İşadamları ‘gün’ yapıyor, konu sanat

Koleksiyon, tarih değerinin yanı sıra son dönemde yatırım yönüyle de öne çıkan sanat dünyasında şimdiki trend ‘ortaklaşa alım’ yapmak. Bu iş için kurulan sanat kulüplerinde her hafta buluşan işadamları önce sanat konuşuyor ardından sergi turuna çıkıyor

İşadamları ‘gün’ yapıyor, konu sanat

Sanat eseri, antika, müzayede deyince Türkiye’de akla gelen ilk isimlerden biri Turgay Artam. Pahalı tablo satışında bütün rekorlar onda. Osman Hamdi Bey - Kaplumbağa Terbiyecisi 5 milyon 560 bin TL, Şeker Ahmet Paşa - Sonbahar’da Orman 3 milyon 150 bin TL, Burhan Doğançay - Mavi Senfoni 2 milyon 770 bin TL, Erol Akyavaş - Kuşatma 2 milyon 650 bin TL.
Şimdi de ocak ayının sonuna kadar tüm zamanların rekorunu kıracak, Osman Hamdi Bey’in ‘Huzur’ adlı tablosunu satacak gibi görünüyor. Turgay Artam’la içindeki antika ve sanat eserleriyle İstanbul’un en pahalı binaları arasında yer alan Antik Palace’ta görüştüm.
Bu sohbette neler öğrenmedim ki!.. İşadamları kendi aralarında sanat kulüpleri oluşturmaya başlamışlar. Cumartesi günü bir araya gelip konusu sadece sanat olan yemekler yiyor, arkasından müze, sergi geziyorlarmış. Daha küçük ölçekte işadamları ise ortak eser alıyor ve bu tabloları sırasıyla evlerinde asıyorlarmış. En çok bu trend hoşuma gitti. “Sanat kolektiftir” önermesi vücut bulmuş adeta.



İşadamları ‘gün’ yapıyor, konu sanat

Cumhurbaşkanı teşekkür etti

* Yıldız Sarayı’nda açtığınız Hilye-i Şerifeler sergisinde, Cumhurbaşkanı Gül’ün “Güvenip eserlerini teslim eden ailelere” teşekkür ediyorum sözleri dikkatimi çekmişti. Koleksiyonerleri, ellerindeki eserleri sergilere vermekten alıkoyan riskler nelerdir?

Sigorta anlamında bir risk yok. Her antika ve sanat eseri sigortalanıyor. Hilye-i Şerife sergisinin en büyük özelliği eserleri başta Demirören, Koç, Sabancı, Ülker ailesi gibi koleksiyonerlerden toplamamızdı. Koleksiyonerler için bu eserler çok kıymetli. Bir evin yandığını düşünün, sigorta onu tazmin eder. Ama sanat eseri böyle değil, bir daha öyle bir eseri bulup yerine koyamazsınız. Cumhurbaşkanı bu nedenle teşekkür etti. Sağ olsunlar bize güvenerek verdiler. Bu gerçekten çok kıymetli bir tavır. Büyük koleksiyonerler eserlerini zaman zaman böyle önemli sergilere verirlerse o zaman halk sanat konusunda daha çok bilinçleniyor.

*Sergideki 100 eseri kaça sigortalattınız?

Yaklaşık 20 milyon TL’ye. Özellikle insanlar hat sanatını okuyamadıkları için gerçek değerinin farkında değiller. Dedesinden kalmış hattı, dua gibi görüyor. Hilye-i Şerifelerin, peygamber efendimizi tasvir ettiğini bilmeyenler var. Ama son zamanlarda hat sanatına büyük bir ilgi var. Mesala eskiden sadece Museviler alırdı el yazması Kuranı Kerimleri...
Koleksiyon itibar sağlıyor

* Museviler neden aldılar?

İleride Türkler uyanacak ve onlara satacaklar diye bence... Türkiye’de insanların hat sanatına uyanmaları Sakıp Sabancı’nın sayesinde oldu. Sakıp Bey’in sergilerinin yurtdışında açılması, oradaki sergilere Türk işadamlarının gitmesi ve sergilerin önündeki kuyrukları görmeleri, ‘Ha demek ki bunlar çok önemli eserler’ diye düşünüp kendilerinin de koleksiyonculuğa başlaması çok etkili oldu. Artık Türkiye’de Sakıp Bey’in koleksiyonundan daha büyük koleksiyonlar oluştu.

* Örnek verebilir misiniz?

Erdoğan Demirören’in koleksiyonu mesela. O kadar çok farklı alanda koleksiyon, eser var ki kendisinde. Erdoğan Bey müze açsa Avrupa çapında bir müze olur. En büyük tombak koleksiyonu kendisinde mesela, en büyük Tophane koleksiyonu keza öyle. Özellikle hat koleksiyonu çok değerli. Bunlar artık böyle parayla alınamayacak eserler. Demet-Cengiz Çetindoğan çifti sonra.
Onlar da çok önemli koleksiyon oluşturdular. Bu koleksiyonlar ileride turizm açısından çok önemli olacak. Koleksiyonculuk artık bütün dünyada bir prestij olayı. Ev, araba, mücevheri parası olan herkes alabiliyor. Ama herkes bir koleksiyona sahip olamıyor. Artık dünyanın en zengin insanları eğer bir koleksiyonu varsa itibar görüyor.

* İş dünyasının son birkaç yılda sanat konusundaki bilgisinin ve algısının hızla geliştiğini gözlemledim. Bu nasıl oldu?

İşadamları bu konuda çok bilgili artık. Zevk alıyorlar, mesai ayırıyorlar. Şimdi mesela İstanbul’da işadamları arasında gruplar oluştu. Bu gruplar 15 - 20 kişilik gruplar halinde haftanın belirli günlerinde toplanıyorlar. Haftanın belirli günlerinde yemek yerken sadece sanat ve antika konuşuyorlar.
Konsepti sanat olan yemekler bunlar. Başka bir şey konuşulmuyor. Mesela yine cumartesi günleri toplanan bir grup var onlar yemekten sonra galerileri, antikacıları da geziyorlar. Resmi olmayan bir kulüp gibi bu.

TOMBAKLAR YOK SATIYOR

* İşadamları bugünlerde daha çok ne alıyor?

Klasik Türk resimleri, tombaklar, tuğralı gümüşler, hat sanatı, özellikle Kuranı Kerim, Hilye-i şerifeler, çağdaş sanat.

ÇAĞDAŞ SANAT ESERLERİ YATIRIMDA YENİ GÖZDE

* Sanat konseptiyle oluşmuş işadamı gruplarının isimleri var mı?

İlk aklıma gelen ‘Dino ve Art’, ki bu grup hem sanat galerilerini, hem antikacıları, hem müzayedeleri takip eder. Yurtdışındaki fuarlara giderler. ‘İstanbul Art’ diye bir grup var mesela. Bir de yatırım amaçlı çağdaş sanat eserleri alan gruplar var. Bu bütçesi daha kısıtlı olan ama sanat aşığı insanlar. Müşterek tablo alırlar. İki ay birinin, iki ay diğerinin evinde asılır aldıkları tablo.

OCAK aYINDA 10 MİLYON DOLARA TAKSİTLİ ‘HUZUR’

* ‘Huzur’ için 10 milyon dolara yüksek diyenler oldu. Satılamamasını buna bağlayanlar oldu. 9 milyon 250 bin dolar teklif geldi, vermediniz...

Bir tane daha Osman Hamdi yok ki. Bu resim 10 milyon değere sigortalandı, demek ki hak ettiği değer buydu. Bizim yaptığımız araştırmalara göre 4 milyon dolara satılan ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ bugün satılsa 20 milyon dolar civarında bir değeri var. O tablo böyle olunca Huzur’un 10 milyon dolar etmesi doğal. Eseri uzun vadeli taksitle satın almak isteyen belli alıcılar var. Mal sahibi ise uzun vadeye sıcak bakmıyor. Orta noktada buluşup satışı yapacağız inşallah ocakta.

SANAT ÖĞRENCİLERİNE BURS VERMEYE BAŞLIYOR

* Çağdaş sanatçılardan kimi takip ediyorsunuz?


İsim vermeyeyim. Ama çağdaş sanata ilgi çok artıyor. Dünyada da öyle. Biz de başında oğlum Olgaç’ın bulunduğu ayrı bir bölüm oluşturduk. Nurcan’ın (Artam) 30 yıllık birikimi, Olgaç’ın özellikle çağdaş sanata ilgisinin sayesinde bu işin her alanında bu kadar hakim olabildik. Bu yıl 30’uncu yılımızı kutluyoruz. Özellikle resim, heykel, müzik ve sanat eserleri restorasyonuyla ilgili burs vermeye başlıyoruz.

‘EN İYİ PUL KOLEKSİYONU BENDE AMA HİÇBİR KIZA GÖSTERMEDİM’

* Toplum olarak sanata, koleksiyonerliğe yeni yeni alışıyoruz ama “Pul koleksiyonunu göstermek” esprisini bilmeyen yoktur. Ne diyorsunuz?

Her koleksiyoncu, koleksiyonunu mutlaka birileriyle paylaşmak ister. Koleksiyonculuğun en keyifli tarafı budur. Zaten koleksiyoncuların ileriki noktalarda müze açmalarının en büyük nedeni de bu paylaşım isteği. “Pul koleksiyonumu göstereyim” lafı işin esprisi gibi...

* Siz paylaşımcı mısınız bu konuda?

Bu kadar koleksiyon yaptım, en iyi pul koleksiyonu bendedir ama hiçbir kız arkadaşımı pul koleksiyonumu göstermek için eve davet etmedim doğrusu.

‘SANAT 4 YILDA YÜZDE 400 KAZANDIRIYOR’

* İş dünyası tabii yatırım açısından da değerlendiriyor sanatı...

Çünkü en kârlı yatırım. Eğer bilinçli olarak alınmışsa iyi bir sanat eseri ve antika üç-dört yılda yüzde 300’le - 400 arasında kazandırıyor. Bugün pahalı gibi görünen şey bir yıl sonra ucuz oluyor. Türkiye’de çağdaş resimde bile çok az eser üretilmiş. Klasik resimde zaten çok eskiye gidemiyoruz. Batı çok daha eski yıllarda klasik resme başladığı için orada daha çok resim var. Ama Türkiye’de Şeker Ahmet Paşalarla, Osman Hamdilerle başlayan bir resim hareketi var. Ve bunlar da o kadar az resim üretmişler ki. Satılık bir resim bulmak bile çok zor oluyor.

Fuat Oktay: Kaldığımız yerden devam ederizCumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, "120 saatlik ara istediler, 'buyurun' dedik. Eğer o süre dolduğunda verilen sözler yerine getirilirse zaten Barış Pınarı Harekatı amacına ulaşmış demektir. Hayır değilse, kaldığımız yerden çok daha kararlı şekilde devam ederiz" dedi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber