinin ABD’de eğitim almasını sağlamaktadır. Eminim, bugün adını duyduğumuz pek çok istekli Türk girişimci, gelecekte Udemy, Chobani ve Yemeksepeti gibi öncü şirketler yaratacaklardır.

Hepimizin bildiği gibi Türkiye, dünyanın en dinamik ve girişimci insanlarını barındıran ülkelerden biri ve bizler iki ülke olarak, bu yeni nesil girişimcilerin açtığı yolda bir sonraki inovasyon çağını belirlemek için beraberce çalışıyoruz. Türk ve Amerikan şirketleri, hem Amerikan teknoloji merkezlerinde, hem de Türkiye’deki birçok inovasyon merkezinde en ileri inovasyon üzerine işbirliği yapıyorlar. Örneğin IBM ve Aselsan, elektrikli arabalardan cep telefonlarına kadar pek çok üründe kullanılan pillerin ömrünü ve gücünü artıracak yeni bir pil teknolojisi üretmek için ortaklaşa Ar-Ge faaliyetleri yürütüyorlar. Boeing ve Intel gibi başka firmalar da Türk girişimcilerle yakın şekilde çalışarak onların fikirlerini geliştirmelerine ve ticarete dökmelerine yardımcı oluyorlar.

Bu girişimcilik dinamizmini ülkenin üniversitelerinde, start-up şirketlerinde ve Ar-Ge merkezlerinde şahsen gördüm. Türkiye’nin dört bir yanında toplumsal sorunlara sürdürülebilir çözümler geliştiren girişimcilerle biraraya geldim; bunların arasında milyonlarca Suriyeli mültecinin desteklenmesi için mobil uygulamalar geliştiren İstanbul’daki girişimciler de bulunuyor.

İnovasyon ruhu...

Bu alanda özel sektör liderlik gösterse de, her iki hükümetin de üzerine düşenler var. Türk hükümetinin, yüksek teknoloji eğitimindeki önemli yatırımlarını, Türk start-up şirketlerine desteğini ve Türkiye’yi bulunduğu bölgede bir teknoloji ve inovasyon merkezi haline getirmeye yönelik kararlılığını takdir ediyoruz. Bize gelirsek, ABD hükümeti olarak eğitim alanındaki değişim programlarını, kursları, teknoloji işbirliğini ve Amerika’nın en yenilikçi şirketleriyle ortaklıkları teşvik ederek Türk girişimciliğini destekliyoruz. Daha bu hafta 100’den fazla Türk girişimciyi evimde misafir ettim ve bu etkinlikte şirketlerinin büyümesi ve başarılı olması için ABD’deki girişimcilik ekosistemiyle nasıl bağlantı kuracakları konusunda bilgi edindiler.

Ancak bu inovasyon ve girişimcilik ruhu, dünyadaki olumsuz eğilimler, özellikle de ekonomik büyümeyi mümkün kılan insanların, malların ve fikirlerin serbest dolaşımını sınırlamaya çalışanlar tarafından tehdit ediliyor. Ülkelerimizi güçlü ve canlı kılmaya yardımcı olan milyonlarca Türk ve Amerikalı girişimciyi desteklemek için, hepimizi, ortak refahımızın lokomotifi olan girişimciliğin gerçek anlamda gelişmesine olanak sağlayan haklar, özgürlükler, fikir çeşitliliği ile açıklık ve inovasyon ruhuna verdiğimiz desteği dile getirmeyi sürdürmeye çağırıyorum.

Alışveriş yaparken marketin ortasına dışkısını yaptıSakarya'nın Karasu ilçesinde, alışveriş yaptığı sırada marketin ortasına dışkısını yapan kişi, iş yerinin güvenlik kameralarına kaydedildi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber