İsviçre ‘Basel’i İstanbul’a taşıyor

Türkiye’de yükselen orta sınıfın statü sembolü lüks saatlere gösterdiği ilgi İsviçre Federasyonu’nu harekete geçirdi. Basel şehrindeki dünyanın en büyük saat fuarının bir kopyası İsviçre’nin himayesinde aralıkta İstanbul’da yapılacak. Büyükelçi Monika Schmutz Türkiye’de orta sınıfa yükselen tüketicilerin koluna önce bir İsviçre saati taktığını, bu trendi göz önüne alarak çok özel bir fuar hazırladıklarını anlatıyor

İsviçre ‘Basel’i İstanbul’a taşıyor

Türkiye’nin ekonomik potansiyeli İstanbul’daki konsoloslukları da birer ticari ateşe gibi çalışmaya itiyor.
Fransa’nın en eski antika fuarının bir benzerini Türkiye’ye taşımaya hazırlanan Fransız Başkonsolosluğu’nun ardından İsviçre Konsolosluğu da benzer bir etkinlik hazırlıyor: İsviçre Saat fuarı...
İsviçre, saatleriyle ünlü... Türklerin artan gelir seviyesi bazı modellerinde 100 bin euro’ları bulan saatlere bile ciddi alıcı kitlesi yaratıyor. Geçtiğimiz gün buluştuğumuz İsviçre’nin Türkiye Başkonsolosu Monika Schmutz da aynı noktaya dikkat çekiyordu.
“İnsanlar orta sınıfa gelip belli bir gelir düzeyine ulaştığında ilk almak istediği şey İsviçre saatidir. Bu, düzey belirleyici bir objedir” diyen Monica Schmutz yaklaşık 10 aydır Türkiye’de görevli. Bir Türk akademisyenle evli. Bir İsviçreli olarak ‘saat-zaman’ onun için çok önemli. Tanıştığı insanların ilk önce ve elinde olmadan bileklerine, saat takıp takmadıklarına, takıyorlarsa nasıl bir saat tercih ettiklerine bakıyor.
Ve tabii randevularına dakikası dakikasına sadık. Ancak belki de bu son cümleyi geçmiş zamanda kurmak daha doğru olacak. Çünkü Türkiye’de her şeyin en az yarım saat rötarlı olduğunu gören Schmutz da ‘rahat tempoya’ ayak uydurduğunu söylüyor. Schmutz’la zamanın etrafında dönen ekonomiyi konuştuk.

Her yıl yüzde 20 büyüyor

* Dijital çağda saat, hala saat mi, yoksa bir aksesuar mı?

İkisi de... Biz İsviçreliler için saat bir sanat parçası. Saat sanayimizle gurur duyuyoruz. Saat, İsviçre’yi temsil eder. Çok güzeldirler, kimse öylesini yapamaz. Uzun yılların birikimi, formasyonu, tecrübesi var. Kıyafet için Çin’e gidersiniz ama saat için başka yere gidemezsiniz.

Çok özel saatler gelecek

* Çağımızda bilgisayarda, telefonda, TV’de her yerde saat var? Saat satışları düştü mü? İsviçre ekonomisi dijital çağdan etkilendi mi?

Spora gittiğimde, yürüyüşe çıktığımda özgür olmak istediğimde yanıma bilgisayarımı, cebimi almıyorum. Saatim benimle ama. Satışlar düşmedi tabii ki. İhraç ettiğimiz mallar arasında hala grafiği yükselen sektör. Hindistan, Çin, Rusya, Türkiye gibi gelişen ülkelerden talep var. Bazı insanlar orta sınıfa gelip belli bir gelir düzeyine ulaştığında ilk almak istediği şey İsviçre saatidir. Bu, düzey belirleyici bir objedir. Orta sınıfa kaydıklarında pahalı olmayan bir İsviçre saatiyle başlıyorlar. Sonra değiştiriyorlar.
İsviçre’nin lokomotif sektörü kimya ve sanayi makinesidir. Saat sektörü İsviçre’nin toplam ekonomisinde bu sektörlerin gerisinde yer alır. Daha ünlüdürler ama dağılım hep böyleydi. Aksine saat sektörü yüzde 20 büyüyor, en hızlı büyüyen sektörlerimizden.

* Fuar hangi tarihte düzenlenecek?

İstanbul’da, geçen zamanı yakalamak istercesine yılın son haftasına yetiştirdik.
Bu fikir Türkiye’deki İsviçre saati ithalatçılarından geldi.
Daha çok potansiyel olduğunu görüyorlar. Bu fikirle geldiler. 21 - 23 Aralık arasında Nişantaşı Lütfi Kırdar’da çok büyük bir saat fuarı organize ediyoruz. Cenevre, Basel Word fuarlarının bir benzeri olacak bu. Benim himayem altında yapılacak bu fuar. Çok özel bir gece düzenliyoruz, müze şeklindeki bir konseptte İsviçre saatlerini sergileyeceğiz. Çok özel saatler göreceksiniz burada. İstanbul, bu yılı, İsviçre saat fuarıyla kapatacak. Buna yakışan bir gece organize etmek bizi çok mutlu edecek.

* Bu fuardan beklentiniz ne?

İnsanların İsviçre saatlerini, o estetiği daha çok öğrenmeleri. Fuar için bütün İsviçreli saat uzmanları İstanbul’a gelecekler. İsviçre Federasyonu’nun saat yapımcıları isteyenleri bilgilendirecek, özel teknikleri anlatacak.
Antika değeri olan saatler de sergilenecek. Bu fuar, ülkem adına İsviçre saatlerini geniş bir kitleye gösterme olanağı yaratan bir platform olacak.

‘Avrupa’nın krizinden bizi bankalarımız korudu’

* İsviçre ekonomisi krizden nasıl etkilendi?

Biz AB’ye dahil değiliz biliyorsunuz. Ama hepimiz etkilendik. Çünkü oraya ihracat yapıyoruz. Ama Türkiye ve İsviçre büyümeye devam etti, resesyon yaşamadı bu iki ülke. Finansal olarak güçlüyüz. Sizin gibi güçlü bankalarımız var. Bunlar bizi korudu. Türkiye gibi AB standartlarına uyuyoruz. Ama onlardan daha güçlü bir ekonomiye sahibiz. Biz ihracat milletiyiz, her iki frankın biri ihracattan gelir.

‘10 ayda 40 şirket Türkiye’de iş yapmak için kapımı çaldı’

* Türkiye, İsviçre’nin neresine düşüyor?

Türkiye’de önemli bir yabancı yatırımcı konumundayız. Türk Merkez Bankası güncelleştirilmiş verilerine göre, İsviçre yatırım stoku yaklaşık 4 milyar dolar tutarında. Bu 2010 yılı itibariyle Türkiye’deki toplam doğrudan yabancı yatırımların yüzde 2.1’ini oluşturuyor. Yatırımlar kimyasallar, ilaç ve imalat sektörlerinde yoğunlaşmış durumda. Bir iştiraki, bir şube veya Türkiye’deki bir yerel ortak (temsilcisi) olan İsviçreli şirket sayısı 600 civarında. Bu Türkiye’de 15 binden fazla iş imkanı sağlıyor.
Buna karşılık aynı kaynağa göre İsviçre’de Türk yatırımları 2010 itibariyle 325 milyon dolar tutarında. İhracat pazarımızda Türkiye 17. sırada. İsviçre’den Türkiye’ye ihracat yüzde 17.1 oranında artarak 2.1 milyar frank’a ulaştı. Aynı dönemde, İsviçre’nin Türkiye’den ithalatı yüzde 9.4 artarak 0.8 milyar frank’a yaklaştı. Patek Philippe’nin burada mağaza açması, Nişantaşı’nda bütün büyük diğer İsviçre markalarının bulunması İsviçre markalarının çok talep gördüğünü gösteriyor. Novartis gibi kimi büyük kimyevi şirketlerimiz burada. Nestle yüzyıldan daha fazla süredir burada. Çok büyük yatırımı var Bursa’da. Orta ve bütün Güney Afrika pazarına satılan Cornflex üretiyorlar. Türkiye’deki tekstil makinalarının ağırlığı İsviçre menşeilidir. Tıbbı cihazlarda da öyledir. Ve çok fazla İsviçre şirketi Türkiye pazarına gelmek istiyor.
Diş macunundan, otele, gayrimenkule, asansöre kadar birçok şirket Türkiye’ye gelmek istiyor. Son yıllarda ekonomik bir mucize gerçekleştirdiniz. Biz İsviçreliler olarak bu ekonomik mucizeyi nasıl gerçekleştirdiğinizi gerçekten çok ama çok merak ediyoruz. 10 aydır buradayım, başta ekonomi bakanımız olmak üzere 3 bakan geldi. 14’ten fazla İsviçre şirketi gelip bilgi aldı. 40’tan fazla İsviçre şirketi işbirliği yapmak istedi.

‘Türkler hep geç kalıyor artık ben de dakik değilim’

* Türklerin saat kullanma, zamanı kullanma alışkanlıkları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Her zaman geç kalırlar. Sabah 8.30’da toplantı yapalım derler ama gittiğimde epeyce bekliyorum! İtalya’da da böyledir. Evime saat 19.00’da davet ediyorum, ama 19.30’da hala gelen olmuyor. Ama buna alıştım artık ben de zamanında gitmiyorum. Ama İsviçre’de tam zamanında oluyorum.

* Kendi hayatınızda birlikte olduğunuz insanlarda taktıkları saate dikkat eder misiniz? Eşinizde ettiniz mi mesela?

Mesleki bir deformasyon gibi sürekli saate bakarım. Ama erkeklerde ilk baktığım şey o değil tabii. Bir Türkle evliyim. Eşim Yıldırım’la Ankara’da tanıştık. Saat takmıyordu. Eşim akedemisyendir, hiç zamanında olmaz. Ona aldığım ilk hediye İsviçre saati oldu.

Emine Bulut, adım adım ölüme böyle götürüldü!Kırıkkale’de Emine Bulut'un (38), eski eşi Fedai Varan (43) tarafından 10 yaşındaki kızları F.B.V.'nin gözleri önünde adım adım ölüme götürülmesi, mobese kamerasına yansıdı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber