Microsoft Türkiye Kempinski’ye ‘üs’leniyor

Türkiye, yazılım pazarının küçüklüğüne karşın Microsoft’un çok önem verdiği ülkelerden biri. Microsoft bölge merkezi İstanbul’da.

Microsoft Türkiye  Kempinski’ye ‘üs’leniyor

Ortadoğu ve Afrika’da 79 ülke buradan yönetiliyor. Microsoft ikinci bir segmentasyon yaparak, Türkiye’yi merkezi olduğu bölge ülkelerinden farklı bir yapı içinde değerlendirmiş. Büyük gelişmekte olan ülkeler kesitinin içine almış. Bu grupta Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika, Meksika gibi ülkeler var. Dahası, Türkiye, hemen hepsinin yazılım pazarı daha büyük olmasına karşın bu 7 ülkenin bulunduğu gruba da liderlik yapıyor.
Microsoft Türkiye’yi bu konuma taşıyan unsurlardan birisi hızlı büyüme. Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan’ın verdiği bilgiye göre şirket, yalnızca Türkiye ortalamalarının değil, sektör ortalamalarının da üzerinde büyüyor.
Microsoft Türkiye’de 300 kişi çalışıyor. Bölge merkezinde de 100 kişi var. Balmumcu’daki mevcut ofisine sığamaz olmuş. Önümüzdeki günlerde Levent’te yapımı tamamlanan Bellevue Residences by Kempinski’ye taşınacak. Böylece çok modern bir merkeze kavuşacak.
Arkan’la Türkiye bilişim pazarını ve Microsoft Türkiye’yi konuştuk:

Bilişim teknolojileri (BT) pazarını konuşalım. Yazılım tarafının küçüklüğüne dikkat çekiyorsunuz?
Türkiye’de yüzde 30 yazılım, yüzde 70 donanımdır. Yazılım ve hizmetler yüzde 30 gibi küçük bir yüzdeye sıkışıyor. Pazarın toplamı 6 milyar dolara yakın. Bunun yaklaşık 4.2 milyar doları donanıma gitti, 800 milyon doları yazılımdır. Bunlar rakamlar. Bu aynı zamanda büyük ölçüde ithalat yaptığımızı, yerel katma değerin küçüklüğünü gösteriyor.
Devletin bu konuya ilgisi nasıl?
Bazı şeyleri değiştirmeye gücümüz yetmedi. “Berber dükkânı açacağım” deseniz, çok daha zor. Berberliğin okulu var. Saç kesmeyi, tıraşı, kahve yapmayı öğreniyor. Müşterisine kahve de ikram edecek, bunları öğreniyor, 3 yıl. Odadan yeterlilik belgesi alıyor, sonra dükkân açıyor.
Bilgisayar firması kurmak için bir şeye ihtiyaç yok. Kendi işimi yapayım diyen 7 bin bilgisayar firması var. Ama hepsini doyuracak pazar yok. 6 milyar dolar. Böyle olunca fiyata bağımlı rekabet oluyor. Az katma değer, az uzmanlık... Biz ticari firmayız ama liderlik penceresinden baktığımızda yapılması gerekenler bize düşmüş oluyor.
Peki devlet tarafı böyle, özel sektör nasıl? BT yatırımı yapıyor mu?
Bankacılık tüm yatırımlarını tutarlı bir şekilde yaptı. Türkiye banka altyapısı dünya standartlarının üstünde. Amerika’da, İngiltere’de bu gelişmiş altyapıyı bulamazsınız. Yabancılar Türkiye’de satın aldıkları bankaların BT merkezini mükemmeliyet merkezi yaptı, Avrupa’da yaygınlaştırıyorlar. Fortis-Dışbank örneği, Dexia-Denizbank örneği... Garanti öyle...
Satın alan banka kendine benzetme yerine bizden öğrendi, bizden uygulama aldı. Enerjiye bakalım. O da teknoloji işi. Ortalama 20 milyon müşterisi var TEDAŞ’ın. Sayaç takibi, faturalama, kaçak elektrik, bunlar muazzam bilgi sistemleri. Bunu da çözeceğiniz platform burası.
Peki donanım üretimi de önemli değil mi? Orada fırsatlar yok mu?
Orada da fırsat var ama şu anda sıfırdan üretimde gelişme yok. Türkiye’de kişisel bilgisayar çok önemli ve başarılı markalar var. Avrupa’da ilk 10’a giren markalar oldular. Tamamen bir ölçek işi. Onlar 100 bin satabiliyor. Milyon satarsanız rekabet etmek mümkün oluyor. Belirli modellerle bu hedeflerin peşinden koşulabilir, tren kaçmadı.
Microsoft Türkiye’de işler nasıl?
Türkiye’de 300 kişiyiz. Segmentlere göre değişmekle birlikte 2007-2008 döneminde yüzde 30 büyüme sağladık. Microsoft bölge merkezi de İstanbul’da. Ortadoğu, Afrika bölgesi, 79 ülke buradan yönetiliyor. 100 kişi de bölge yönetiminde çalışıyor. Dünyanın etnik açıdan en çeşitli, en renkli, en zengin ve en fakir ülkelerini barındıran bir coğrafya.
Microsoft EMEA dediğimiz bu yapıda 8 merkezi ofis var. Türkiye, Körfez, İsrail, Güney Afrika, Mısır ve Suudi Arabistan tek ülkelik örgütler. Microsoft Türkiye denilen yapı tek ülke, tek şirket. Körfez, 6 ülkeden sorumlu. Merkezi Dubai’de. Onların ülke müdürleri var. Batı Orta ve Doğu Afrika diye bir bölge var. O bölge de 40 ülkeyi kapsıyor.
Bu ülkeler yapıları itibari ile birbirlerine benzemez. Bu sebeple Microsoft ikinci bir segmentasyon yaptı. Büyük gelişmekte olan ülkeler kesitinin içine aldı bizi. Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika, Meksika ve Türkiye var. Biz bu 7 ülkelik segmentin içindeyiz. Biz bu 7 ülkenin lideriyiz. Benim böyle bir görevim var. Bu ülkelerdeki genel müdürlere liderlik yapmak. Diğer hepsinin pazarı bizden büyük.
Bölgenin cirosu nedir?
Microsoft dünya cirosu dışında bölge cirosu veremiyoruz. Ama bizim bölgenin toplamının Fransa veya Almanya’dan büyük olduğunu söyleyebilirim.
Donanım işiniz de var...
Biz yazılım firmasıyız ama bazı konularda donanım üretiyoruz, yazılımın verimli kullanılması için. İş ortakları üzerinden girdiğimiz ülkelerde çok farklı kategorilerde bir ekosistem kuruyoruz. Eğitim için, büyük projeler için, sistem entegratörleri kanalı, PC üretenler vb kategorilerde iş yapan danışman şirketler kuruluyor.
Bizim baktığımız büyüklük, katma değer... Rekabet gücümüzü ve etkimizi buradan alıyoruz. 7 bin iş ortağının 2 bin tanesiyle yıllık düzenli ilişki içindeyiz. IDC Aralık 2007 raporu diyor ki Türkiye’de 147 bin istihdam var. Bunun 99 bini Microsoft ekosistemi içinde. Her 1 dolarlık Microsoft geliri ekosistemde 20 dolar ciro yaratıyor.
Türk mühendisleri nasıl bu işte?
İnsan kalitesi bizde dünya standardının üstünde. İngiltere’de, Almanya’da, Güney Afrika’da, İstanbul’da 8-11 ülkeden gelen gruplarla da çalıştım. İnsan kalitesi çok yüksek Türkiye’nin. Geniş perspektife sahip, çözüm odaklı, çok esnek. Bizde kimse yıkılmıyor bir şey yolunda gitmediği zaman. Çok dayanıklı, hem iyi eğitilmiş hem istekli ise çok şey koyuyor ortaya.
Bu ‘e-devlet’ konusu sektöre önemlice bir iş kapısı açmadı mı?
e-devlet konusunda VEDOP, POLNET, ÖSYM gibi başarılı projeler var. Diğer tarafta çok az yatırım var. e-devlet konusu çok yavaş ilerledi ama bitmedi. Devletten beklentimiz sorunlara teknoloji penceresinden bakması. Vergi dairesi otomasyon projesi bizim çalışmamız. Hem vergi istihdamında hem de vergi tahsilatında bir hayli yol alındı.
Milli Emlak projesi başarılı. 15 milyon dolar yatırım oldu. Yazılımları kendisi geliştirdi. Birçok taşınmazını bu sistemle keşfetti. Bizim teknolojimizi kullanarak yaptılar.
Emniyet’te doküman yönetimi işi yapıldı, çok başarılı. TEDAŞ’ta kendi geliştirdikleri, bizim teknolojimizle başarılı bir çalışma var. İlaçta da kayıp var. Barkot şartı geldi. Bunu yönetecek bir yatırım içerisindeler.
KOBİ’ler nasıl, BT’nin önemini biliyorlar mı?
KOBİ’ler Türkiye’nin en büyük potansiyeli. Yüzde 25’i teknoloji kullanıyor. Çok düşük, gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 100’dür. İnsan kaynakları, envanter, nakit... Tüm bunları bilgisayarla yönetirsiniz. İnternette var olmadan, tedarikçilerle iletişim kurmadan nasıl yaparsınız? Kullananın da ne kadar kullandığını ölçmek lazım. Biz KOBİ’nin küçük işletmeler tarafında yüzde 82 büyümüşüz.
Tüketici çok önemli yer tutuyor. PC satışlarının yüzde 70’i perakendeden geliyor. Geri kalanı projeler, ihaleler veya bilgi toplayan şirketlerden.  Bankacılıkta herkesin kartı var. Tüketici tarafı çok önemli, hızlı. Tüketicide yüzde 87 büyüdük.
11.5 milyon PC var Türkiye’de. Yarısı evlerde, yarısı işyerlerinde. Geçen yıl 3.2 milyon PC satıldı. Bu yıl 4 milyonun üstünde satılacağını düşünüyoruz. Yeni satılanların önemli bir kısmı yenileme. Türkiye’de kullanıcılar 3-4 yılda bir değiştiriyorlar. Bu süre bizim için normal. Fiyatlar çok hızlı düşüyor.
“AB’nin bilişim açığını kapatabiliriz’ diyorsunuz, nasıl?
Lizbon Anlaşması’nda AB de aynı şeyi söylüyor. Teknoloji ülkelerin kaderini değiştiriyor. O kadar ucuzladı ve yakınlaştı ki. Dolayısıyla çok daha kapsamlı, iş süreçlerinin, karar mekanizmalarının içinde her yerde teknoloji kullanma ihtiyacı arttı. Bunu yapacak bilişimci ihtiyacı var. Avrupa kıtasının bilişim işgücü açığı en düşük olan İsveç, orada bile yüzde 17. Yüzde 35-40’lara çıkıyor Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya gibi nüfusu yaşlanan ülkelerde.
Almanya ‘Hintlilere Green Card veriyorum’ dedi, kimse gitmedi. İthal oyuncularla bu mesele çözülmüyor.
Türk işgücünün burada rolü olabileceğini mi düşünüyorsunuz?
Türkiye’nin yüzde 60’ı 30 yaş altı, okullarda 20 milyon öğrenci var. Ezberle bir şeyler öğretiyoruz. Standart mesleklere yönlendiriyoruz. AB hedefini alt alta koyduğunuzda neden AB ajandası kuvvetli bir Türkiye, “Biz sizin bilişim işgücünüzü  karşılamaya talibiz, bu sorunu çözeriz, bu hizmeti veririz” demiyor?
Açık yazılım, yazılım mimarı, sistem analisti bölümlerinden geliyor. Bilgisayar mühendisi çıkan öğrenci yazılımcı oluyor. Halbuki biz bunu lisede yapabiliriz. Lise mezununu biz 6 ayda yazılımcı yapıyoruz. Yaptıkları iş aynı ise niçin bu kadar yatırım yapıyoruz? Herkesi üniversiteye sokamıyoruz. Yazılımcılığı bir meslek olarak tanımlayalım, İngilizce eğitim verelim. Büyük fırsatlar var.
Bulgaristan gibi küçük bir ülke yazılımda bizden çok fazla ihracat yapıyor. Eğitim altyapıları iyi, bu işe soyunmuş. İstihdam tarafında ve itibar tarafında Türkiye neden teknoloji ülkesi olmasın?
Korsan yazılım konusu sektörün hep gündeminde. Nedir son durum?
Türkiye’de korsan oranı dünyaya göre çok yüksek, yüzde 65. Bu gelişmiş ülkelerde yüzde 10-20 arası. 65’ten 10 puanlık bir iyileşme 500 milyon dolar iş hacmi getiriyor. 80 milyon dolar vergi açığını götürüyor. 36 bin civarında yeni istihdam getiriyor.
Korsan yüzde 66’ydı 64’e düştü, şimdi 65’e çıktı... Rusya bu konuya el attı. Şu anda yüzde 10’ar puanlarla düşüyor. Polis teşkilatı bu işin sahibi.
Bizde 27 firmanın hakkını BSA takip etmeye çalışıyor ama bu BSA’lık bir iş değil. Yasalar iyi ama uygulamada bu işe devletin sahip çıkması şart. Polonya, Portekiz böyle çözdü.

İrlanda’nın yaptığını Türkiye yapabilir mi?
İrlanda konuşuluyor. Nasıl bir BT politikası var bu ülkenin?
İrlanda ulusal bir dönüşüm projesi. İş dünyası, devlet, kilise, sivil toplum kuruluşları gerçekten seferberlik gibi ele almış olayı 20 yıl önce. Orada da göç vardı, tarım ülkesiydi, sanayi yoktu. Dönüştürmeye karar verip neler yaptı liderlik müessesesi?.. İrlanda’yı yabancı sermayenin gelmek isteyeceği bir yer haline getirdiler. Vergileri düşürdüler, teşvik verdiler, bürokrasiyi azalttılar, teknolojik altyapı kurdular.
Bunlarla birlikte örneğin Microsoft’a, IBM’e ‘Gel merkezini burada kur, ben sana araziyi ucuza vereceğim, vergiyi az alacağım, huzurlu bir ortam sağlayacağım’ dediler. Oraya giden büyük firmalar baktılar telefon hatları çalışıyor, çalışanlar huzurlu... Bunun üzerine ‘Diğer yatırımlarımı da oraya götüreyim’ dediler. Şimdi bakıyorsunuz dünyanın en fazla PC ihraç eden ülkelerinden biri, Avrupa’nın en büyük üreticisi. Bütün büyük markalar (IT yanında ilaç da var) oraya gitti. Beyin göçü tersine döndü.
Tartışma yaratan bir kitap vardı, ‘Türkiye, Güney Kore olabilir mi?’ diye. Peki Türkiye, İrlanda olabilir mi?
Türkiye, bir İrlanda ve ya Hindistan değil yeni bir Türkiye hayal etse, ondan sonra o konuyu program olarak yönetse başarır.  Türkiye’nin yazılım geliştirmede neyi eksik? Türkiye’nin kendi iç pazarındaki ihtiyacı büyümek... Sorunlarına bilgi ve teknoloji ekseninde çözüm arayan davranış biçimine sahip değil.
Örneğin, Türkiye’nin önemli sorunlarından biri sosyal güvenlik. Bu konuda bütçeler 10 milyar dolardı 60 milyar dolar oldu. Herkes biliyor, sosyal güvenlik meselesini yönetmek mevcut bilgiye ulaşmak, karar vermek gerek. En az 1 milyar dolar bilişim teknolojisi yatırımı şart. Siz sektörde 1 milyar dolarlık iş hacmi yaratıyorsunuz, belirli uzmanlıklar yaratıyorsunuz. Sonuçta siz BT ekosisteminize ciddi bir derinlik kazandırmış oluyorsunuz. Sorun çözerken tasarruf yapıyorsunuz.
Bunu sağlığa getirin. İlaçta müthiş kaçak var. Hastane yönetim sistemleri, sağlık sistemi yönetimi vs aynı örnekler verilebilir. Derinleşme, uzmanlaşma yapılmalı. Adalet sistemimizi görelim, aynı şey... Eğitim, vergi hep aynı şey. Siz buralarda para kaybediyor, kötü hizmet veriyorsunuz. Bunu yapmadığınız zaman çözümünüz de yok. Bunlar olmadan bizim gerçek anlamda katma değer üreten büyük bir BT pazarı olmamız mümkün değil.

Microsoft Türkiye  Kempinski’ye ‘üs’leniyor

Çağlayan Arkan kimdir?
1962 yılında Ankara’da doğan Çağlayan Arkan, 1985 yılında ODTÜ Endüstri Mühendisliği’nden mezun oldu. Aynı üniversitenin Ekonomi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Executive MBA yaptı. 1984 yılında Tekofaks’ta profesyonel iş hayatına başladı. 1987- 1997 yılları arasında kurucu ortak ve yönetim kurulu üyesi olarak Kopiteknik Şirketler Grubu’nda görev yaptı.
Bu görevin ardından SBS’ye (Siemens Business Services) katıldı. SBS’de sırasıyla İş Geliştirme Direktörü, Uluslararası İş Geliştirme Yönetmeni ve Genel Müdürlük görevlerinde bulundu. Eylül 2003’te Microsoft Türkiye’nin Genel Müdürlüğü’ne getirildi.

Bilişim pazarı
-  Türkiye bilişim pazarının büyüklüğü 6 milyar dolara gidiyor
-  Pazarın 70’i donanım (4.2 milyar dolar)
-  Yüzde 30’u yazılım ve hizmetler
-  Sadece yazılım pazarının hacmi 800 milyon dolar
-  Türkiye’de 7 bin bilgisayar firması var
-  PC satışlarının yüzde 70’i perakende zincirlerde yapılıyor
-  Toplam 11.5 milyon PC var Türkiye’de. Yarısı evlerde
-  Geçen yıl 3.2 milyon PC satıldı. Bu yıl 4 milyonun üstünde satış bekleniyor
-  Türkiye’de kullanıcılar 3-4 yılda bir PC değiştiriyor
-  Türkiye’de korsan oranı dünyaya göre çok yüksek, yüzde 65. Bu gelişmiş ülkelerde yüzde 10-20 arasında 
-  Korsan pazarında 10 puanlık bir iyileşme sektöre 500 milyon dolar iş hacmi getiriyor. 80 milyon dolar vergi yaratıyor

Microsoft Türkiye’nin rakamları
-  Microsoft Türkiye’de 300 kişi çalışıyor
-  Şirket 2007-2008 döneminde yüzde 30 büyüme sağladı
-  Microsoft bölge merkezi de İstanbul’da. 79 ülke buradan yönetiliyor. Bölge merkezinde çalışan sayısı 100
-  Microsoft ikinci bir segmentasyon yaparak Türkiye’yi büyük gelişmekte olan ülkeler kesitinin içine aldı
-  IDC aralık 2007 raporuna göre Türkiye’de 147 bin istihdam var. Bunun 99 bini Microsoft ekosistemi içinde
-  Her 1 dolarlık Microsoft geliri ekosistemde 20 dolar ciro yaratıyor

Microsoft Türkiye, Milliyet okurları için hazırladı: 

1 - Çocuklarınızı internetteki zararlı içerikten nasıl koruyabilirsiniz? Bilgisayar firmalarına gitmeye, ücret ödemeye gerek yok... Evde, çocuğunuzun
bilgisayarında birkaç kolay işlemle bunu kendiniz yapabilirsiniz...

2 - Bankacılık işlemleri için interneti kullananlar, bankalarının sağladığı güvenliğin yanında kendileri de ek güvenlik önlemleri alabilirler... Nasıl? Yarın Milliyet’te...

Yola çıkan tilkiyi vatandaşlar beslediBayburt-Trabzon yoluna çıkan tilkiyi vatandaşlar simitle besledi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber