"Hala en iyi müşteri devlet"

"Hala en iyi müşteri devlet"

Esbank Genel Müdürü Cankut İlal, bankacılığın küreselleştiğini, Türk bankalarının da batıdaki bankaların seviyelerine kendi imkanlarıyla geldiklerini söylüyor. İlal, Türkiye'deki ekonomik şartlar altında bankaların en iyi müşterisinin de devlet olduğunu belirtiyor

BİR güven müessesesi olan bankalarda insan unsuru nasıl değerlendiriliyor, insana ne kadar yatırım yapılıyordu? Hangi bankalar ayakta kalacak hangi tür bankalar yok olacaktı. Bankalar kabuk mu değiştiriyordu? Bu soruların yanıtlarını bulmak için bu hafta Pazartesi Portreleri'nin konuğu Esbank Genel Müdürü Cankut İlal oldu.
Esbank bir dönemin insana en fazla yatırım yapan bankasıydı. Bu özellikle diğerlerinden ayrılırdı. Bugünkü ayırdedici özelliğiniz nedir?
-
Esbank, cumhuriyetten sonra ilk kurulan banka. Bir antika özelliği var. Bankanın etik değerleri var. Bu değerlere çok bağlıyız ve bu etik değerleri vurgulamak istiyoruz. Bir bankanın etiği güvencesidir.
Bugün aktif kalitesi olmayan bankalar hala yaşıyor mu?
-
Aktif kaliteyi dışardan gözlemek çok zordur. Bir bakışta bu anlaşılmaz. Bu bankaların genel politikalarıyla, müşteri portföyleriyle anlaşılır. Biraz da süreç ister.
Aktif kalitesini sürdüren ve halen çok sağlıklı olan bankalar bir elin kaç parmağı olarak kaldı?
-
Büyük özel bankalara bakacak olursak oldukça iyi portföylere sahip olanlar var. Ama bu sorunun cevabını herhalde en iyi vatandaş verir.
Vatandaş cevabı ağzı yandıktan sonra mı veriyor yoksa yanmadan mı?
-
İnsanlar yüksek menfaatlardan kolay kolay vazgeçemezler. Bazen de bile bile lades derler. Vatandaş hala uyanmadıysa yapılacak birşey yok.
Siz bankacı değil de vatandaş olsaydınız dövizle borçlanır mıydınız?
-
Kendi altından kalkıp kalkamayacağımı dikkate alarak düşünürdüm. Maaşla geçinen bir kişi imkanlarına göre hareket etmelidir. Şöyle düşünün, bankalar da halkın parasını doğru istikamette değerlendirmek zorundadırlar ki halkın parası güvencede olsun.
Özelleştirme kapsamındaki kamu bankaları "böl ve sat" sistemiyle satılacak. Bankacılık sektörü bir doyum noktasına gelmedi mi? Bu kadar banka enflasyonuna gerek var mı?
-
Bankacılık sadece domestik bir iş olmaktan da çıkıyor. Bankacılığı artık uluslararası düşünmek lazım.
Türkiye'de bankalar uluslararasılaştılar mı?
-
Bu hemen olmaz, yavaş yavaş olur. Türk bankacılığı bugün onların seviyesine kendi imkanlarıyla gelmektedir.
Ya İstanbul finans merkezi olabilir mi?
-
İstanbul buna fevkalade müsait ve fevkalade uygun bir yer. İstanbul çok stratejik bir bölge. Doğu Avrupa ülkeleri büyük bir strateji içersinde gelişiyorlar. Ama İstanbul'un finans merkezi olması için siyasi istikrar gerekiyor.
Hem siyasi istikrar gerekiyor hem buna karşın İstanbul stratejik bölge. İstanbul'u finans merkezi yapmak için mutlaka ekonomik ve siyasi istikrar mı olmalı?
-
Öyle. Batılı sermaye, yabancı sermaye ekonomik istikrar istiyor.
Bunu sağladığınız zaman değil İstanbul, Diyarbakır bile finans merkezi olmaz mı?
-
Yok. İngiltere'de neden Londra da Edinburgh değil? Niye Frankfurt da Hamburg değil? Altyapı çok önemli. Ulaşımı çok kolay olmalı. Bugün Yeşilköy Havaalanı bile yetersiz. Siyasi istikrar ekonomik istikrardan bile önemlidir. Zaten siyasi istikrar olduğu andan itibaren ekonomik istikrar da başlar.
Türk bankalarının yurtdışındaki kredibiliteleri ne aşamada?
-
İstikrarlı ve devamlı bir hükümete kavuşabilirsek, dış kredibilitemiz de artacaktır. Dışarsı Türkiye'deki kayıt dışı ekonomiyi de biliyor ve bunu kabullenmiş durumdalar. Dışardakilerin tek endişesi, politik istikrar sağlanacak mı sağlanmayacak mı? Bu bekleyiş geçiştirildikten sonra, eski krediler açılabilir. Yeter ki devamı ve istikrarı olsun.
Liberal ekonomiye geçtikten sonra bankalar dış ticaretin finansmanıyla ilgilendiler. Bugün bankalar hangi konularda para kazanıyor?
-
Bugün en iyi müşteri devlet. Ama 80'li yıllarda kazanılan paralara bakınca "nerede o günler?" diyoruz. Şimdi bankacılık müşterinin istediği teknoloji, yaratıcılığı ve pazarlamada katma değeri kazandırmaktır. Bankalarda geri plan yöneticileri bile müşteriye yönelik çalışmalıdır. Bizim bankamızın sloganı ise heryerde pazarlamadır.
Bu strateji az şubeli bankaları çok şubeliliğe mi yöneltiyor?
-
Tabii. Bizim için bakkal da velinimettir, büyük holdingler de velinimettir. Ne bir eksik ne bir fazla. Küçük de en az büyük kadar önemlidir. Gidiş çok şubeliliğe doğru değil, verimli ve yeterli şube sayısına doğrudur.
Bankaların personel politikaları ne olacak, insana yatırım konusunda ne çalışmalarınız var?
-
Az ama kaliteli personel sözkonusudur. Bizde insan fevkalade önemlidir. Ne kadar kaliteli, ne kadar çalışkan insan istihdam ederseniz, o insan o kadar teknolojiyi geliştirecek, inisiyatif ve yaratıcılığını kullanacaktır. Benim yönetim sloganım, "benden daha iyisi vardır". Ben, "en iyiyim" dediğim anda geriye gidişin başlangıcı olduğunu bilirim. Bu insanı rehavete iter.

Takla atan otomobil yayaların üzerine devrildi 7 yaralıRusya'da yaya geçidi önünde meydana gelen kazada, otomobillerden biri kontrolden çıkarak takla attı ve yayaların üzerine devrildi. Kazada, 6 yaya ve takla atan otomobilin sürücüsü yaralandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber